İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası kaynaklı cismani zarar maddi tazminat davasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, 18.06.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak bedensel bütünlüğü ihlal edilen davacının, kazaya karışan motosikletin sigortacısı olan davalıdan kusursuz olduğu iddiasıyla maddi tazminat talep etmesine ilişkindir; davalı sigorta şirketi ise davanın hukuki yarar yokluğundan veya usulden reddini, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin SGKya yöneltilmesi gerektiğini, maluliyetin Adli Tıp Kurumunca belirlenmesini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve farklı hesaplama esasları uygulanmasını savunarak itirazlarda bulunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; “18.06.2021 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet ile Dadallı mahallesi Dadallı yolunu takiben Dadallı mezarlığı civarına geldiği sırada, davacı müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasının meydana gelmesinde motosiklette yolcu konumunda bulunan davacı müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan araçların davalı sigorta şirketi tarafından sigorta edildiğini” belirterek; müvekkili ...’ın yaralanması sebebiyle maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davaya konu kaza ile ilgili olarak poliçe limitleri kapsamının belli olmadığını, bu nedenle davacının belirsiz alacak olarak işbu davayı açmasında hukuki yararın mevcut olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin sosyal güvenlik kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, davanın SGK Başkanlığına ihbarını talep ettiklerini, daha önce trafik kazalarından doğan tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin sigorta şirketleri tarafından karşılanmakta iken, değişiklikten sonra bu giderlerin SGK tarafından karşılanacağının açıkça belirtildiğini, iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, Davacı maluliyetinin tespitine ilişkin süresiz sağlık kurul raporunun temin edilmemiş olduğunu, davalı müvekkil şirkete süresiz rapor verilememiş olduğunu, iş bu raporların dikkate alınmasının haksız ve hukuka aykırı olacağını, talep edilen tazminatı kabul etmediklerini, iddia edilen maddi zarar konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, öte yandan talep edilen/ edilecek olan tazminat miktarının fahiş olduğunu, davayı kabul anlamında olmamak üzere; davacının gerçek zararının tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, 1365 iskonto oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde ve oransal olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının gelirinin vergi ve SGK kayıtları ile ispatlanması ve SGK ödemesi varsa araştırılması gerektiğini, tazminat taleplerini kabul manasına gelmemekle birlikte; müvekkili sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin dava tarihi olduğunu, öte yandan uygulanacak faizin ise yasal faiz olduğunu, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, Davanın SGK'ya ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini saygı ile vekaleten talep etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. ██████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal ilamı)Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.Mahkemece yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır.Adli Tıp Kurumu'nun düzenlediği █████/2023 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, █████/1998 doğumlu, ...’ın █████/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2024 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle;1) Trafik kazasına karışan... plakalı motosiklet sürücüsü ...’ın olayda % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusuru olduğu,2) Trafik kazasına karışan ... plakalı motosikleti kullanan ...’ninolayda % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusuru olduğu,3) Trafik kazasına karışan ... plakalı motosiklet üzerinde yolcu konumunda bulunanve kaza sırasında yaralanan davacı ...’ın kusurunun olmadığı,4) Her iki aracın davalı tarafından sigortalanmış olduğu esasına göre; davalının toplam %100kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...’ın; a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 11.303,60 TL. olduğu,b)Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekliiş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı,c)Adli Tıp Kurumu tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcıgideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, d)Davacının maddi zararı poliçe limitleri içinde kaldığı,e)Dosya münderecatına göre en erken temerrüt tarihinin 24.08.2021 olarak belirlendiği,f)Her iki aracından kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle avans faizi talebine ilişkintakdirin Mahkememize ait olduğu, kanaat ve sonucuna varılmıştır.Adli Tıp Kurumu'nun düzenlediği █████/2024 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; ... oğlu, 1998 doğumlu ...’ın █████/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, A- █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Sorunlar, Şekil 2.10’a göre %1, Şekil 2.11’e göre %1, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %2 olup Tablo 2.3’e göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu, B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, C- Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Aktüerya(İş göremezlik/Destekten yoksun kalma) bilirkişisi ...'ın █████/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere18.06.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının toplam %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın;a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 11.303,60 TL,b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %1 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 129.796,05 TL. olduğu, toplamının 141.099,65 TL,c)Adli Tıp Kurumu tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcıgideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı,d)Davacının maddi zararının poliçe limitleri içinde kaldığı,e)Dosya münderecatına göre en erken temerrüt tarihinin 24.08.2021 olarak belirlendiği,f)Her iki aracında kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; 155.000,00- TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan (teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, işbu dava ikame edilirken 5.000,00-TL olarak belirtilen geçici iş göremezlik tazminat bedelini 6.303,60-TL artırmak suretiyle toplam 11.303,60-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan (teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, 100,00-TL bakıcı gideri tazminat bedelini kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan (teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, işbu hmk 107/2 uyarınca talep artırım dilekçemizin davalıya tebliğ edilmesi ile haklı davanın kabulüne, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde, █████/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının yolcu konumunda olduğu, davalının sigortalısının kazaya neden olduğu iddiasıyla maddi tazminat talep edildiği, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, mahkememizce aldırılan █████/2023 tarihli atk raporu ile davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının belirtildiği, dosya arasında bulunan ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalından alınan maluliyet raporunda sürekli iş göremezliğin %8 olarak belirtilmesi sebebiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK üst kurulundan rapor aldırıldığı, denetime açık ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen █████/2024 tarihli ATK ikinci üst kurulu raporu ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bakım ihtiyacının bulunmadığının tespit edildiği, buna göre davacının bakıcı ihtiyacına ilişkin talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden belirlenen maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının yolcu konumunda olması sebebiyle kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğu, TBK 61. Maddesi gereğince davalının davacıya karşı müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının gelirine göre aktüer hesabının yapıldığı, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, davacı, davasını belirsiz alacak davası olarak açtığından dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 129.796,05 TL sürekli iş göremezlik ve 11.303,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 141.099,65 -TL maddi tazminatının dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine2-Karar ve ilam harcı 9.638,51-TL nin peşin alınan 1.162,23-TL den düşümü ile kalan 8.476,28-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 1.242,93-TL peşin, başvuru ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin kabul edilen miktarı oranlanarak takdiren 237,20-TL'nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 1.322,80-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 24.614,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 20.871,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 25.303,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır