Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ek fiyat farkı alacağı davasının, bilirkişi raporları doğrultusunda reddedilmesi kararı.
Özet: Davacı, yaş pancar posası paketleme hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağı kapsamında, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun geçici maddeleri uyarınca ek fiyat farkı ödenmesi talebinde bulunmuş; ancak yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporlarında, öncelikle ilgili fiyat farkı hesaplamasının mevzuat çerçevesinde uzmanlık gerektirmesi nedeniyle yapılamadığı, akabinde yapılan detaylı incelemede ise davacının davalıdan sözleşmeye dayanarak herhangi bir hak ediş alacağının bulunmadığının tespit edilmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETI ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
KARARIN MAHİYETİ
: RED
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Fabrikaları A.Ş. Genel
Müdürlüğü ... Fabrikası arasinda █████/2021 tarih ve █████████ kampanya dönemi yaş pancar posası paketleme ( işçilik, sarf malzemeleri, paketleme makinası ve diğer araç gereçler dahil) hizmetleri alımına ilişkin ticari sözleşme imzalandığını, 4734 sayılı kanun kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin sözleşmeler için ilgili mevzuatında düzenleme yapılması kaydıyla, 2021 yılının ikinci 6 ayında gerçekleştirilen kısımlar için ek fiyat farkı hesaplanabileceği belirtilmekte olduğu, ancak buna rağmen davalı tarafından ilgili mevzuat maddesi uygulanmayarak müvekkil şirkete fiyat farkı adı altında bir ödemenin yapılmayacağı belirtildiğini, dava konusu █████/2021 tarih ve █████████ kampanya dönemi yaş pancar posası paketleme (işçilik, sarf malzemeleri, paketleme makinası ve diğer araç gereçler dahil) hizmetleri alımına ilişkin ticari sözleşmesinin Cumhurbaşkanlığı kararları ile yürürlüğe konulan 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 5 'inci maddesi doğrultusunda fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 Tl ek fiyat farkının arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Mahkememizin dosyasının ara kararı gereğince dosyanın Mali Müşavir ... tevdii ile bilirkişi raporundan özetle; "Davaya konu hususların tespiti yönünde davalı ... FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 'ne ait 2021-2022 yılları ticari defterleri tarafımdan incelenmiş ve şu hususlar tespit edilmiştir. Davalı firmanın 2021-2022 yıllarında ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu , Tarafımdan incelenen davacı şirketin 2021-2022 yılı defterlerinin Muhasebe esaslarına uygun şekilde TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, defterlerin kendi içerisinde birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, sahibi lehine delil olabileceği tarafımdan tespit edilmiştir. Davalı yanın 2021-2022 yılı ticari defterleri davaya konu hususların tespiti yönünde incelenmiş, yukarda detaylı dökümler ve tespitler yapılmıştır. Tarafların talepleri yönünden bir değerlendirme ve hesaplama tarafımdan yapılmamış olup bu yönde davacı yanın defterli celenerek yapılacak tespitlere göre tarafların beyan ve talepleri doğrultusunda sözleşmeler ve hesaplamalar konusunda uzman bilirkişilerin de katkıları ile bir ortak rapor verilmesi gerektiği" görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememizin dosyasının ara kararı gereğince dosyanın ... ve ... tevdii ile bilirkişi heyeti raporundan özetle; "Dosya kapsamında yaptığımız incelemeler sonunda; Bilirkişi heyeti olarak Kamu İhale Hukukunda Sözleşmelerden doğan anlaşmazlıklarda taraflar arasındaki sözleşmelerin yorumlanması ile ilgili uzmanlık alanımız olduğu. Bu sebeple; Bilirkişi heyetimizin 22.01.2022 Tarih, 31727 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7311 sayılı Kanunun 11. Maddesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen GEÇİCİ MADDE 5 madde ile; 15.04.2022 Tarih, 31810 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanunun 19. Maddesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen GEÇİCİ MADDE 6 maddesi çerçevesinde fiyat farkı hesabı alanında daha önce uygulamasının olmadığı, anılan hesaplama alanında yeter uzmanlığının bulunmadığı, Bu nedenlerle hesaplama yapılamadığı Davacı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ticari Defterlerinin açılış tasdiklerinin ve Yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin T.T.K.69. ile 213. Sayılı V.U.K. 220. ve 222. Maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Davacı ... Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü ... Fabrikası arasında █████/2021 tarih ve █████████ Kampanya Dönemi Yaş Pancar Posası Paketleme (İşçilik Sarf Malzemeleri, Peketleme Makinası ve Diğer Araç Gereçler Dahil) Hizmetleri Alımına İlişkin Ticari Sözleşmeden dolayı hak ediş alacağı bulunmamaktadır. Davalı Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğün yayınlandığı 18.05.2022 tarih ve 177076 sayılı Tamim gereğince hesaplama yapabilecek uzman birikişi vasıtası ile rapor alınması hususunda" görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememizin dosyasının ara kararı gereğince dosyanın Nezih Dağdeviren'e tevdii ile bilirkişi raporundan özetle; " 02.02.2024 Tarihli Bilirkişi raporunda bir kısım faturaların hesap kaydı bulunduğu belirtilmiş ise de faturaların suretleri bulunmadığından hesaplamalara esas alınamamıştır. Sözleşme imzalandığı tarihten sonraki dönemde yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre ek fiyat farkına ilişkin düzenlemelerin ve sözleşmenin 14. Maddesinde yer alan düzenlemenin birlikte takdiri hukuki yorum olmakla Sayın Mahkemenizin takdirin de bulunmakta olduğundan usul ekonomisi gözetilerek hesaplama yapılmıştır. Sayın Mahkeme tarafından tarafımıza verilen görev sonucunda denetime elverişli şekilde yukarıda açıklanan mevzuat, dosya kapsamı deliller, taraf beyanları ve müzekkere cevapları doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda bir hesaplama yapılarak gösterilmekte olup, faturaların ve işin adi ortaklık adı altında gerçekleştirilmesi ve fiyat farkının verilip verilemeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirme ve sonucunu nihai takdir hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygıyla sunarız" görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava; Alacak davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Alacak davası açmıştır.
