İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kazı çalışmasıyla davacı şirketin yeraltı kablolarına verilen zararın tazmini davasında bilirkişi raporunun değerlendirilmesi.
Özet: Davacı şirket, davalının kazı çalışmaları sırasında yer altı kablolarına verdiği hasar nedeniyle 2.400,38 TL maddi zarar oluştuğunu ileri sürerek faiziyle tahsilini talep etmiş; davalı ise belirtilen adres ve tarihlerde herhangi bir kazı yapmadığını ve zarardan sorumlu olmadığını savunmuştur; ancak mahkemenin belediyeden aldığı bilgi ve bilirkişi raporu sonucunda, davalının olay yerinde çalışma yaptığı, kazı izninin tarihlerinin belirsizliğiyle birlikte davacının kablolarının zarar gördüğü ve davalının 2.400,38 TL tutarındaki bu zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ adresinde ---- ekipleri tarafından yapılan kazı çalışması esnasında müvekkili şirkete ait kablolarına ve yer altı güzergahına hasar verilmiş olup, hasara ait fotoğrafların dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, hasarın ardından, müvekkili şirketin teknik elemanlarınca durum tutanakla tespit edilmiş, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış olup, hasara ilişkin “Hasar Tespit Tutanağı” dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, hasar tespit tutanağında imzası bulunanların tanık olarak dinlenmesi talep ettiklerini, müvekkili şirketin malzeme gideri ve işçilik gideri olmak üzere toplam 2.400,38 TL zarara uğratıldığını, hasar nedeniyle oluşan zararı gösterir “Hasar Keşif Tutarı Formu” dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama ile sonuçlandığını beyanla 2.400,38 TL tutarındaki alacaklarının, hasar tarihi olan 12.04.2023 tarihinden itibaren başlayan T.C. ------ Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal düzenleme doğrultusunda, elektrik dağıtım tesislerinin bakım - onarımları ile mevzuatta belirtilen standartları karşılar niteliği haiz olarak işler halde tutulmaları için gerekli tüm iş ve işlemlerin, dağıtım varlıklarının maliki olan -------kararları ve yatırım programı dahilinde, işin niteliğine ve elektrik dağıtım şirketinin uzmanlık sahasında bulunup bulunmadığına göre doğrudan müvekkili davalı şirket tarafından yerine getirilebildiği gibi, ihale makamı sıfatıyla müvekkili davalı şirket ile sözleşme imzalayarak işi üstlenen yükleniciler eliyle de yerine getirilebilmekte olduğunu, davacı tarafından hasar adresi olarak bildirilen adres ve tarihler ile ilgili müvekkili davalı şirketin kayıtları incelenmiş olup bu inceleme neticesinde; davacı tarafından iddia edilen tarih ve adreslerde müvekkili davalı şirket tarafından bir kazı çalışması yapılmadığının tespit edildiğini, eldeki davaya konu hasar tarihleri ve adreslerinde yüklenici tarafından da gerçekleştirilen bir çalışmaya dair kayıt bulunmadığını, davacı tarafından da davaya konu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak tanzim edilen tutanaklara taraflarınca itiraz edilmekte olduğunu, bahse konu hasarın, müvekkili şirketle ilişkilendirilebilecek gerçek veya tüzel 3. Kişi tarafından meydana getirildiğinin tespiti halinde bu zararı meydana getiren şahıs / şirketlere karşı rücu hakkının saklı tutulmakta olduğunu, tüm bu hususların yanında ve davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davaya konu hasarlardan doğrudan ya da dolaylı olarak müvekkili davalı şirketin sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi; zararın davacı tesislerinin mevzuata uygun olarak konumlandırılmamış olmasından kaynaklanmış olup olmadığı dosya kapsamında gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile açığa çıkartılmalı ve davacının yer altındaki tesislerini mevzuata uygun olarak konumlandırmamış olması halinde davacının ağır kusurunun illiyet bağını kopardığı, aksi kabul halinde ise davaya konu hasarlar bakımından davacının karşılıklı kusurlu bulunduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
----- Belediyesine müzekkere yazılarak-----kazı çalışması yapmak üzere izin başvurusu olup olmadığı, var ise izin belgelerinin bir örneğinin mahkememize gönderilmesinin istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen Altyapı Kazı Ruhsat Formunda davalı tarafından elektrik kesintisi sebebiyle dava konusu mahalde çalışma yapmak üzere izin alındığı , formda davalının hangi tarihler arası çalışma yapması için ruhsat verildiğinin belirtilmediği görülmüştür.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; '' Kazının 12.04.2023 tarihinde yapıldığı, Oysa ki Alt yapı kazı ruhsatının 05.04.2023 tarihinde talepte bulunulmasına rağmen hangi tarihler arasında kazı izninin belirtilmediğinden işbu adrese ilişkin Altyapı Kazı Ruhsatı alınmadığı tespitleriyle; davacının sunmuş olduğu olay yeri fotoğraflarında ---- ait kablo hatları olduğu tespitleriyle, Davalı ------ kurumunun dava konusu adreste çalışma yaptığı ve dava konusu hasarın meydana gelmesinden sorumlu olduğu ,12.04.2023 tarihli Hasar Tespit Tutanağına konu 663,13 TL Telekom malzeme gideri , 272,75 TL malzeme gideri, 1.461,50 TL işçilik gideri olmak üzere toplamda 2.400,38 TL zararın kadri maruf olduğu'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Dosya kapsamına göre , davalı ----- alt yapı çalışması yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek tutanak içeriği ile sabit olduğu üzere davacı alt yapısındaki tesisatlara hasar verdiği, haksız fiil sorumluluğuna dayanan hasarın davalının sorumluluğunda olduğu kanaatine varılmıştır. Somut olayda davacı, alt yapı tesisatına zarar verildiği iddiası ile hasara ilişkin hem malzeme hem de işçilik bedelinin tazminini talep etmekte ise de hasarın onarımında kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir. Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyecektir. Neticeten haksız fiil sorumluluğuna dayanan bu hasarın 935,88 TL malzeme giderinden davalının sorumlu olduğu, işçilik bedeli yönünde davacının talepte bulunamayacağı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 935,88 TL malzeme gideri alacağının █████/2023 hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 63,92-TL harcın, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu hazineye gelir kaydına, bakiye 551,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan harçtan mahsup edilen 63,92 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 935,88-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 1.464,50-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 7.977,50-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 3.110,33-TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 1.793,48-TL'sinin davalıdan, 2.806,52-TL'sinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!