Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, yüklenici ile işveren arasında şube inşaatı eser sözleşmesi ihlalinden kaynaklanan cezai şart ve kur farkı tazminatı talepli dava.
Özet: Davacı şirket, davalı ile akdettiği eser sözleşmesi kapsamında 10 şube yapımı taahhüdüne rağmen, davalının 6 şubeyi başka firmalara yaptırarak sözleşmeyi ihlal ettiğini ve taahhüt edilen işleri vermemesi sebebiyle cezai şart ile kur farkı alacaklarının tahsilini talep ederken; davalı ise, davacı tarafından düzenlenen faturalara itiraz ederek sözleşmesel ilişkiyi reddettiğini, faturaların icra takibine konu edilmesi üzerine menfi tespit davası açmak zorunda kaldığını ve şirket temsilinde çift imza koşulunun bulunduğunu savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında █████/2021 tarihli "Taşeron/Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında ve sözleşmenin ekinde yer alan iş takip formlarında detayları belirtilen inşaat işlerinin 2021 yılı takvim yılı içerisinde yapılacak olan 10 adet şubenin yapımı ve teslimi ile davalı şirketin 2021 yılı içerisinde 10 adet şube mağazasının inşaat, elektrik ve mekanik işlerinin belirtilen birim fiyatlar ve malzeme detayları kapsamında yapılarak davalı tarafa teslim edileceğini, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan iş takip formlarının davalı tarafından yüklenici müvekkile mail veya imza karşılığında ulaştırılması sonrasında müvekkil yüklenici tarafından imzalanması ile birlikte bu hususların kabul edileceğinin hüküm altına alındığını, Müvekkil şirketin, davalı tarafla imzalamış olduğu sözleşme kapsamında davalı tarafa ... AVM, ... AVM, ... Mağazası ve .... AVM' de bulunan 4 adet işyerini eksiksiz tamamlayarak ilgili AVM Yönetimlerinden açılış onaylarını da alınarak davalı tarafa teslim ettiğini, sözleşmenin 4.10. Maddesinin son fıkrasında "İşverenin, sözleşmeye veya eklerine aykırı davranması, ödemeleri zamanında yapmaması, kabulden kaçınması halinde yüklenicinin sözleşmeyi feshedebileceğini, fesih halinde işverenin, “sözleşme bedelinin tamamını herhangi bir ihbara veya ihtara gerek kalmaksızın yükleniciye öder" hükmünü ihtiva ettiğini, sözleşmenin 8. Maddesinde işverenin 2021 yılı sonuna kadar 10 adet Etişleri mağazalarını yüklenici müvekkil şirkete yaptıracağını taahhüt ettiğini ve sözleşmeyi fesih etmeden başka bir yüklenici ile sözleşme yapmayacağını, sözleşme yapması yada 10 adet mağazayı müvekkile yaptırmaması durumunda müvekkile her bir şube için 100.000,00-TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini ancak bu taahhütlerine rağmen davalı şirketin, müvekkil şirketi ile imzalamış olduğu sözleşmeyi feshetmeksizin 2021 yılı içerisinde ..., ..., ... AVM, ... AVM, ... AVM ve ... AVM' de olmak üzere 6 adet etişleri mağazalarını başka yüklenicilere yaptırdığını, karşılıklı olarak imzalanmış olan sözleşmenin bu hükümlerinden kaynaklanan davalı şirket taahhütleri nedeni ile müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zararların ödenmesinin hukukun gereği olduğunu, müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların tazmini için karşılıklı olarak imzalanmış olan sözleşmenin 4.8. Maddesi (12. Fıkrası-Son fıkra) ve 4.10. İle "Devir" başlıklı madde 8' de belirtilen ceza-i şart alacaklarından (Bilirkişi raporunda belirlenecek zarar meblağına ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile) şimdilik 45.000,00-TL maddi tazminatın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 9. Maddesinde kararlaştırılmış olan döviz (Dolar) kur farkı alacağından şimdilik 5.000,00-TL' nin (Bilirkişi raporunda belirlenecek zarar meblağına ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile) temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile ücreti-i vekaletin de davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirket tarafından müvekkil şirket aleyhine, █████/2021 tarih ve ... nolu 393.376,84 TL bedelli fatura ve █████/2021 tarih ve ... nolu 444.850,56 TL bedelli fatura ihdas edildiğini ve bu e-faturaların mail yolu ile müvekkil şirkete gönderildiğini, taraflarınca sunulan Kadıköy .... Noterliği, 05.08.2021 tarih ve ... y. no.lu ihtarnamesi ile bu faturalara itiraz edilerek şüpheli şirket ile sözleşmesel bir ilişkilerinin bulunmadığını, akabinde bu faturaların, davacı tarafça önce 17.08.2021 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. no.lu, sonrasında da mükerrer olarak 20.12.2021 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. no.lu dosyasında icra takibine konu edildiğini, ilk takip süresinde itiraz ile durduğunu, sonrasındaki takipte usulsüz yapılan tebliğ sonrasında itiraz süresinin kaçırıldığını ve takibin şeklen kesinleştiğini, şeklen kesinleşen dosyaya ilişkin 13.01.2022 tarihinde İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde .... Esas sayılı menfi tespit davası açılmak zorunda kaldığını ve bu dava ve takiplerde toplam 1.182.101,00 TL teminat yatırılmak zorunda kalındığını, gerek dosyada mübrez vekaletname eki olan imza sirkülerinden, ihtarnameden gerekse ticaret sicil gazetesinden ve celbi mümkün birçok belgeden anlaşılabileceği üzere müvekkil şirketin ... TC kimlik numaralı ... ve ... TC kimlik numaralı ... tarafından müştereken kullanılan çift imza ile temsil edilebildiğini, davacı tarafın mükerrer takip yaparak gösterdiği kötü niyetini davaya sahte sözleşme sunarak ve şeklen kesinleşip menfi tespit davası açılan takip öncesinde itirazla duran takibe itirazın iptali davası açarak da gösterdiğini, sunulan sözleşmenin, müvekkil şirket yetkililerinden biri tarafından imza edilmiş bir sözleşme olmadığı gibi, davacı tarafın bu sahte sözleşmeyi sunarken dahi müvekkil şirketin müştereken çift imza ile temsil edildiği hususunu göz ardı ettiğini, sözleşmenin sahteliğine ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının iş yaptığını iddia ettiği ... AVM, ... AVM, ... Mağazası ve ... AVM' de bulunan 4 adet işyerinin müvekkil şirkete ait olmayıp franchise işletmeler olduğunu, belirtilen adreslerde gerekli araştırmalar yapıldığında müvekkil şirketin hiçbir adreste faaliyetinin olmadığının net bir şekilde ortaya çıkacağını, tüm yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle; davanın öncelikle yetkisizlik sonrasında esastan reddini talep etmiştir..
