Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen şirket yöneticisi sorumluluğuna dayalı tazminat davasında zorunlu arabuluculuk şartının eksikliği.
Özet: Şirket ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin şirket varlıklarını kötü yöneterek azalttıkları, haksız ticari unvan kullanımı ve azınlık pay sahiplerinin zararına olacak şekilde yeni şirketler kurup mal kaçırdıkları iddialarıyla açılan tazminat davasında; mahkeme, davacının dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecini hiç başlatmadığını veya anlaşamama tutanağının aslını ya da onaylı örneğini dava dilekçesine eklemediğini tespit ederek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Yargıtay içtihatları uyarınca, hakime takdir yetkisi tanımayan bu emredici kurala riayet edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 Tarihinde karar verilen ..... Plakalı aracın envanterden çıkarılmasına, .... Plakalı araca Yönelik Genel Kurul Kararının İptaline, Şirket ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin şirketin malları azaltıp, şirketi kötü yönettiklerinden ve Müvekkilin 18 yaşından küçük iken ve yine Müvekkilin 18 yaşından 2 küçük kardeşinin azınlık paylarına sahip olan ortakların şirket yönetimde temsil edilmemiş olması nedeniyle █████/2025 Tarihinde usule ve yasaya aykırı olarak Yönetim Kurulu Üyesi Seçilen ..... 'ın, yine ..... Teks. Paz. Ve Tic.Ltd.Şti.'nde yalnızca müvekkilin muris babasının karşılıksız olarak ortak ettiği şirkete ortaklığı bulunan ..... ile birlikte hareket ederek, █████/2025 Tarihinde aynı adreste miras kalan şirketlere zarar vermek kastıyla ve malları azaltmak ve mal kaçırmak amacıyla ..... Konfenksiyon Teks. Paz. Ve Tic.Ltd.Şti.'nin geçersiz ve yokluğunun tespitine, TTK m.50 ve devamı uyarınca ticaret ünvanının haksız ve hukuka aykırı kullanıldığının tespiti ile isim haklarına tecavüz edilen şirketin uğramış olduğu zarar ve ziyanların tespitine, şirket ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin miras olarak kalan şirketlere zarar verme kastıyla hareket etmiş olduğundan ve █████/2025 Tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına hiç kimseyi davet etmeksizin alınan kararlar ile denetçi seçilmesi, şirket işleri ile uğraşan .....'ın görevden alınması, yeni şirket kuruluşları, şirket malvarlıkların azaltılması gizlenmesi sebebiyle davalı şirketlere denetçi kayyum atanmasına, miras kalan şirketin malvarlıklarının tespiti ile şirketlerin müşterilerinin başka şirketleri kaydırılması ve şirkete uğratılan zararlarının tespitine, şirketlerin uğramış olduğu zararlarından yönetim kurulunun ve üyelerinin sorumlu olduğu tazminat miktarının tespitine, Davalı şirketlere HMK m. 389 ve devamı uyarınca İstanbul Ticaret Odasındaki Kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, bu talebimizin kabul edilmemesi halinde "Davalıdır" şerhinin konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı gibi arabuluculuğa da hiç başvurulmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 gün, ████████ Esas sayılı, █████████ Karar numaralı Kararı)5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, dosyada sureti bulunduğu iddia edilse de suretinin dahi bulunmadığı, 7036 sayılı Kanun'un 3/2. Maddesi mucibince aşağıdaki gerekçeler karara sebebiyet vermiştir.TÜM DOSYA KAPSAMI VE YUKARIDAKİ YASAL DÜZENLEMELER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; 01 EYLÜL 2023 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN 7445 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ İLE 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.Yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren arabuluculuğa elverişli hâle getirilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacının taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve dava açılmadan önce dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduklarına dair belge olmadığı dikkate alındığında arabulucuğun işbu davada dava şartı olmadığını konusu ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu gibi özel dava şartı olarak kabul edildiği, davacı tarafın mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde de bahsi geçtiği gibi arabuluculuğa başvurmadığı sabit olan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi █████/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.inci maddesiyle değişik , (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile) 1.fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan HMK 115.madde uyarınca USÛLDEN REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan .....¸e-imzalıdırÜye .....¸e-imzalıdırÜye ....¸e-imzalıdırKatip .....¸e-imzalıdır