İzmir Ticaret Mahkemesinde, şirket müdürünün güveni kötüye kullanma iddialarını içeren, ceza beraati ve ticari defterlerin ibraz edilememesi nedeniyle zorlaşan tazminat davası.
Özet: Davacı, şirket ortağının yetkisiz işlemlerle şirket paralarını zimmetine geçirmesi, kendisini ve şirketi zarara uğratması ile şirkete verdiği borçların ödenmemesi iddialarıyla tazminat talep etmiş; davalılar iddiaları reddederken, ortağın beraat ettiği bir ceza davası bulunmasına karşın, davanın esası için kritik olan ticari defterlerin taraflarca eksiksiz ibraz edilmemesi veya muhasebeci nezdinde incelemeye sunulmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin tamamlanamadığı ve denetime elverişli bir rapor düzenlenemediği belirlenmiştir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davacının davalı şirket ortaklığına diğer davalı ...'in önerisiyle katıldığını, şirket müdürü olarak davalı... ve davacının müşterek imza ile temsile yetkili olmak üzere atandıklarını ancak davalı...'in tek başına gerek bankalarda ve gerekse üçüncü kişiler nezdinde işlemler yaparak şirket paralarını kendisine mal ettiğini, böylelikle davacıyı ve şirketi zarara uğrattığını, davacının davalı şirkete borç verdiği paraların ödenmediğini ileri sürerek davalı ...'nin yaptığı fiktif işlemler nedeniyle şirkete verdiği zarardan dolayı davacının hissesine isabet eden miktarın tespiti ile şimdilik 5.000,00-TL'nin davalı Fahriyeden alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı şirkete borç olarak verdiği 55.000,00-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalı şirketten tahsiline, yine davalı ...'nin şirketten hususi aldığı paralar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00-TL'nin alındığı günden itibaren avans faiziyle davalı ...'den alınarak davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde, iddiaların doğru olmadığını,...'nin yaptığı usulsüz işlem bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, soruşturma evrakları, ceza dosyası getirtilerek incelenmiş, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur.
İzmir... ASCM'nin... Esas... Karar sayılı ve 15.10.2024 tarihli kararının incelenmesinden, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma neticesinde █████/2023 tarih ve ... esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında müştekiye yönelik... Olunan Mal Üzerinde Hırsızlık suçundan dolayı Türk Ceza Kanunu ... maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilerek basit yargılama usulü olarak İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi... esasına kaydının yapıldığı, tebliğ aşamasından sonra yapılan incelemede, sanık üzerine atılı suçun ...mad. düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu oluşturulabileceği ilgili suçun basit yargılama usulüne tabi bulunmadığı anlaşıldığından basit yargılama usulünden vazgeçilerek genel hükümlere göre yargılama yapılarak dosyanın ...Asliye Ceza Mahkemesinin...esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda, sanık ...'ın üzerine atılı suçun, sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle ...maddesi gereğince beraatına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek, 10.03.2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamı, savcılık soruşturma evrakı kapsamı ve soruşturma kapsamında alınan rapor değerlendirilerek dava konusu her bir iddia nedeniyle davacının davalı şirketten ve davalı gerçek şahıstan alacaklı olup olmadığı ayrıca davalının dava şirketi uğrattığı zarar bulunup bulunmadığı varsa miktarı konusunda bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Serbest Muhasebeci Yeminli Mali Müşavir bilirkişi ... ile bankacı bilirkişi ... 'in sunduğu 12.08.2021 tarihli raporlarında, tarafların bazı iddialarını doğrulayan belgelerin dosyaya sunulduğu görülmekle birlikte pek çok iddianın doğruluğunun tespiti için yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı dolayısıyla davalı şirketin ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri incelenmeden bilirkişi heyetimizin mesleki bilgileri dahilinde hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor düzenleyebilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekiline davalı şirketin kendilerinde bulunan tüm ticari defter ve kayıtlarını sunmaları konusunda iki haftalık kesin süre verilmiş,
Davalı şirketin defterlerinin muhasebecide olduğu ve davalı şirketin muhasebecisi olduğu belirtilen ...'in ofisinde davalı şirket defterleri üzerinde bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ... ve...'in sunduğu 02.02.2022 havale tarihli ek raporda, davalı vekilince defterlerin davacı uhdesinde bulunduğunun, davacı tarafça da defterlerin şirketin muhasebecisinde olduğunun bildirildiğini, gerek davacı vekilinin... ile aranarak muhasebeciye gidilmesi konusunda görüşüldüğü halde davacı tarafından her hangi bir dönüş olmadığı, muhasebecinin ... kullanılmadığı, davacı tarafından geri dönüş olmadığı gibi defter ibrazında da bulunulmadığı, dosyaya sunulu davacı şirketin ticari defterlerinden dava konusu ile ilgili sağlıklı ve denetime elverişli bir tespitin yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Davalı şirketin defterleri ibraz edilmediğinden, muhasebecisi olduğu belirtilen ...'in ofisinde incelenmesi istenmiş ancak, bilirkişilerin muhasebecinin ofisinde davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapması gerekirken sadece ... ulaşmaya çalıştıkları bu adrese giderek inceleme konusunda çaba içerisine girmedikleri dikkate alınarak, bilirkişilerin muhasebeci ...'in ofisinde inceleme yapması konusunda yeniden inceleme günü verilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... 09.09.2022 tarihli ikinci ek raporlarında, şirket ortağı ...'in 06.02.2017 tarihinde ...50.000,00 TL ödeme yaptığı ve şirketten 50.000 TL. alacaklı olduğu, ...alacağın kasadan ödendiği kaydı ile kapatıldığı, şirket ortağı ...'in şirketin 500.000 TL sermeyesinin 250.000 TL payla ortağı olduğu, dolayısıyla 2017 ve 2018 yılları sonunda şirket ortağı ...'in sermaye haricinde şirkette her hangi bir alacak/borç bakiyesinin olmadığı, dava dosyasında adı geçen; ..., ..., ..., ..., ...,... ve... ile ilgili davalı şirket defterlerinde her hangi bir kaydın olmadığı,...'nın ise davacının sunmuş dosya içindeki bordro ve ... belgelerine göre davalı şirketin 13.07.2011 tarihinden itibaren...'lı personeli olduğu fakat davalı şirketin defterlerinde personeller ayrı ayrı kaydedilmediğinden borç alacak durumun belli olmadığı belirtilmiştir.
