Trafik kazası sonucu meydana gelen ölümler nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemli davada, düşük manevi tazminat kararı üzerine Yargıtay bozması ve yeniden değerlendirme.
Özet: Bu hukuki evrakta, bir trafik kazası sonucu iki kişinin vefatı üzerine mirasçılarının kamyonet sahibi, sürücüsü ve sigorta şirketinden talep ettiği destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının seyri incelenmiş; ilk derece mahkemesi talepleri kısmen kabul etmiş, ancak temyiz üzerine yüksek mahkeme manevi tazminat miktarını hakkaniyet ve nasafet kuralları çerçevesinde somut olaya uygun düşmeyecek kadar düşük bularak kararı bozmuş, bunun üzerine ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak manevi tazminat miktarını artırmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E. ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili, 17.07.2013 günü davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS oldukları kamyonetin, park halindeki otomobiline eşya yükleyen davacı ...'in eşi, ... ve ...'nın babası ... ile davacı ...'in kızı, ... ve ...'nın kardeşleri ...'e çarpması sonucu ölümlerine sebep olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle davacıların her biri için 5.000,00'er TL ve müteveffa ...'ün vefatı nedeniyle davacıların her biri için 5.000,00'er TL olmak üzere şimdilik toplam 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının her üç davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine ...'ün vefatı nedeniyle davacı ... için 150.000,00 TL, küçükler ... ve ... için 50.000,00'er TL ve müteveffa ...'nin vefatı nedeniyle davacı ... için 100.000,00 TL, ... ve ... için 50.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili 08.01.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını ...'ün vefatı nedeniyle davacı ... için 190.916,32 TL, ... için 24.229,35 TL, ... için 39.545,32 TL olarak; ...'ün vefatı nedeniyle davacı ... için 47.221,86 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı ... Sigorta A.Ş vekili; davalı şirketin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, davadan önce başvuru yapılmadığını, müteveffanın gelirine ilişkin iddialarının dayanaksız olduğunu, dosyada kusur belirlemesi ve aktüer hesaplaması yaptırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Gıda Paz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; kusur durumunu kabul etmediklerini, maddi tazminatın belgeyle ispat edilmiş kazançlar üzerinden hesaplanması gerektiğini ve talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... 22.12.2015 tarihli dilekçe ile; asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın kısmen kabulü ile ...'ün vefatı nedeniyle davacı ... için 107.280,44 TL, ... için 8.076,45 TL, ... için 13.181,77 TL, ...'ün vefatı nedeniyle davacı ... için 47.221,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte-davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacılar ... ve ...'nın kardeşleri ...'ün vefatı nedeniyle talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine; ...'ün vefatı nedeniyle davacı ... için 15.000,00 TL, ... ve ... için 10.000,00'er TL ve müteveffa ...'nin vefatı nedeniyle davacı ... için 15.000,00 TL, ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve ██████████ E. █████████ K. sayılı ilamıyla davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, manevi tazminat isteminde bulunan davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar düşük manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamında belirtilen tüm hususlar dikkate alınarak bozma ilamı doğrultusunda manevi tazminat miktarları bir miktar arttırılarak bu yöndeki talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ve destekten yoksun kalma tazminatı yönünden temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi nedeni ile bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müteveffa ...'ün vefatı nedeniyle; ... için 30.000,00 TL, ... için 17.000,00 TL, ... için 17.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, yine müteveffa ...'ün vefatı nedeniyle; ... için 30.000,00 TL, ... için 17.000,00 TL, ... için 17.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.C. İkinci Bozma KararıMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... Gıda Paz.Nak. San. ve Tic.Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla davalı ... Gıda Paz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminata yönelik bulunan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının ise davacılar için takdir olunan manevi tazminatların bir miktar az olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 23.05.2024 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile destekten yoksun kalma tazminatı yönünden temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi nedeni ile bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müteveffa ...'ün vefatı nedeniyle; ... için 45.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, yine müteveffa ...'ün vefatı nedeniyle; ... için 45.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; davacıların isminin karar başlığında eksik gösterildiğini, manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirtmiştir.Davalılar ... Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini ve kısmi redde rağmen manevi tazminat yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekili ile davalılar ... Gıda Ltd. Şti. ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan ve davalı ... Gıda Ltd. Şti'den alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10. maddesi "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." şeklindedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 226. maddesi ise "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." hükmünü haizdir.14.03.2025 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/ 29... /226 Karar sayılı kararıyla HMK'nın 326. maddesinin (2) numaralı fikrasının "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de; iptal kararının yayınlanmasından 9 ay sonra yani 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girecek olmasına göre, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yukarıda anılan mevzuat gereğince mahkemece reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden AAÜT'nın 10. maddesi gereğince davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.