Danıştay 13. Dairesi, elektronik haberleşme sektöründe taahhütlü abonelik sözleşmelerinde paket aşım ücretlerini tek taraflı artıran şirkete uygulanan idari para cezası ve haksız alınan ücretlerin iadesi kararını hukuka uygun bulmuştur.
Özet: Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, taahhüt süresi içinde paket aşım ücretlerini abone aleyhine tek taraflı olarak artırması üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idari para cezası verilmesine ve haksız alınan tutarların iade edilmesine karar verilmiş, davacı şirketin bu işlemin iptali talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından reddedilerek, taahhütlü sözleşmelerde abone aleyhine yapılan tek taraflı değişikliklerin hukuka aykırı olduğu ve tüketicinin korunması ilkelerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle idarenin işlemi hukuka uygun bulunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... İletişim Hizmetleri A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
:...KurumuVEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin......tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin taahhüt süresi içerisinde paket aşım ücretlerinde abone aleyhine değişiklik yapmak suretiyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 5. maddesine aykırı davrandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı ait bendi ve 44. maddesi uyarınca 2017 yılı net satışlarının yüzbinde biri oranında idari para cezası verilmesine ve haksız olarak fazladan alınan tutarların hak sahiplerine iade edilmesine dair ... tarih ve E... sayılı işlemle bildirilen... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurul (Kurul) kararının 1. ve 2. maddeleri ile bu işlemin ekinde gönderilen 121.039,71-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişi ile davacının Kurul kararına itirazının zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; elektronik haberleşme sektöründe davalı idareden aldığı yetkiye istinaden elektronik haberleşme hizmeti veren ve işletmeci sıfatını taşıyan davacı ile tüketici/aboneler arasında elektronik haberleşme hizmetinin abonelere/tüketicilere sunulması hususunda belli bir süre için sözleşmeye bağlı kalınacağı karşılıklı olarak taahhüt edilmek suretiyle imzalanan sözleşmelerde, işletmeci tarafından taahhüt edilen edimin tüketici tarafından aşılarak fazladan hizmet alınması hallerinde uygulanan ücretin taahhüt süresi içinde işletmeci/davacı tarafından tek taraflı olarak artırıldığının davalı idare tarafından tespit edildiği, davacıdan alınan yazılı açıklamanın yerinde görülmeyerek, Kurulun... tarih ve ... sayılı kararı ile davacıya paket aşım ücretlerinde aboneler aleyhine değişiklik yaptığı gerekçesiyle 2017 yılı net satışlarının yüz binde biri oranında 121.039,71-TL idari para cezası verilmesine ve haksız olarak fazladan alınan tutarların hak sahiplerine iadesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,Elektronik haberleşme hizmeti taahhütlü abonelik sözleşmesi kapsamında sunulduğunda karşılıklı taahhüt süresinin devamı süresince işletmeci tarafından abone/tüketici aleyhine hiçbir değişiklik yapılamayacağının kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olduğu, taahhüt kapsamında verilen hizmetin ötesine geçilerek fazladan hizmet alınması halinde abone/tüketici tarafından üstlenilmesi gerekli edimin de taahhütün/sözleşmenin kapsamında olduğu, bu hususun belirsiz kabul edilerek abone/tüketici aleyhine sözleşme dönemi içinde değişiklik yapılamayacağı anlaşılmakta olup, bakılan davada da davacı tarafından taahhütlü sözleşme dönemi içinde paket aşım ücretleri artırılmak suretiyle abone/tüketici aleyhine değişiklik yapıldığı, bu uygulamanın Türk Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Elektronik Haberleşme Kanunu ile yukarıda belirtilen Yönetmeliklerin "sözleşmenin tadilinde/uyarlanmasında karşı tarafın rızasının alınması" ve "hizmet alan abonenin/tüketicinin korunması" yönündeki ilkelerine aykırı olduğu,Öte yandan, Kurumun... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen, "Abonelere Yapılacak İadelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar"ın onaylanmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair ... tarih ve E:... sayılı karara karşı yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2018 tarih ve Y.D. İtiraz No:████████ sayılı kararı ile reddedilmiş olup, buna göre bakılan davaya konu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle, işlemin "haksız olarak fazladan alınan tutarların hak sahiplerine iadesinin sağlanmasına" dair kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, istinaf başvurularının tüm iddiaları değerlendirilmeden reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği, davacının abonelerine verdiği taahhüdü ihlal etmediği, dava konusu işlem ve kararların yerleşik yargı içtihatlarına aykırı olduğu, taahhütlü uygulamalar kapsamında uygulanan paket aşım ücretlerinde artış yapılamayacağını öngören Kurumun ... sayılı işleminin yargı kararı ile iptal edilerek kesinleştiği, İdare Mahkemesi tarafından bu iptal kararının yok sayılarak karar verildiği, davalı idarenin yorum yoluyla ceza ihdas ettiği, dava konusu işlem ve kararların suç ve cezaların kanuniliği ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiği, Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığınca hazırlanan takrir ve ekleri uyarınca tesis edilen dava konusu kurul kararı yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, yaptırıma konu edilen somut hukuki durumda "tereddüte yer vermeyecek" bir hukuka