Davalı vekiline bilirkişi raporunda kendisine para gönderilen...'ın kim olduğunu açıklamak ve kendisine para gönderilen bilirkişi raporunda yer alan şahısların gönderilen paraların her bir gönderi itibariyle ne için gönderildiğini açıklamak ve varsa buna ilişkin belgeleri sunmak üzere süre verilmiş, davalı vekilince açıklama sunulduktan sonra dosyanın bilirkişilere tevdi ile söz konusu belgeler ve açıklamada değerlendirilerek dava dilekçesinde ortaya konulan her bir konu ve talep itibariyle davalılardan talep edilebilecek tutar olup olmadığı varsa miktarı konusunda ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler ...ve ...03.05.2023 tarihli üçüncü ek raporlarında, hesap ekstreleri ve kredi kartından yapılan nakit çekimlerin şirket adına ait işlemler olduğu belirtilmiş isede, bu konuda herhangi bir belge sunulmadığından, bu tutarların şirket adına yapılan harcamalar olduğunun tespitinin mümkün bulunmadığı, ayrıca önceki ek rapordaki tespitlerde değişikliği gerektirecek bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi ile daha önce İzmir C.Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ve ceza yargılaması sırasında aldırılan bilirkişi raporları da bir arada değerlendirilerek şirkete ait kredi kartı dökümleri de tek tek irdelenerek şirket ile ilgili olmayan harcama kalemlerinin tespiti, şirket hesaplarından dava dışı kişilere gönderilen paraların ayrı ayrı tespiti ile yine adı geçen kişiler tarafından şirket hesaplarına iade olunan tutarlar sonrası şirketten... kişilere gönderilen paralar ve dönüşü akıbetinin ne olduğu, davalının ayrıca şirket yetkilisi olduğu dönemde şirket adına çekilen kredinin şirket hesaplarına girip girmediği, çıktı ise çıkışının ne şekilde yapıldığı, davacının şirkete borç olarak verdiği bir tutarın bulunup bulunmadığı, talep tarihi itibari ile davalı şirkette kar payı dağıtılması koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşuyor ise dağıtılacak ve davacı hissesine isabet edecek kar payının neden ibaret olacağı, daha öncesinde kar payı dağıtımı yapılıp yapılmadığı, davalının şirkete borç verip vermediği, hususları da ayrı ayrı irdelenerek netice itibari ile davalının şirket yetkilisi olduğu dönemde usulsüz eylem ve işleri nedeniyle şirketi zarara uğratıp uğratmadığı var ise şirket zararının neden ibaret olduğu konularında denetime ve hüküm kurmaya elverişli nihai rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... 03.05.2023 tarihli dördüncü ek raporlarında, önceki raporlarında tespitler yapıldığını, dava dosyasına yeni bir belge sunulmadığından yapılan tespitlerde değişikliği veya ilave edilecek bir husus bulunmadığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyasına sunulan bilirkişi raporunun tespit tarihinin farklı olduğu, bu nedenle bilirkişi raporları arasındaki tespitlerde farklar bulunduğu belirtilmiş, takdiri mahkemeye bıraktıklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekilince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmiş ise de, dosya içerisine ibraz edilen bilirkişi raporu, dosya kapsamına denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup, bilirkişi raporlarının takdiri esasen mahkememize ait bulunmakla davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve rapor aldırılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince şirketin ticari defter ve belgelerinin sunulması için yeniden süre talep ettiği, ancak █████/2021 tarihli celse iki nolu ara karar uyarınca davacı vekilinin kendisinde olduğu halde sunmadığı ticari defterlerin sunulması konusunda iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafın bu ara karar karşısında bir kısım ticari defterleri sunduğu ancak uyuşmazlık konusunun ağırlıkla defterlerin sunulmayan bölümünde olduğu, söz konusu ara karardan yeniden hangi gerekçeler olursa olsun davacıya defterlerin sunumu konusunda bir daha süre verilmeyeceği gözetilerek davacı tarafın bu aşamada sunmak istediği şirket ticari defterlerinin bilirkişi incelemesinden sonra elde edildiğine ilişkin belge sunulmadığı da gözetilerek davacı tarafın şirketin bu zamana kadar sunmadığı ticari defterlerini sunmak yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ticaret sicil kaydının incelenmesinden, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez ... sicilinde kayıtlı ...Şti. 'nin muamele merkezinin ..., şirketin yetkili temsilcilerinin 30.03.2017 tarihinden itibaren ... ve ... olduğu, yetkili temsilcilerin müştereken temsil ve ilzama yetkili olduğu, ...'in şirkete 11.06.2010 tarihinde girdiği ve ... payı bulunduğu, ...'ın şirkete 30.03.2017 tarihinde girdiği ve... payı bulunduğu, ...'ın şirkete 15.01.2013 tarihinde girdiği ve ... payı bulunduğu belirlenmiştir.
