Eski işçinin, işverene karşı kambiyo senedi kaynaklı rücu alacağı talepli itirazın iptali davasında görev ve alacağın niteliği temyiz incelemesi.
Özet: Eski bir çalışanın, işvereninin akrabasına olan borcuna kendisini baskıyla kefil gösteren bir senedi imzalayarak borcu ödemek zorunda kalmasının ardından, asıl borçlu olduğunu iddia ettiği işverene karşı başlattığı rücuen icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, senedin düzenlenme koşulları ve taraflar arasındaki ilişkileri değerlendirerek, davalının asıl borçlu olduğuna hükmedip itirazın kısmen iptali ile icra inkar tazminatına karar vermiş, davalı vekili ise iş mahkemesinin görevsizliği ve kendi müvekkilinin kefil olduğu iddiasıyla bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 4. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlunun eski çalışanı olduğunu, davalının müvekkiline ücret bordrolarını imzalatırken arasına eklediği boş senedi de imzalattığını, imzalatılan senetin 60.000,00 TL bedelli olup davalının akrabası Y.D'nin alacaklı, müvekkilinin kefil, davalının ise borçlu olarak gösterildiğini, dava dışı Y.D. tarafından iş bu senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyasında hem kefil gösterilen müvekkili hakkında hem de borçlu gösterilen davalı hakkında icra takibi başlatıldığını; ancak başlatılan icra takibine davalının kimlik numarası eklenmediğini ve aslında davalı hakkında icra takip dosyasında hiç bir işlem yapılmadığını, söz konusu takip dolayısıyla müvekkilinin mal varlıklarının haczedildiğini, icra mahkemesinde imzaya itiraz davası açılmış ise de senet altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunun kesinleştiğini, ardından müvekkili tarafından menfi tespit davası açılmış ise de yargılama devam ederken mal varlığının satışına geçilmesi nedeniyle borcun tamamının müvekkili tarafından icra dairesine yatırıldığını ve açılan menfi tespit davasının da istirdat davasına çevrilmesinin talep edildiğini, kefil sıfatı ile dosya borcunu kapatan müvekkilinin, senet aslını ve rücu belgesini icra dairesinden alarak asıl borçlu olan davalı hakkında işbu davaya konu ilamsız icra takibini başlattığını, davalının rücuen başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, senedin asıl borçlusunun davalı olduğunu ileri sürerek Antalya İcra Müdürlüğünün ███████████ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının nakde sıkışması sebebiyle müvekkiline ödünç para talebinde bulunduğunu, müvekkilinin o dönem ödünç verecek durumu olmaması sebebiyle davacının dava dışı Y.D'den borç para alması konusunda kendisine yardım etmesini müvekkilinden talep ettiğini, dava dışı Y.D'nin ancak müvekkilinin kefil olması durumunda ödünç verebileceğini beyan etmesi üzerine taraflar arasında ödünç verilen miktarlı icra takibine konu kambiyo senedi düzenlenerek vade tarihinde ödenmek üzere verildiğini, senedin zamanında ödenmemesi üzerine dava dışı Y.D. tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın ödünç aldığı parayı icra zoruyla ödediğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, aksinin kabulü hâlinde dahi alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hak kazanılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen senette hem davacının hem davalının borçlu gösterildiği, kefilliğe ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, işverenin 04.08.2017 tarihinde işçisine 60.000,00 TL borcu için kefil olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı görüldüğü, davalı ile senet alacaklısı görünen Y.D'nin akrabalığı, bono senedi sunulsa bile işverenin işçisinden alacaklı olduğunu ispat etmek zorunda olması hususları dikkate alınarak davacının iddiasının doğru olduğu kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesinin ███████████ Esas sayılı takip dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 102.959,04 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Somut uyuşmazlık bakımından iş mahkemesinin görevsiz olduğunu, zira kambiyo senedindeki alacaklı taraf ile davacı işçi arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını,2. Kambiyo senedi alacaklısı olarak görülen dava dışı Y.D'nin müvekkilinin kefil olması şartıyla davacı işçiye borç verdiğini, bunun karşılığında 60.000,00 TL'lik senedin düzenlendiğini, davacı tarafın borcunu ödememesi sebebiyle davacı hakkında dava dışı Y.D. tarafından takip başlatıldığını, davacı tarafça açılan menfi tespit davasında da davanın reddine karar verildiğini, iç ilişkide müvekkilinin herhangi bir ödeme borcunun bulunmadığını,3. İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, varsayıma dayandığını,4. Davacı tarafından Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı yargılaması kapsamında da dava dışı Y.D'ye ödenen bedelin istirdadının talep edildiğini, işbu davanın mükerrer nitelik taşıması nedeniyle de davacının hukuki yararının bulunmadığını,5. Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı işçi tarafından rücuen başlatılan Antalya İcra Müdürlüğünün ███████████ Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta davacı vekilince; davalı borçlunun eski çalışanı olduğu, davalının müvekkiline ücret bordrolarını imzalatırken arasına eklediği boş senedi de imzalattığı, imzalatılan senedin 60.000,00 TL bedelli olup davalının akrabası Y.D'nin alacaklı, müvekkilinin kefil, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, dava dışı Y.D. tarafından işbu senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması üzerine borcun tamamının müvekkili tarafından icra dairesine yatırıldığı, davalı aleyhine başlatılan işbu davaya konu takibin söz konusu bedelin rücuen davalıdan tahsiline ilişkin olduğu ileri sürülmüştür. Davalı tarafça; kambiyo senedi alacaklısı olarak görülen dava dışı Y.D'nin müvekkilinin kefil olması şartıyla davacı işçiye borç verdiğini, bunun karşılığında 60.000,00 TL'lik senet düzenlendiğini, davacı tarafın borcunu ödememesi sebebiyle davacı hakkında dava dışı Y.D. tarafından takip başlatıldığını ve ödemenin asıl borçlu olan davacı tarafından yapılması nedeniyle tarafları aleyhine başlatılan takibin haksız olduğu savunulmuştur.Dava dışı Y.D. tarafından takibe konu edilen 60.000,00 TL'lik kambiyo senedi incelendiğinde; alacaklısının dava dışı Y.D., borçluların davacı ile davalı oldukları; düzenlenme tarihinin 04.08.2017, ödeme tarihinin 16.06.2018 olduğu anlaşılmaktadır.Diğer yandan, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre işbu dava açılmazdan evvel 18.08.2020 tarihinde Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde davacı tarafça davalı ve dava dışı Y.D. aleyhine senedin davalı nezdinde çalışmakta iken ücret bordroları arasında kötüniyetle imzalattırıldığı, dava dışı Y.D'yi tanımadığı ve bahse konu kişiden borç almadığını ileri sürerek menfi tespit davası açıldığı, takip borcunun tarafınca ödenmesi sebebiyle istirdat talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile; davalı bakımından; istirdat talebinin borçlu tarafından ödemeyi alan alacaklı tarafa karşı açılan bir dava olması nazara alınarak davalının takipte alacaklı sıfatının bulunmaması nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; Y.D. bakımından açılan dava yönünden ise yapılan incelemelerde senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, kambiyo senedi niteliğinde ve sebepten mücerret olan bonolara karşı borçlu bulunmadığının yazılı delillerle ispatı gerekmekte ise de senedin davacıya hile ile imzalattırıldığı iddiasının tanıkla ispatı mümkün olması nedeniyle davacı tanığı adına davetiye çıkartıldığı, bildirilen adrese yapılan tebligatın iade döndüğü, bu kez davacı vekiline tanığını hazır etmek için ihtaratlı süre verildiği, tanık hazır edilmediğinden dinlenmekten vazgeçildiği; davacı tarafın senedin hile ile imzalattırıldığı iddiasını ispatlar başkaca bir delil sunulmadığı, sunulan ses kaydının iddiayı ispatlar hukuki nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce 17.10.2025 tarihli yazı ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin Mahkemesinden sorularak kesinleşmesi hâlinde kesinleşme şerhi dâhil ilgili tüm evrakın temini talep edilmiş olup Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden gelen yazı cevaplarında söz konusu dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ███████ Esas sırasına kaydedildiği, henüz istinaf incelemesinden dönmemiş olduğu belirtilmiştir. Söz konusu dosyada ileri sürülen iddia ve savunmalar ile yapılan inceleme dikkate alındığında; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi işbu davayı da etkileyeceğinden belirtilen davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.