... Fabrikaları A.Ş Mal ve Hizmet Alım Yönetmeliği Esaslarına Göre Fabrikamız █████████ Kampanya Dönemi Yaş Pancar Posası paketleme (İşçilik, Sarf Malzemeleri, Paketleme Makinesi ve Diğer Araç Gereçler Dahil) Hizmet Alımına Ait Tip Sözleşmesinin 14. Maddesi:
14.1. Yüklenici, gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içinde, sözleşmenin tamamen ifasına kadar, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz.
14.2. Fiyat farkı verilmeyecektir.
14.3. Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz.
TBK MADDE 1- Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.
TBK MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.
TBK MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.
BORÇLAR HUKUKUNA HAKİM OLAN İLKELER
Borçlar hukukuna hakim olan başlıca ilkeler şunlardır:
1.İRADE ÖZERKLİĞİ İLKESİ
:
Türk borçlar hukukuna hakim olan temel ilke, irade özerkliği ilkesidir. İrade özerkliği, liberal hukuk felsefesinin, dolayısıyla sözleşme özgürlüğünün ideolojik ideolojik esasını oluşturur. İrade özerkliği, hukuk düzeninin bireylere kişisel ilişkilerini özgür iradelerine göre diledikleri gibi düzenleme hususunda tanımış olduğu genel yetkidir. Bu ilkeye göre fert, hür (özerk) bir varlık olup, hukuki açıdan kendi kaderini bizzat tayin etmek yetkisine sahiptir. Gerçekten irade özerkliği sayesinde fertler kendi aralarında kendi hukuklarını ve hukuki ilişkilerini kurup yaratırlar.
İrade özerkliğine işlerlik sağlayan en önemli hukuki araç, hukuki işlem ve özellikle sözleşmedir. Taraflar özgür iradeleriyle yaptıkları sözleşmelerle sınırlı da olsa kendilerini hem bağlayan, yani borç altına sokan, hem de haki sahibi yapan ve böylece bizzat uymak zorunda oldukları hukuk kuralları koyarlar. İrade özerkliği ilkesi, kişileri, kendi özel hukuk ilişkilerini düzenlerken her türlü dış baskıdan ve özellikle devletin baskısından korumayı amaçlar. Bununla birlikte, irade özerkliği sınırsız değildir. Bu ilke, bireylere hukuk düzeninin sınırları içinde tanınmıştır. Nitekim, TBK. M 27'ye göre Kanun koyucu irade özerkliği ilkesine bazı sınırlar getirmiştir. Ancak buna rağmen, irade özerkliği asıl, sınırlama ise istisnadır. Sınırlama, istisna olduğu için bunun geniş tutulmaması gerekir. Aksi halde, devlet müdahaleleri artmış ve bunun sonunda liberal bireyci toplum düzeninin temel sütunu olan özel hukuk, dolayısıyla da borçlar hukukunun anlam ve fonksiyonu önemli ölçüde azalmış olur. Kuralı sınırlamanın ölçüsü, birey yararıyla toplum yararı arasındaki uyumlu dengedir.
İrade özerkliğinden şu alt ilkeler doğmaktadır.
