8. Ceza Dairesinin, uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyet hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan ilk derece mahkemesince hapis ve adli para cezasına çarptırılan, bölge adliye mahkemesince de istinaf başvuruları reddedilen sanıkların temyiz taleplerini değerlendirmekte; sanıklar, delillerin eksikliğini, kendilerinin kullanıcı olduğunu veya suç unsurlarının oluşmadığını ileri sürerken, mahkeme, istihbarat, fiziki takip ve kullanıcı tanık beyanlarına dayalı delillerle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığının sabit olduğunu belirterek önceki mahkumiyet hükmünü doğrulamaktadır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇLAR
: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;Sanık ... ve sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıAnkara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 arihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 43, 62. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188/3,4-a,43,62 maddeleri uyarınca 17... ay 18 gün hapis ve 39.040 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Sanık ...'in temyiz istemi, 24.01.2021 tarihli eylemde evin içerisinde ve dışında bulunan maddelerin kendisine ait olmadığına, evde bulunan şahısların bu maddeleri kendilerinin getirdiğine, 20.05.201 tarihli eylemde evde bulunan hassas terazilerde uyuşturucu madde tespit edilmediğine, balkondan aşağıya atılan içerisinde uyuşturucu madde bulunan poşette ... .'nın parmak izine rastlandığına, 08.06.2021 tarihli eylemde ... .'den ele geçen uyuşturucu madde ... .'nın parmak izinin çıktığına, dışarıya atıla poşette bulunan uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığına, ... .'ye uyuşturucu maddeyi ... .'nin sattığına, kendisinin uyuşturucu madde satmadığına, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna yöneliktir.2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın uyuşturucu madde sattığına dair tanık beyanı bulunmadığına, dosya kapsamında sanığın evinde bulunan şahısların eve uyuşturucu madde kullanmak için gelmediklerinin, sanığın bu durumdan haberinin bulunmadığının, sanığın uyuşturucu madde kullanmak için yer temin etme kastının bulunmadığına, 20.05.2021 tarihli eylemde içerisinde uyuşturucu madde bulunan poşette ... .'nın parmak izin çıktığına, mahkumiyete yeterli delil olmadığına yöneliktir.3.Sanık ... müdafinin temyiz istemi, sanığın evinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığına, kullanıcı tanıkların kollukta verdikleri ifadeler nazara alınarak hüküm kurulduğuna, kullanıcı tanıkların Mahkeme huzurunda verdikleri ifadeleri göz önünde bulundurulduğunda, çelişki beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, Türk Ceza Kanunu madde 188/4-b. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in 24.01.2021 tarihli eyleminde sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik ihbar üzerine evinde yapılan aramada eroin maddesi ele geçtiği, tanıkların uyuşturucu madde kullanmak için sanığın evinde bulunduğu, 20.05.2021 tarihli eyleminde sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik ihbar üzerine evinde yapılan aramada çalışır halde 2 adet hassas terazi ile ikamet dışında poşette uyuşturucu madde ele geçtiği, 08.06.2021 tarihli eylemde ise, sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik ihbarlar üzerine fiziki takibe başlandığında kullanıcı tanık ... sanığın evine girip çıktıkta sonra üzerinde uyuşturucu madde ele geçtiği ve alınan ifadesinde söz konusu maddeyi sanık ...'den aldığını beyan etmezi üzerine sanığın evinde yapılan aramada balkondan evin dış kısmına atılan içerisinde uyuşturucu madde bulunan poşet ile sanığın üzerinde 2 içimlik uyuşturucu madde ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak,Sanık ...'in evinde uyuşturucu madde sattığına yönelik istihbarati bilgiler elde edilmesi üzerine 15.01.2021 tarihinde fiziki takibe başlandığı ve sanığın gün içerisinde farklı saat dilimlerinde kullanıcı tanıklar ... ve ... . ile ikametinin dışında buluştuğu, kullanıcı tanıkların üzerlerinde uyuşturucu madde ele geçtiği ve bunları sanık ...'ten aldıklarını beyan ettikleri, 24.01.2021 tarihli eylemde ise sanık ...'in evinde uyuşturucu madde satıldığına yönelik ihbar üzerine yapılan arama sırasında sanık ...'in sanık ...'in evinde bulunduğu ve balkondan atlayarak kaçmaya çalıştığı esnada düşerek yaraladığı, sanık ...'in düştüğü yerden yaklaşık 3 metre ilerde poşet içerisinde yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak,Sanık ...'in 24.01.20 21... .05.2021 tarihli eyleminden sonra yakalandığı ve hakkında adli kontrol kararı verildiği, dolayısıyla her bir eyleminden sonra hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra sanığın ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere bir sonraki tarihli eylemi gerçekleştirmiş olması karşısında; sanık hakkında 3 ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Sanık ...'in 15.01.2021 tarihli eyleminden sonra yakalandığı ve sorgusunun yapılarak hakkında adli kontrol kararı verildiği, dolayısıyla hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra sanığın ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere 24.01.2021 tarihli eylemi gerçekleştirmiş olması karşısında; sanık hakkında 2 ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; ihbarlar, istihbarati bilgiler, olay tutanakları, uzmanlık raporu, sanıkların savunmaları, tutanak mümzi ifadeleri, keşif tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerledirildiğinde; sanık ...'in 3 farklı eyleminde uyuşturucu madde sattığına yönelik ihbarın bulunması ve evinde yapılan aramada uyuşturucu madde tespit edilmesi göz önüne alındığında, sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığının belirlendiği, sanık ...'in kullanıcı tanıklar ... . ve ... .'ya uyuşturucu madde vermesi ve 24.01.2021 tarihli eylemde yakalandığı yerin yakınında poşet içerisinde uyuşturucu madde bulunması nedeniyle, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiş olup, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlemediğine, uyuşturucu madde kullanıcıları olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve artırım maddelerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda yukarıda eleştiri konusu yapılan husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI DÜŞÜNCEZincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.24.01.2021,20.05.20 21... .06.2021 tarihli eylemlerde sanık ...'in, 15.01.20 21... .01.2021 tarihlerde sanık ...'in, kullanıcı tanıklara uyuşturucu madde vermek ve kullanım sınırı üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretleriyle, yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olaylarda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve her yakalama ve ifade alma işleminden sonra da suç işleme iradesini devam ettirdiğinin anlaşılmış olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanıkların suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhlerine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk gibi adli işlemlerinin sanıkların kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin ise varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanıkların ilk eylemlerinden sonra adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra, ikinci eylemlerini gerçekleştirdiği (sanık ...'in ikinci eyleminden sonra üçüncü eylemini gerçekleştirdiği) nazara alındığında sanıkların suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının açıkça anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanıkların çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ise ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı NitekimYargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir.04.11.2025