Danıştay 13. Daire, telekomünikasyon şirketine abonelere hatalı cayma bedeli yansıtması nedeniyle uygulanan idari para cezasının hukuka uygunluğunu doğru faturalama yükümlülüğü ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde temyizen inceledi.
Özet: Bir telekomünikasyon şirketi, abonelerin taahhütlerine aykırılık olmamasına rağmen hatalı cayma bedeli yansıttığı tespitiyle, düzenleyici kurum tarafından 2014 yılı net satışlarının onbinde dördü oranında idari para cezasına çarptırılmış; şirketin, "doğru faturalama yapma" yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar veren ilk derece mahkemesi ile istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesinin kararlarını, gerekçeli karar hakkı ihlali, abonelerin mağduriyetlerinin giderildiği ve ölçülülük ilkesine aykırılık iddialarıyla temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Telekomünikasyon A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KurumuVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Abonelerin taahhütlerine aykırılık bulunmamasına rağmen Şubat 2015 döneminde 7.674 adet taahhüde ilişkin olarak abonelere 1.955.335,47-TL hatalı olarak cayma bedeli yansıttığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ve 44. maddesi uyarınca 2014 yılı net satış tutarının onbinde dördü oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 10. maddesi ile bu karara istinaden tesis edilen 2.061.368,04-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda, davacı şirketin, abonelerin taahhütlerine aykırılık bulunmamasına rağmen Şubat 2015 döneminde 7.674 adet taahhüde ilişkin olarak abonelere 1.955.335,47-TL hatalı olarak cayma bedeli yansıttığı hususunun tespit edildiği, 2014 yılı net satış tutarının onbinde dördü oranında idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, anılan cezanın ve dayanağı Kurul kararının 10. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı şirketin 5809 sayılı Kanunun 52. maddesinin 4. fıkrası ile yüklenen "her hal ve şartta doğru faturalama yapma" yükümlülüğü bulunduğu, davacı şirketin fazladan tahsil edilen ücretler iade etmesi, kastının olmaması veya menfaat elde etmemesi hususlarının Kanun'dan kaynaklanan doğru faturalama yapma yükümlülüğünü ve dava konusu ihlali ortadan kaldırmadığı, öte yandan; İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 44. maddesinin cezanın belirlenmesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici sebepleri düzenlendiği, davacı şirket hakkında anılan madde dikkate alınmak suretiyle dava konusu idari para cezasının uygulandığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, istinaf başvurularının tüm iddiaları değerlendirilmeden reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği, her türlü abone mağduriyetinin iadeler de dahil faturalandırma döneminde giderildiği, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bakılan davada ölçülülük denetiminin yapılmadığı, Yönetmelik hükümlerinin geriye yürütülerek tekerrür uygulamasının değerlendirildiği, bu konudaki istinaf gerekçesinin dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, ölçülülük ilkesi ile idari makamlara idari yaptırımın miktarını belirleme konusunda tanınan takdir yetkisinin sınırsız ve denetimsiz bir şekilde kullanmaması amaçlanmakta olup, Kurum tarafından söz konusu ihlal neticesinde idari yaptırım uygulanırken Yönetmeliğin 44. maddesi göz önünde bulunularak işlem tesis edildiği, davacı, sistemde meydana gelen hatadan dolayı fazladan tahsil edilen tutarların denetim sürecinden bağımsız olarak, zaman kaybetmeksizin iade ettiğini ileri sürmekte ise de bu durumdan Kurumu haberdar etmediği gibi, iddia ettiğinin aksine tüm tutarları denetim sürecinde iade etmediği, dava konusu ihlal kapsamında net satışlarının %2’sine kadar idari para cezası uygulamak yerine bu oranın çok daha altında olacak şekilde %0,04 (onbinde dört) oranında ceza verildiği, ... sayılı Kurul Kararının içeriği sadece █████/2012-█████/2012 tarihlerindeki eylemi ilgilendiren 2. maddeden ibaret olmayıp, anılan Kurul Kararının 3. ve 4. maddelerinde de benzer şekilde doğru faturalamaya aykırı eylemlerin bulunduğu, 4. maddesinde yer alan ihlalin yeni Yönetmelik dönemine devam ettiği, geriye yürütmenin söz konusu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Davacı şirket tarafından temyiz dilekçesinde, diğer iddialarının yanı sıra özetle, Yönetmelik hükümlerinin geriye yürütülerek tekerrür uygulamasının değerlendirildiği iddia edilmektedir.Dosyanın incelenmesinden, tekerrür uygulamasına esas olarak ... tarih ve ... sayılı Kurul karanın dikkate alındığı, anılan Kurul kararının 4. maddesinde fatura hesaplama sistemlerinde meydana gelen yuvarlama hatası nedeniyle hatalı faturalandırma yapan davacı hakkında doğru faturalama yapmaya ilişkin ilgili mevzuatta yer alan yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulandığı, kararda aynı zamanda ihlalin karar tarihi itibarıyla (█████/2014) devam ettiğinin tespit edildiği görülmektedir.Bu durumda, █████/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği döneminde, █████/2014 tarihi itibarıyla, halen devam eden fiilin tekerrür uygulamasına esas alınmasında geriye yürüme olmadığından davacının iddiasının hukuken geçerli olmadığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:█████/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.Dava konusu ...tarih ve... sayılı Kurul kararının 10. maddesinin tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.