1.Sözleşme özgürlüğü ilkesi
:
İrade özerkliğinin doğal sonucu olarak borçlar hukukunda hakim olan diğer bir ilke de "Sözleşme özgürlüğü ilkesi"dir (TBK. M. 26). AY. M. 48/1 ile de garanti altına alınmış olan sözleşme özgürlüğü ilkesi, aslında ferdin davranış özgürlüğünün, hak ve fiil ehliyetinin, dolayısıyla kişiliğinin zorunlu bir sonuç ve uzantısıdır. Sözleşme özgürlüğü ile hukuk düzeni kişilere, sözleşmeye konu olabilecek ilişkilerini, bizzat düzenlemek, ona diledikleri şekli vermek imkanını tanımaktadır. Bu suretle sözleşme özgürlüğü fertlere, sınırlı bir şeklide de olsa, kişisel ilişkilerini diledikleri gibi düzenlemek, aralarında geçerli olacak bir hukuk düzeni yaratmak yetkisini vermektedir. Fransız Medeni Kanununun 1134 . Maddesinde ifade edildiği gibi, "Hukuka uygun olarak kurulmuş sözleşmeler, onu yapanların kanunu sayılırlar"
Sözleşme özgürlüğü, kendi içinde dört alt türe ayrılır. Bunlar, herhangi bir sözleşmeyi yapıp yapmama, istenilen tip ve içerikte bir sözleşme yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme ve nihayet kurulmuş olan bir sözleşmeyi ortadan kaldırma özgürlüğüdür. Bu ilke uyarınca bireyler (taraflar) her şeyden önce, herhangi bir sözleşmeyi yapıp yapmamakta, yapmak istedikleri bir sözleşmeyi, hukuk düzeninin sınırları içinde diledikleri tip ve içerikte yapma hususunda özgürdürler. Sözleşme özgürlüğününü bu sonuncu türüne, "düzenleme veya tip özgürlüğü" de denilir. Oysa eşya hukukunda numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesi geçerli olduğu için, orada tip özgürlüğü değil, aksine tip mecburiyeti vardır. Bu nedenle, eşya hukukunda sadece Medeni Kanunun öngördüğü tipte sözleşmeler yapılabilir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi gereğince herkes yapmak istediği bir sözleşmenin karşı tarafını seçme özgürlüğüne de sahiptir. Sözleşme yapma zorunluluğu, borçlar hukukunda istisnadır. Nihayet, sözleşme özgürlüğü ilkesi, taraflara, yapmış oldukları bir sözleşmeyi dilerlerse değiştirme veya ortadan kaldırma yetkisini de vermektedir.
NİSPİLİK İLKESİ
:
Borçlar hukukunun konusu, özel borç ilişkileridir. Borç ilişkilerinden doğan alacak hakkı ise, ayni haklarla kişilik haklarının aksine, hukuki niteliği itibariyle nispi bir haktır. Alacaklı, bu hakkı, sadece borçluya karşı ileri sürebilir. Üçüncü kişiler, borç ilişkisiyle ilke olarak borç altına girmedikleri, bir hak kazanmadıkları için, bu hakkın onlara karşı ileri sürülmesi, istisnai haller dışında söz konusu olamaz.
ÜÇÜNCÜ KİŞİ ALEYHİNE BORÇ KURULUMAMASI İLKESİ
Bu ilke de irade özerkliği ilkesinin doğal bir sonucudur. Hiç kimse, iradesi dışında, külli halefiyet hali (miras gibi) hariç, sözleşme veya başka bir sebeple borç altına sokulamaz. Bu ilke, aynı zamanda nispilik ilkesinin de bir yansımasıdır. Bu itibarla , bir sözleşmenin tarafları, üçüncü bir kişi aleyhine borç ilişkisi kuramazlar. Buna karşılık, taraflar isterlerse üçüncü kişi yararına yaptıkları sözleşmede, onun lehine alacak hakkı kurabilirler. Nitekim. TBK. M. 129, üçüncü kişi yararına sözleşmeyi kabul etmiştir. (BORÇLAR HUKUKU GENEL HÜKÜMLER 21. BASKI - Prof Dr. ... )
Somut olayımızda; taraflar arasında kendi iradeleri ile yapılmış bir sözleşme vardır. Sözleşmenin geçersizliğine ilişkin bir iddia da bulunmamaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmasında aslonan sözleşmenin hükümlerinin uygulanmasıdır. Zira sözleşme tarafların iradesi ile oluşmuştur. TBK 27. Maddesinde belirlenen sınırlamalar ile ilgili bir durumda söz konusu değildir. Tüm bu açıklamaların bir yansıması olarak borçlar hukukunun nisbilik ilkesinin uygulanması gerekir. Başka bir ifade ile sözleşmenin hak ve yükümlülükleri sadece taraf üzerinde etkilidir ve uygulanmalıdır. Taraflar arasındaki sözleşmede "fiyat farkı talebinde bulunulamaz" (madde 14) hükmünün cari olduğu dikkate alındığında;
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalı aleyhine açtığı davasının reddine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davalı aleyhine açtığı davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, yargılama gideri sırasında yatırılan 12.094,47TL ıslah harçtan mahsubu ile fazladan alınan 11.479,07 TL'nin davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 110.381,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!