8. Ceza Dairesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetlere yönelik istinaf reddi kararlarının temyiz yoluyla delil yetersizliği iddiaları kapsamında incelenmesi.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz talepleri üzerine yapılan incelemede, sanıkların istihbari bilgilerle tespit edilen fiziki takipleri, üzerlerinde ve ikametlerinde ele geçirilen sentetik kannobinoid maddeleri, tanık beyanları ve sanıkların uyuşturucu madde aldıklarına ya da ticareti yaptıklarına dair kendi ifadeleri gibi somut ve yeterli delillerin mevcut olduğu; bu deliller ışığında ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararlarının ve istinaf başvurularının reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Red - OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıMersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2022 arihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 192/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188/3,4-a,43 maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAdana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup madde satmadığına yöneliktir.2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil olmadığına, sanığın ... isimli kişiye uyuşturucu madde vermediğine, ...'in mahkeme huzurunda dinlenmesi gerektiğine, sanığın kullanıcı tanık ... .'ye uyuşturucu madde vermediğine, ... .'nin duruşmada alınan ifadesiyle bunun sabit olduğuna, sanığın kullanıcı tanık ... .'ya uyuşturucu madde satmadığına bu hususun da tanık ifadeleriyle sabit olduğuna, uyuşturucu madde üzerine sanığın parmak izine rastlanılmadığına yöneliktir.3. Sanık ...'in temyiz istemi, uyuşturucu maddeleri kendisine ait olmadığına, uyuşturucu maddelerin temyiz dışı sanık ...'e ait olduğuna, bunun polis tutanağıyla sabit olduğuna, uyuşturucu madde aldığı kişinin adını ...'in yönlendirmesiyle verdiğine, ...'in ifadelerde kendisini yönlendirdiğine ve ifadesinin veremediğine yöneliktir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, 09.03.2021 tarihinde temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ...'nun boş arazide uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbarati bilgiler elde edilmesi üzerine yapılan fiziki takipte sanık ...'ın temyiz dışı sanıkların yanına gittiği ve aralarında bir şeyler alıp verildiğinin görüldüğü, sanık ...'ın şahısların yanından ayrıldıktan sonra polisler tarafından durdurulduğunda üzerinde sentetik kannobinoid maddesi ele geçtiği, temyiz dışı sanıkların bulunduğu yerde de sentetik kannobinoid maddesi ele geçtiği, sanık ...'in ilk ifadesinde temyiz dışı sanıklardan uyuşturucu madde aldığını beyan etmesi üzerine temyiz dışı sanıklar hakkında dava açıldığı, temyiz dışı sanıkların suçlamayı hiç bir aşamada kabul etmedikleri ve kendilerinin ...'dan madde aldıklarını beyan ettikleri, sanık ...'ın mahkemede alınan ifadesinde, sanıkların yanına uyuşturucu madde kullanmak için geldiğini fakat gitmesi gerektiğinden kendisinde bulunan maddeyi temyiz dışı sanıklara bırakarak olay yerinde ayrıldığını beyan ederek ikrarda bulunmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak,31.05.2021 tarihinde sanık ...'in ikametinde uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine söz konusu yerde fiziki takibe başlandığı, bir süre sonra kullanıcı tanık ... .'nın sanığın bulunduğu ikamete girdiği, taraflar arasında evin avlusunda bir şeyler alıp verildiğinin görüldüğü, kullanıcı tanık ... .'nın evden ayrılmasına mütakip durdurulduğunda üzerinde bulunan 3 adet pregabalin etken maddesi içeren hapı teslim ederek söz konusu hapları sanık ...'ten aldığını beyan ettiği, 15.07.2021 tarihinde sanık ...'in ikametinde uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine söz konusu yerde fiziki takibe başlandığı, kullanıcı tanık ... .'nin sanığın ikametinden çıktığının görülmesi üzerine durdurulduğunda sigara içerisinde tütün ile karışık sentetik kannobinod maddesi ele geçtiği, kullanıcı tanık ... .'nin alınan ifadesinde sanıktan para vermeden uyuşturucu madde aldığını ve bunu kullandığını beyan ettiği, sanığın evinde yapılan aramada ise net 34 gram ve net 225 gram ağırlığında sentetik kannobinoid maddeleri ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak;Sanık ...'in 31.05.2021 tarihli eyleminden sonra yakalanıp 03.07.2021 tarihinde sorgusu yapılarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, dolayısıyla hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere 15.07.2021 tarihli eylemi gerçekleştirmiş olması karşısında; sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Sanık ...'in temyiz dilekçesinin gerekçeli olduğu belirlenmiş olup, tebliğnamede yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; olay tutanakları, uzmanlık raporu, sanıkların savunmaları, tutanak mümzi ifadeleri, Adli Tıp Kurumu Raporu ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerledirildiğinde; sanık ...'ın temyiz dışı sanıklara uyuşturucu madde verdiğine ve suçun etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığının belirlendiği, sanık ...'in kullanıcı tanıklar ... . ve ... .'ye uyuşturucu madde vermesi nedeniyle suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiş olup, sanıkların müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanıkların müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI GÖRÜŞZincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.31.05.20 21... .07.2021 tarihli eylemlerde sanık ...'in kullanıcı tanıklara uyuşturucu madde vermek suretiyle, yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olaylarda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve her yakalama ve ifade alma işleminden sonra da suç işleme iradesini devam ettirdiğinin anlaşılmış olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin ise varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın ilk eyleminden sonra adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra, ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının açıkça anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ise ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Nitekim Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 04.11.2025