Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde bulundurma suçunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması dönemindeki durma süresi dahil 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğini belirterek mahkumiyet hükmünü bozdu ve kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması dönemi de eklenerek hesaplanan sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin, bozma sonrası verilen mahkumiyet kararına kadar dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin düşme kararı vermesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurması hukuka aykırı bulunarak, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████E., ████████K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmakHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/4. maddesi uyarınca, sanık hakkında Yargıtay bozma ilamından önce verilen 20.12.2012 tarihli mahkumiyet kararından, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen zamanaşımı süresine eklendiğinde, bozma ilamı sonrasında verilen 23.12.2024 tarihli mahkumiyet kararına kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu nazara alınarak düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devamla sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.