Danıştay Onuncu Daire, istisnai Türk vatandaşlığının geri alınması iptal davasında, dilekçedeki eş ve çocuklara ilişkin belirsizlik nedeniyle başvurunun reddine karar verdi.
Özet: Bir kişi, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 12. maddesi uyarınca istisnai olarak kazandığı vatandaşlığının 40. madde kapsamında geri alınmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararının iptalini talep etmiştir; ancak mahkeme, dava dilekçesinde davacının eşi ve çocuklarının da vatandaşlıklarının geri alınması işleminin iptalini isteyip istemediği konusunda netlik bulunmadığını belirlemiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden taleple bağlılık ilkesi gereğince, iptali istenen işlemin somut ve açık olması gerektiği vurgulanarak, dilekçenin eksikliklerinin giderilmek üzere 30 gün içinde yeniden düzenlenmesi için reddedilmesine, aksi takdirde davanın reddedileceği uyarısıyla karar verilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ
: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacının istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "davacı" kısmında, Abdultavab Habibi ismine yer verildiği; dilekçe içeriğinde, eşi ve çocuklarıyla birlikte istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazandıkları, Türk vatandaşlıklarının geri alınması nedeniyle çocuklarıyla birlikte mağdur olduklarının belirtildiği görülmektedir.
Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde, davacının eş ve çocuğu/çocukları bakımından Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana gelmiştir.
Bu durumda, davacının eşinin ve çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı var ise bu kararın da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı üç nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!