İşe iade kararına rağmen başlatılmayan kameramanın, 5953 sayılı Kanun kapsamında fark kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına dair temyiz incelemesi.
Özet: Daha önce iş sözleşmesi geçersiz feshedilen ve işe iade davası kesinleşmesine rağmen işverence işe başlatılmayan kameraman davacı, 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığı gerekçesiyle ödenmeyen fark kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı için dava açmış; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, davacının basın mesleğinde çalıştığını kabul ederek, iş sözleşmesinin fiilen feshedildiği tarihi işverenin işe başlatmayı reddedip tazminat ödediği tarih olarak belirlemiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilen bakiye alacakların davacıya ödenmesine hükmetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 3. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde kameraman olarak çalıştığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan işe iade davası sonunda İstanbul 30. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenle feshedildiği kabul edilerek müvekkilinin işe iadesine karar verildiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçerek onandığını, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkili tarafından işe başlatılması için süresi içinde davalı işverene başvurulduğunu, davalı işveren tarafından başvuruya cevap verilmediğini ve kesinleşen İstanbul 30. İş Mahkemesinin kararında belirtilen iş güvencesi tazminatını, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağını 14.04.2023 tarihinde ödediğini, ancak fark kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağını ödemediğini, müvekkilinin kameraman olarak 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'a (5953 sayılı Kanun) tâbi olduğunu, müvekkilinin hak kazandığı alacakların 5953 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle davalı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket bünyesindeki görevi bakımından fikir ve sanat işi olarak nitelendirilebilecek hiçbir oluşuma katkı sağlamadığı, zira davacının teknik stüdyolar bölümünde stüdyo kameramanlığı yapmış olup görevinin tamamen teknik hususlardan meydana geldiğini, dolayısıyla haberin oluşumuna katkı sağlamayan davacının yerine getirdiği işin fikir ve sanat işi niteliği bulunmadığını, bu hâlde davacının 5953 sayılı Kanun'a tâbi çalışan olarak kabul edilemeyeceğini, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının hak etmiş olduğu tüm alacakların ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde kameraman olarak çalıştığının tüm dosya kapsamı ve beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile sabit olduğu, buna göre taraflar arasındaki iş ilişkisinin 5953 sayılı Kanun'a tâbi olduğunun kabul edildiği, kesinleşen işe iade davası sonunda davacının yasal süresi içerisinde işe iade başvurusunda bulunduğu, davalı işverenlikçe davacının işe iade başvurusunun kabul edilmediği ve 14.04.2023 tarihinde işe iade kararında hükmedilen tazminat ve alacakların davacıya ödendiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinin işe iade talebinin kabul edilmeyerek tazminat ve alacaklarının ödendiği 14.04.2023 tarihi olduğunun kabul edildiği, gerekçeli ve denetime elverişli olarak hazırlanmış bilirkişi raporunun dördüncü seçeneğinde davacının işe başlatılmadığı tarihteki giydirilmiş brüt ücreti dikkate alınarak yapılan ve davalı tarafça ödenen tutar mahsup edilerek tespit edilen kıdem tazminatı tutarının hüküm altına alındığı, her ne kadar geçersiz fesih tarihinde davalı işverenlikçe davacıya ihbar tazminatı ödenmiş ise de davacının 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı kabul edildiğinden bakiye ihbar tazminatı tutarının hüküm altına alındığı ve yine davacının 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı dikkate alınarak ödenmesi gereken yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında davacının açtığı işe iade davasının kabul edilip kesinleşmesi üzerine davacının işe başlatılmadığı, davacının hizmet süresi ve fesih tarihindeki ücretinin tespitinin de bu karar ile kesinleştiği, davacının boşta geçen sürenin de eklenmesiyle davalı işverenlikçe dosyaya sunulan davacıya emsal işçilerin ücret bordroları dikkate alınarak ücretinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı bu kapsamdaki istinaf istemlerinin yerinde olmadığı, dosyanın incelenmesinde; davacının davalı işyerinde kameraman olarak görev yaptığı, bu bağlamda 5953 sayılı Kanun'a tâbi olduğu, 5953 sayılı Kanun'da kıdem tazminatı hesabında giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle kıdem tazminatının brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, 5953 sayılı Kanun'da kıdem tazminatı tavanı öngörülmemiş olmakla hesap yönünden bir üst sınırlama da bulunmadığı, fesih tarihinden itibaren faiz ödeneceği ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedileceği yönünde bir düzenleme de yer almadığı, işverenin temerrüde düşürüldüğü tarih ya da dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiği, buna göre brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hesabı yapılması gerektiği anlaşıldığından bu açıdan davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görüldüğü gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının müvekkili Şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını,
2. Stüdyo kameramanı olarak görev yapmış olan davacının 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışmış olduğu tespitiyle verilen kararın hatalı olduğunu,
3. Hatalı hizmet süresi ve ücret tespitiyle verilen kararın hatalı olduğunu,
4. Davacıya yapılan ödemelerin faizi ile birlikte mahsup edilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını,
5. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 5953 sayılı Kanun'a tâbi çalışan olup olmadığı ve hüküm altına alınan alacakların ispat ve hesaplanması noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacının davalı nezdinde çalışma süresinin başladığı tarih 21.06.2007 olup dava ve cevap dilekçesi içeriğine göre bu husus uyuşmazlık dışıdır. Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında, davacının işe giriş tarihinin 21.06.2005 olarak belirtilmiş olması hatalı ise de hesaplamaların 21.06.2007 olan işe giriş tarihine uygun şekilde 14... ay 10 gün çalışma süresi esas alınarak yapıldığı dikkate alındığında, sözü edilen hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!