Danıştay Onuncu Dairenin, Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliğinin belirli maddelerinin iptali istemiyle açılan davanın dilekçe usulüne uygunluğunu inceleme kararı.
Özet: Davacılar, yeni Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliğinin belirli maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile Seferberlik ve Savaş Hali Kanununun bazı hükümlerinin anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine sevkini talep etmiş; ancak yargı yeri, iptali istenen düzenlemelerin açıkça belirtilmesi, her bir maddeyle menfaat bağının kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin somutlaştırılması gerektiği ilkesinden hareketle, dava dilekçesinin bu usul kurallarına uygun bulunmadığı gerekçesiyle, esas hakkında karar vermeden önce dilekçenin reddi gerektiğini değerlendirmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACILAR
: 1- ... Partisi (... Parti)
2- ...
3- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_ÖZETİ
:
I- █████/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Seferberlik ve Savaş Hâli Yönetmeliği'nin;
1. 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin,
2. 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (m) bentlerinin,
3. 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin,
4. 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin,
5. 9. maddesinin 2. fıkrasının,
6. 15. maddesinin,
7. 21. maddesinin,
8. 55. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin,
9. 59. maddesinin 2. fıkrasının,
10. 60. maddesinin,
11. 91. maddesinin,
12. 93. maddesinin,
iptali ve yürütmesinin durdurulması,
II- █████/1983 tarih ve 18215 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2491 sayılı Seferberlik ve Savaş Hâli Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde..." ve 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...Cumhurbaşkanı genel veya kısmi seferberlik ilanına karar verir..." ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması,
istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusu ortaya konulmalıdır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "sonuç" kısımında, █████/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin tamamen iptalinin istenilmeyip 11 farklı maddesinin ilgili kısımlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması ile 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde" ibaresi ile 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanı genel veya kısmi seferberlik ilanına karar verir." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulması istemlerine yer verildiği; dilekçe içeriğinde ise, 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrasına yönelik Anayasa'ya aykırılık iddialarının yanı sıra, sonuç kısmında açıkça iptali istenilmemesine rağmen dava konusu Yönetmeliğin tamamının yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği iddialarına yer verildiği; ayrıca dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (m) bentlerinin, 15. maddesinin ve 60. maddesinin iptali istemlerine ilişkin anılan hükümlere özgü hukuka aykırılık sebepleri belirtilmiş olmakla birlikte, sonuç kısmında dava konusu edildiği belirtilen diğer maddelere (dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 2. fıkrası, 21. maddesi, 55. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi, 59. maddesinin 2. fıkrası, 91. maddesi ve 93. maddesi) ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık sebebi ortaya konulmaksızın yalnızca ilgili madde metinlerinin dökümünün yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinin sonuç kısmı ile içeriğinin uyumlu olmadığı, █████/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin tamamının iptalinin istenilip istenilmediği noktasında tereddüt oluştuğu, ayrıca dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 2. fıkrası, 21. maddesi, 55. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi,
59. maddesinin 2. fıkrası, 91. maddesi ve 93. maddesine ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık sebebine ve bununla bağlantılı olarak anılan düzenlemelerin hangi yönden davacıların menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin açıklamaya yer verilmediği, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin yetki ve/veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu konuda dilekçe içeriğinin ve sonuç kısmının uyumlu olması, bu istemin hukuki sebebi ile beraber açıkça belirtilmesinden sonra söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi ve bunlara yönelik iptal talebine sonuç kısmında açıkça yer verilmesi, iptali istenilen düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacılara duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacılara iadesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!