10. Ceza Dairesinin çok sayıda sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti, bulundurma ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen çeşitli hükümlerin temyiz incelemesi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, çok sayıda sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen çeşitli beraat ve mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesini yaparak; bir sanığın temyiz talebinin süresinden sonra olması nedeniyle reddine ilişkin kararı onaylamış, ayrıca birçok sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen beraat hükümlerini, atılı suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle yerinde bulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇLAR
: 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ..., ...., ... ... ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden) 2. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanıklar..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ve ... yönünden)3. Görevi kötüye kullanma (Sanık ... yönünden)HÜKÜMLER
: 1. Temyiz talebinin reddi (Sanık ... hakkında) 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...hakkında) 3. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat;(Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)4. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet (Sanıklar..., ..., ..., ...,..,..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ve ... hakkında)5. Görevi kötüye kullanma suçundan beraat (Sanık ... hakkında)..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ...., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ... aleyhine;2. Cumhuriyet Başsavcı vekili (Kullanmak için uyuşturucu maddebulundurma suçundan verilen hükümler açısından sanıklar..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ve ... aleyhine)3. Sanıklar ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: 1. Ret; Sanık ...'ın temyiz talebinin reddine yönelik karara ilişkin2. Onama; Sanıklar ..., ..., ... ve ...hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundanverilen beraat hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükümlerine ve sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin3. Düzeltilerek onama; Sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin4. Bozma; Sanıklar ..., ... ve... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükümlerine; sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkinYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra olması ve hükmedilen cezanın süresi dikkate alınarak, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin reddine ilişkin kararın incelenmesinde;10.06.2016 tarihinde tebliğ edilen ek kararın sanık tarafından bir haftalık yasal süresi içinde 14.06.2016 tarihinde temyiz edildiği tespit edilerek yapılan incelemede; sanığın yüzüne karşı 15.10.2015 tarihinde tefhim edilen hükmün, sanık tarafından 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık kanuni temyiz süresinden sonra 30.05.2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, kanuna uygun olarak verilen 01.06.2016 tarihli temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararın, Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının ve Cumhuriyet Başsavcı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aykırı, diğer sanıklar hakkında uygun olarak, ONANMASINA,C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarınauygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının ve Cumhuriyet Başsavcı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye sanıklar ... ve ... hakkında aykırı, diğer sanıklar hakkında uygun olarak, ONANMASINA,D. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile sanık ... yönünden Cumhuriyet Başsavcı vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA,E. Sanık ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma " ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;Sanığın, UYAP Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.01.2024 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Cumhuriyet savcısının ve sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden; diğer yönleri incelenmeyen ... 19. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 1412 sayılı CMUK'un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, DÜŞMESİNE,F. Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;Tüm dosya kapsamına göre, suç tarihlerinde ... Meslek Yüksek Okulu'nda görevli olan ... memuru sanığın o dönemde yapılan farklı bir narkotik operasyonunun haberlerinin medyaya düşmesi üzerine diğer sanık ...'ın şoförlüğünü yaptığı temyiz dışı sanık ... ile aralarında geçen ... . olarak numaralandırılan görüşme içeriklerinde sanık ...'ı operasyonların devam edeceği ve görüşme yapmaması hususunda uyardığı anlaşılmakla sanığın sabit olan fiilinin 5237 sayılı TCK'nın 285/2-4. maddelerinde düzenlenen "soruşturmanın gizliliğini ihlal" suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin savunma tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği suç tarihi olan 25.01.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği DÜŞMESİNE,G. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;1. Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,2. Sanığın 18.06.2013, 27.06.20 13... .08.2013 tarihlerinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında üç kez uyuşturucu madde satışı yaptığı kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında 1/4 ila 3/4 arasında artırım öngören 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanırken, sabit görülen eylem sayısına göre asgari orandan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA,H. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;Her ne kadar Tebliğname'de sanık ... hakkındaki hükmün sanık ve müdafiinin yokluğunda verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması hususunda görüş bildirilmiş ise de, sanığın kovuşturmanın tüm aşamalarında müdafiinin bulunduğu, karar celsesinde sanığın vekaletnameli müdafiinin mazeret dilekçesi sunduğu, Mahkemenin ise bu mazereti kabul etmeyerek sanığa yeni bir müdafi atadığı ve kararın yeni atanan bu müdafi huzurunda verilmiş olduğu anlaşıldığından Tebliğname'deki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 04.08.2013 tarihli suçun sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;1. Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,2. Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 04.08.2013 tarihli eylemi sabit ise de, 18.06.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık...'ın ve 27.06.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...'nin üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanığın verdiğine veya sattığına ya da diğer sanık ...'in eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında, TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,İ. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;Tüm dosya kapsamına göre; sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen 32 kök kenevir bitkisi (Her ne kadar sanık hakkında "kenevir ekme" suçundan ayrı yargılama yapılmışsa da "uyuşturucu madde ticareti yapma suçu" bakımından failin kastının tespitinde esrar elde etmeye elverişli olan kenevirlerin de dikkate alınması gerekmektedir.) ile ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve uyuşturucu madde bulaşık öğütücüler, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet hükümleri verilen sanıklar ile gerçekleştirmiş olduğu telefon görüşmelerinin içerikleri birlikte değerlendirildiğinde ikamette ele geçirilen esrarı kullanma dışında bir amaçla bulundurduğu anlaşıldığı halde, atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyeti yerine beraatına karar verilmesi,Kanuna aykırı, Cumhuriyet Başsavcı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde, sanık ... yönünden Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer sanıklar yönünden oy birliğiyle karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİTüm dosya kapsamına göre, teknik ve fiziki takip altında bulunan sanık ...'in, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...'a suça konu uyuşturucu maddeyi verdiği hususunda kolluk görevlilerince şüphe oluşması üzerine tanık ...'nin durdurulup önleme araması kararına dayanılarak çantası içerisinde yapılan arama neticesinde suç konusunun ele geçirildiği anlaşılmakla, sanık hakkında suç şüphesi oluştuktan sonra ancak adli arama kararı veya yazılı adli arama emri ile arama yapılabileceği, bu nedenle önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 05.11.2025