İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının ticari satıştan kaynaklanan 1.062.399,06 TL cari hesap alacağına ilişkin itirazın iptali davasında alacağın mutabakat metni ve bilirkişi raporuyla ispatı.
Özet: Davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkeme, davacının sunduğu 04/02/2025 tarihli mutabakat metni ve bilirkişi raporu ile davalıdan 1.062.399,06 TL alacaklı olduğunu kesin olarak ispatlaması, davalının e-faturalara ve mutabakat metnine itiraz etmemesi gerekçesiyle, davalının haksız itirazının iptaline ve icra takibinin devamına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 12. İcra...Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... Ltd. Şti. aleyhine cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alınarak borçlunun mal varlığına ihtiyati haciz işlendiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle, davanın kabulüne davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, takip öncesi işlemiş faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalıya dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk dosyası, cari hesap dökümü, █████/2025 tarihli mutabakat metni, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir.
Smmm - Bağımsız Denetçi ... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "...
Tüm dosya kapsamı ve davacının sunmuş olduğu 2024 ve 2025 yıllarına ait yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; - Davacının 07.03.2025 takip tarihi itibariyle davalıdan 1.062.399,06 TL alacağının bulunduğu, - dosya kapsamına sunulan mutabakat metninde; davalının davacıya bu tutar kadar borçlu olduğunu kabul ettiği ve tarafların borç tutarında mutabık oldukları kanaatine varılmıştır ...'' tespit edilmiştir.
Dava, ticari satım sözleşmesi uyarınca açık hesap usulü işleyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde; davacının takip alacaklısı davalının takip borçlusu olduğu, davacının 1.062.399,06 TL cari hesap alacağı için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalı tarafından süresi içinde icra takibine itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı, 2004 s. İİK m.67/1 uyarınca itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmakla, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı, cari hesap sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından davacı tarafından ileri sürülen vakıayı inkar eden konumundadır. (HMK 128)
Ticari satım ilişkisi kapsamında davacının sattığı ürünlerine yönelik olarak faturalar düzenlendiği, dosya kapsamında bulunan ve dava dilekçesi ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı ve faturaları davacı tarafa iade de etmediği, bu itibarla taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı sabit görülmüş, davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiği kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa takip tarihi itibariyle alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı, vakıa kapsamında delil olarak █████/2025 tarihli yazılı mutabakat metnine dayanmıştır.
█████/2025 tarihli mutabakat metni incelendiğinde; davalı, cari hesabı uyarınca davacı şirkete 1.062.399,06 TL borçlu olduklarını kabul etmiş, her iki şirket kayıtlarında yer alan 1.062.399,06 TL alacak tutarı yönünden karşılıklı mutabık olduklarını bildirmiştir.
Bu çerçevede, davacı, takip tarihi itibariyle davalıdan 1.062.399,06 TL alacaklı olduğunu yazılı ve kesin delillerle ispat etmiştir.
Davalının icra aşamasında ve yargılama sürecinde █████/2025 tarihli yazılı mutabakat metnine herhangi bir itirazının olmadığı, mutabakat metnini inkar edilmediği açıktır.
O halde, 6100 s. HMK 200.vd.maddeleri uyarınca davacının █████/2025 tarihli yazılı mutabakat metni uyarınca alacağın varlığını ve miktarı ispatladığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, tahkikat eksikliği olmaması bakımından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yapılmıştır.
Alacak miktarının tespiti ve takip tarihi itibariyle tarafların alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, HMK 222. maddesi hükmü uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda mazerete yönelik açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirilmiştir. Bu hususta ticari defterlerin ibrazına yönelik meşruhatlı davetiye davalı şirkete e-tebligat yoluyla █████/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak, davalıya yeterli süre ve imkanın tanınması ve meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi inceleme gününde herhangi bir mazeret beyanında dahi bulunmadığı, açıklanan nedenlerle HMK' nın 222. maddesi gözetilerek davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 222/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.
Nitekim, mali bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, davacının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı lehine delil olma niteliğini taşıdığı, ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.062.399,06 TL alacaklı olduğu, davacı defterinde cari hesap alacağının davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı, hasılı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.062.399,06 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Mali bilirkişinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Esasen, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında, davacının açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle davalı taraftan takip tarihi itibariyle █████/2025 tarihli yazılı mutabakat metni ile ticari defter ve belgeler uyarınca 1.062.399,06 TL alacaklı olduğu ispatlanmış olduğundan, mahkememizce hükme esas alınan █████/2025 tarihli mali bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davalının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması ve likit bir alacak olması ile 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 1.062.399,06 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 72.572,47 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40 TL.nin ve 17.527,72 TL eksik peşin harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 54.429,35 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 615,40 TL peşin harç, 17.527,72 TL eksik peşin harç, 95,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 27.238,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 165.359,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı
█████/2026
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!