Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatının talep edildiği, sigorta sonrası kalan bakiye alacakların tahsiline ilişkin ticari dava.
Özet: Davacı, 10.11.2024 tarihinde davalının %100 kusuruyla gerçekleşen trafik kazası neticesinde aracında meydana gelen hasar ve değer kaybının, zorunlu mali mesuliyet sigortası limitlerinin tükenmesi ve arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından kalan zararın tahsili amacıyla belirsiz alacak davası olarak açıldığını, en az 75.000,00 TL araç değer kaybı talebinde bulunarak haksız fiil sorumluluğu gereği bu zararın karşılanmasının hukuki bir zaruret olduğunu belirtmiş olup, mahkeme de bu davanın niteliği gereği Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ticari dava kabul ederek kendi görev alanında olduğunu ifade etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.11.2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu ... pakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza nedeniyle davacının aracında hasar, değer kaybı meydana gelmiş olup bu zararların tazmin edilmesi gerektiğini, davalı aracın ZMM sigortası tarafından yapılan ödemeler neticesinde sigorta poliçe limiti tüketildiğinden işbu davada kalan bakiye alacakların tazmini amacıyla davalı tarafa karşı dava yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın 2015 model ... minibüs olduğunu, davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu bir şekilde müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olduğundan, haksız fiil sorumluluğu gereği müvekkilinin aracının değer kaybı zararının karşılanmasının hukuki bir zaruret olduğunu, haricen yapmış oldukları araştırmalar neticesinde müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin en az 75.000,00 TL olduğunu, dava şartı Arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... arabuluculuk nolu dosyasında, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığına dair █████/2025 tarihli tutanak düzenlendiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulü ile; şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli tazminatının 10.11.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden az olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: █████/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a)Bu Kanunda,b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: █████/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir.Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.HMK 2/1. maddesine göre, "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinde ki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.HMK'nın 1.maddesine göre görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir.Somut olayda, davacı tarafa ait .... plaka sayılı araç ticari araçtır. Ancak davalı tarafa ait .... plakalı aracın UYAP kayıtlarında ve kaza taraflarınca tanzim olunan tutanakta hususi olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın esasında haksız fiil olan trafik kazasına dayalı olarak açılmış tazminat davası olduğu, davacı tarafça, kazaya neden olan aracın maliki ve sürücüsüne karşı davanın açıldığı, meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçla davalıya ait aracın çarpışması sebebiyle maddi zarar meydana geldiği, olayın haksız fiil kapsamında kaldığı ve olay sırasında hasar gören araç her ne kadar ticari araç ise de ticari işletme ile ilgili olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, tarafların gerçek kişi olduğu, davalıya ait aracın hususi araç olduğu, Sigorta şirketinin taraf olmadığı eldeki davada yukarıda belirtilen madde hükümleri gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklana nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli NÖBETÇİ BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2025Katip ...Hakim ...