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
- Davacı şirket yetkilisi ...’ın referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve karşılaştırmalı analizlerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından inceleme konusu, “Yüklenici / Taşeron ... San. ve Tic. Ltd.Şti.” – “İşveren ... San. ve Tic.A.Ş.” adlarına düzenlenmiş, █████/2021 tarihli “Taşeron / Yüklenici Sözleşmesi” aslında ve eklerinde “... SANAYİ VE TİCARET A.Ş…” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların, davalı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığı,
- Davacı şirket yetkilisi ...’nın fotokopi iki adet belgedeki referans imzaları ile aralarında genel şekil ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerliklerin yanı sıra karşılaştırmalı analizlerde esas alınan -ve fotokopi belgelerden analizlenebilen sınırlı- kriterler itibarıyla da uygunluk ve benzerlik saptandığından; inceleme konusu, “Yüklenici / Taşeron ... San. ve Tic. Ltd.Şti.” – “İşveren ... San. ve Tic.A.Ş.” adlarına düzenlenmiş, █████/2021 tarihli “Taşeron / Yüklenici Sözleşmesi” aslında ve eklerinde “... SANAYİ VE TİCARET A.Ş…” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların, davalı şirket yetkilisi ...’nın eli ürünü olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, sözleşmeye dayalı cezai şart ve tazminat taleplerin ilişkindir.
Davacı tarafça, davalı şirket ile aralarında akdedilen █████/2021 tarihli sözleşme kapsamında inşaat işlerinin yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, bir kısım inşaat işlerinin yapıldığını, sözleşmede 10 adet iş yerinin yapımında anlaşmaya varıldığını ancak davalının bir kısım şube işlerini başka yükleniciye yaptırarak sözleşmeye aykırı davrandığını bu sebeple sözleşmede kararlaştırılan sözleşme cezai şartının ve hak ediş bedellerine ilişkin kur farkı sebebiyle uğranılan zararın davalıdan tahsili talep erilmiş, davalı tarafça ise davalı şirketin ... ve ... tarafından müştereken kullanılan çift imza ile temsil edilebildiğini, davacı ile aralarında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce taraflar arasında davacı tarafça akdedildiği belirtilen █████/2021 tarihli sözleşme aslının ve davalı şirket yetkilerinin imza örnek asıllarının celbi sağlanarak sözleşmeye davalı şirket adına atılan imza yönünden bilirkişi incelemesi yapılmış olup, düzenlenen raporda davalı şirket kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların, davalı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığı, davalı şirket yetkilisi ...’nın eli ürünü olduğu hususları tespit edilmiştir. Davaya konu sözleşme tarihi itibariyle davalı şirketin temsil edilme yetkisi durumunun ne suretle olduğu ticaret sicil gazetesi kayıtlarından mahkememizce incelenmiş ve bu kapsamda █████/.... tarihli ticaret sicil gazetesi ilanında davalı şirketin ... ve ... tarafından müştereken temsile yetkili olduğunun belirtildiği, davalı şirketin temsil edilme hususuna ilişkin █████/2023 tarihine kadar yapılan ticaret gazetesi ilanlarında şirketin müşteren temsili hususunda bir değişiklik bildirimi/ilanı yapılmadığı, █████/2023 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanında davalı şirketin ... ve ... tarafından münferiden temsile yetkili olduğu husunun belirtildiği tespit edildiğinden dava konusu sözleşme tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle davalı şirketin çift imzalı olarak müşterek temsil ile temsil edildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple, davalı şirketi temsil yetkisinin müştereken ... ve ... tarafından kullanılması gerektiği anlaşılmakla; TBK'nın 40 vd. Maddeleri kapsamında dava konusu sözleşmenin dava dışı ... tarafından yetkisiz olarak davalı şirkete izafeten imzalandığı anlaşılmıştır. Yetkisiz temsilci tarafından imzalanan ve davalı şirket tarafından onaylanmayan sözleşmenin TBK'nın 46. Maddesi gereğince davalı şirketi bağlamayacağı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ile;
2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 853,88-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 238,48-TL harcın davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!