Markaların Korunması Kanununa Muhalefet Suçundan Mahkumiyet Kararının, Yargılamanın Devamı Sürecinde Zamanaşımının Gerçekleşmesi Nedeniyle Düşmesine ve Suça Konu Ürünlerin Müsaderesine Dair Yüksek Mahkeme Kararı.
Özet: Temyize konu olan kararda, markaların korunması hakkındaki kanun hükmünde kararnameye muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanık hakkında belirlenen cezanın tür ve üst haddine göre öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan önceki mahkûmiyet kararının tarihi olan 10.05.2016dan itibaren uzlaşma nedeniyle durma süreleri de eklendiğinde dahi dolduğu, bu nedenle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması üzerine bozulmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, suça konu 48 adet ürünün ise müsaderesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefetHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: DüşmeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın tür ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 10.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ██████. maddesi uyarınca uzlaşmada geçen sürede zamanaşımı süresinin durduğu, anılan mahkûmiyet kararının verildiği tarihten, hüküm tarihine kadar durma sürelerinin eklenmesi durumunda dahi 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu 48 adet ürünün 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.