Danıştay, ihrakiye teslimi lisansında "uçak benzini" ibaresi bulunmadığı gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının, lisans tadili bildirimindeki eksiklik ve kusurun idarede olması nedeniyle iptali kararını inceledi.
Özet: İhrakiye teslim lisansına sahip bir şirketin, lisansında belirtilmeyen "uçak benzini" satışı yaptığı gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına karşı açılan davada, ilk derece mahkemesi idarenin lisans tadilatını şirkete bildirmediği ve şirkete kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle cezayı hukuka aykırı bulmuşken, bölge idare mahkemesi ise idarenin tadilatı bildirdiğini belirterek farklı bir sonuca varmış olup, uyuşmazlık temyiz yoluyla Danıştay önüne gelmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Ticaret A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KurumuVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İhrakiye teslimi lisansı sahibi davacı şirketin, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 439.075,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali ve ödendiği belirtilen 329.306,25-TL'nin ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin ihrakiye teslimi lisansının "Özel Hükümler" bölümünün "Pazarlama Projeksiyonu" başlıklı 2. maddesinde yer almayan "uçak benzini" yakıtını 2017 yılında piyasa faaliyetine konu ettiği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı ancak, davacıya 2008 yılında verilen ... numaralı ihrakiye teslimi lisansının 1. maddesinde "lisans sahibi; ülkenin karasuları ve/veya karasuları bitişiğindeki deniz vasıtalarına veya hava meydanlarındaki yerli ve yabancı taşıtlarına vergili veya vergisiz olarak akaryakıt ve madeni yağın satışı faaliyetinde bulunabilir" kuralına yer verildiği, anılan lisansın "pazarlama projeksiyonu" bölümünde sırasıyla, benzin, motorin, jet yakıtı, fuel oil, madeni yağ ayrımlarına yer verildiği, devam eden yıllarda aynı ayrımın devam ettiği ancak 2017 yılında, lisansın "pazarlama projeksiyonu" bölümünde yakıtların; "denizcilik yakıtları, havacılık yakıtları, madeni yağ" olarak ayrıldığı ve havacılık yakıtlarının da jet yakıtı ve uçak benzini ile benzin tipi jet yakıtı olarak ayrı ayrı yer aldığının görüldüğü, bu duruma göre, davalı idare tarafından her ne kadar aksi iddia edilse de, lisansta yer alan pazarlama projeksiyonu bölümünde, uçak yakıtı ve jet yakıtı ayrımının 2017 yılında yapıldığı, daha önce bir ayrım yapıldı ise dahi, lisansta bu ayrıma yer verilmediği ve davalı idare tarafından davacı şirketin, ihrakiye lisansının 2017 yılında resen tadil edildiği ve 2017 yılında davacı şirketin lisansında yapılan resen tadilin davacı şirkete bildirildiğinin davalı idare tarafından ortaya koyulmadığı, her ne kadar davacı şirketin ihrakiye teslimi lisansının "Özel Hükümler" bölümünün "Pazarlama Projeksiyonu" başlıklı 2. maddesinde yer almayan "uçak benzini" yakıtını 2017 yılında piyasa faaliyetine konu ettiği açık ise de, 2017 yılındaki lisans tadilinin idarece resen yapılarak anılan bölümde uçak yakıtı ayrımı yapıldığı, bu durumun davacıya bildirilmediği, kaldı ki daha sonra davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı karar ile ihrakiye faaliyeti kapsamındaki akaryakıt ve madeni yağ türlerine "uçak benzini" ürününü ekleterek lisans tadilini gerçekleştirdiği, idari yaptırım (ceza) hukukunun, sırf idare hukuku içinde değerlendirilemeyeceği, idari yaptırımların ceza hukukunun temel ilkelerine tabi olduğu, Anayasa'nın 13. ve 38. maddelerinde cezalar hakkında kabul edilen güvencelerin idari cezalar bakımından da geçerli olduğu, bu bağlamda, "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ve "kusura dayanan ceza sorumluluğu" ilkelerinin idari yaptırımlar yönünden de geçerli olduğu, bu ilkenin ceza hukukuna yerleşmiş ve kusura dayanan ceza sorumluluğu ilkesi dahil, terki mümkün olmayan bir temel kural olduğu, dava konusu olayda davacıya kusur izafe edilemeyeceği, idarenin yaptığı iş ve eylemlerde belirlilik ve düzenli idare ilkeleri çerçevesinde hareket etmesi gerektiği, istikrar kazanmış uygulamaların değiştiği hallerde bu durumun ilgilisine bildirilmesi gerektiği, davacının anılan fiili kasten işlediğinin ve kusurlu olduğunun ortaya koyulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, hukuka uygun olmayan işlem nedeniyle davacının ödediği 329.306,25-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının ödediği 329.306,25-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin ihrakiye teslimi lisansında yapılan █████/2017 tarihli resen tadil işleminin, Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı yazısı ile davacı şirkete bildirildiği, ancak bu yazının davacı şirkete tebliğ edilip edilmediğine yönelik bir bilginin dosyada bulunmaması üzerine █████/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden, ... tarih ve ... sayılı yazının davacı şirkete tebliğ edilip edilmediğinin sorularak, tebliğ edilmiş ise tebliğ alındısının açık okunaklı bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına cevaben söz konusu yazının █████/2017 tarihinde şirketin daimi çalışanına tebliğ edildiğine ilişkin alındının gönderildiği; bu durumda, davacı şirkete ait ihrakiye teslimi lisansında █████/2017 tarihinde yapılan resen tadil işleminin davacıya bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazının █████/2017 tarihinde şirketin daimi çalışanına tebliğ edildiği hususu da dikkate alındığında, 2017 yılı öncesi ve sonrasında "Jet Yakıtı, Benzin ve Madeni Yağ" alım ve satım yetkisi dışında, kalan ürünlerle ilgili alım satım yetkisi bulunmayan davacı şirketin 2017 yılı Haziran ve Ağustos aylarında 7 ton Uçak Benzini satışı gerçekleştirdiği, bu satışlara ilişkin aylık bildirimlerde bulunulduğu şeklindeki davacı beyanı ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davalı idareye ödenen 329.306,25-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, resen yapılan lisans tadilinde dava konusu faaliyetin yürütülemeyeceğine ilişkin açık bir bildirimin bulunmadığı, dava konusu fiilin kendileri yaptığı raporlama doğrultusunda tespit edildiği dikkate alındığında kötü niyetinin bulunmadığı, daha önce faaliyeti kapsamında olan fiilinden dolayı yaptırım uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.