aykırılıktan söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle denetim gerçekleştirilmeksizin, Yönetmeliğin "Denetim gerektirmeyen ihlaller" maddesi uyarınca doğrudan para cezası uygulanamayacağı, İdare Mahkemesinin somut uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan mevzuata atıf yaparak uyuşmazlık hakkında karar verdiği, uyuşmazlığın hatalı değerlendirildiği, paket aşımı konusunda herhangi bir taahhüt verilmediğinden, ... sayılı Kurul kararına aykırı bir uygulama yapılmadığı, dava konusu Kurul kararının 1. maddesi dayanak alınarak abonelere ücret iadesi yapılmasını öngören 2. maddesinin fonksiyon gaspı teşkil ettiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, mevzuatta, taahhüt süresi boyunca abone aleyhine hiçbir değişiklik yapılamayacağı kural olarak getirilmiş iken tarifenin asli unsuru olan paket aşımları da taahhüdün bir unsuru olduğundan taahhüt süresince paket aşım ücretlerinde abone aleyhine değişiklik yapılamayacağının açık olduğu, Denetim Yönetmeliği'nin 10. maddesi ve Denetim Yönergesi'nin 19. maddesi ile inceleme ve soruşturma gerektirmeyen ihlaller için izlenecek yola ilişkin iç prosedürün belirlendiği, dava konusu işleme ilişkin Kurula sunulan takririn, Kurum mevzuatı ile belirlenen süreçler izlenerek hazırlandığı, idari para cezasının usule uygun olarak tesisi edildiği, taahhütlü abonelere paket aşımlarında ücret artışı uygulandığı zaten tespit edildiğinden mevzuat uyarınca yerinde denetime ihtiyaç duyulmadan sürecin yürütüldüğü, dava konusu Kurul kararının abonelere ücret iadesi yapılmasını öngören 2. maddesi, mevzuatın müvekkil Kuruma yüklediği tüketicinin korunması sorumluluğunun bir gereği olduğu, açıkça abonelerin hakları olan paraların onlara tam ve gereği gibi iadesini teminen alınan kararın, tüketici hak ve menfaatlerinin korunması için alınan ve işletmecinin zaten yapması gereken malumun ilamı niteliğinde bir karar olarak anlaşılması gerektiği, tüketici haklarının korunması görevi verilmiş olan Kurumun tespit ettiği ihlaller neticesinde iade kararı vermesinde kanunilik ilkesi ile çelişir bir tarafı bulunmadığı, aksinin kabulü halinde işletmecilerin idari para cezalarını sadece bir operasyon maliyeti olarak değerlendirmesine ve hatalı uygulama nedeniyle fayda elde etmeye devamının kabulüne sebep olacağı, 7061 sayılı Kanun ile getirilen yeni maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere Kurumun zaten var olan iade yetkisini düzenleme amacı ile değil, herhangi bir sebeple iade edilemeyen tutarın Evrensel Hizmet Geliri olarak Devlete aktarılması olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Davacı şirket tarafından temyiz dilekçesinde, diğer iddialarının yanı sıra özetle, (1) taahhütlü uygulamalar kapsamında uygulanan paket aşım ücretlerinde artış yapılamayacağını öngören Kurum'un ... sayılı işlemin yargı kararı ile iptal edilerek kesinleşmesine karşın İdare Mahkemesi tarafından bu iptal kararı yok sayılarak karar verildiği, (2) İdare Mahkemesinin somut uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan mevzuata atıf yaparak uyuşmazlık hakkında karar verildiği iddia edilmektedir.Davacının (1) no'lu iddiasına ilişkin olarak, Mahkeme kararında, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının uygulanması amacıyla tesis edilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada Dairemizin █████/2017 tarih ve E:█████████ K:████████ sayılı iptal kararına yer verilmesi sonrasında, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına karşı Dairemizin E:████████ esasına kayden açılan davada █████/2017 tarih ve E:████████ K:████████ sayılı kararla davanın reddine karar verildiği belirtilerek anılan kararda yer alan, "taahhüt süresi boyunca tarafların taahhütlerini yerine getirmesi, taahhüt şartlarında öngörülmeyen değişikliklerin yapılmaması, bu kapsamda abonelere taahhüt akdi sırasında somut olarak bildirilmemiş hiçbir ücretin uygulanmaması, taahhüt süresince uygulanacak bütün ücretlerin taahhüt içerisindeki her dönemi kapsayacak şekilde açık ve somut bir şekilde belirtilmesi gerektiği, başka bir anlatımla taahhüt süresince tüketici aleyhine olacak hiçbir değişikliğin yapılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine atıfla karar verildiği, dolayısıyla kararda konuya ilişkin hem iptale hem de redde yönelik yargısal kararların gerekçede yer verilerek uyuşmazlığın incelendiği görüldüğünden davacının bu iddiası hukuken geçerli görülmemiştir.Davacının (2) no'lu iddiasına ilişkin olarak, İdare Mahkemesi kararında uyuşmazlığın çözümü için 5809 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuata yer verilerek yapılan değerlendirmenin yanı sıra 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca da değerlendirmelere yer verildiği görülmekle birlikte, anılan kararda 5809 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuat uyarınca yapılan inceleme ve değerlendirmeler dikkate alındığında diğer Kanunlara yapılan atıflarda kararın bozulması gerektirecek bir hususun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Öte yandan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen, "Abonelere Yapılacak İadelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar"ın onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Dairemizin █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı davanın reddine dair kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:█████/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.Dava konusu ... tarih ve... sayılı Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.