Davamız, davalı ...'nin işlemleri nedeni ile şirkete zarar verdiği iddiası ile davacının uğradığı zararın tespiti ile davacıya ödenmesi, ayrıca davacının şirkete borç olarak verdiği tutarın davacıya geri verilmesi ve davalı ... şirketten aldığı tutarı davalı şirkete iadesi talebine ilişkindir.
Davacının birden fazla talebi bulunduğundan, her bir talebinin ayrı ayrı incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmiştir.
Davacının taleplerinden öncelikle davalı ...'nin şirkete zarar verdiği iddiası ile belirlenecek tutarın davacıya ödenmesi talebinin değerlendirilmesinden, davamızda uygulanması gereken... maddesinin yollaması ile ... Maddesinde ''(...) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. (...) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır.'' hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında şirket yöneticilerinin neden olduğu zararların şirket zararı olduğu gibi, şirket ortakları yönünden de dolaylı zararını da oluşturur. Şirket yöneticilerinden tahsili amacıyla aleyhlerine şirket tarafından dava açılabileceği gibi pay sahipleri de dava açabilirler. Şirket tarafından dava açılması durumunda genel kurul tarafından yöneticiler aleyhine sorumluluk davası açılması konusunda karar alınması gerekirken, şirket ortakları tarafından açılacak davada böyle bir genel kurul kararı alınmasına gerek yoktur. Ancak şirket ortaklarının açacağı davada tazminatın şirkete ödenmesinin istenmesi gerekmektedir. Davacı tarafça davalının şirkete zarar verdiği, böylelikle davacının zararına neden olduğu ileri sürülmektedir. İddiaya konu zarar şirketin doğrudan zararını, ortakların ise dolaylı zararını oluşturmaktadır....Maddesinde açıkça her bir pay sahibinin dava açabileceği kabul edilmiş, ancak zararın şirkete verilmesini istemesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Davacı söz konusu zararın kendisine verilmesini talep ettiğinden, davacının bu talebi hakkındaki davasının reddine karar verilmiştir.
Davacının ikinci talebinin şirkete borç olarak verdiği paranın kendisine geri verilmesine ilişkindir. Tarafların davalı ... Şti. 'nin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu, davacının davalı şirkette % 43 oranında ortaklığı bulunduğu sabittir. Dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin geçmiş yıllar kar ve zarar durumlarına göre 2018 yılı sonu itibariyle 18.714,71-TL dağıtılabilir karının olduğu, iş bu dağıtılabilir kardan davacı ...'ın % 43 payına karşılık (18.714,71 * % 43 -) 8.047,33-TL isabet ettiği, 2017 ve 2018 yıllı defterlerine göre şirketin önceden bir kar dağıtımı kaydının olmadığı belirlenmiştir. Şirket ortağı ...'ın 06.02.2017 tarihinde... 50.000,00-TL ve ... 'a da 5.616,23-TL olmak üzere 55.616,23-TL ödeme yaptığı ve şirketten 55.616,23-TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın 31.12.2017 tarihinde kasadan ödenerek kaydın kapatıldığı, dolayısıyla 2017 ve 2018 yılları sonunda şirket ortağı davacı ...'ın sermaye haricinde şirkette her hangi bir alacak ya da borcu olmadığı, sonuç olarak davalı şirket defter ve kayıtlarına göre davacının şirketten her hangi bir alacağının kayıtlı olmadığı anlaşıldığından, davacının davalı şirkete borç olarak verdiği paranın geri verilmesi talebine ilişkin iddiası yerinde olmadığından bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının bir diğer talebinin ise davalı ... şirketten aldığı tutarı davalı şirkete iadesi talebine ilişkindir. İncelenen davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgelerine göre şirket ortağı olan davalı...'in 06.02.2017 tarihinde ... 50.000,00-TL ödeme yaptığı ve şirketten 50.000,00-TL alacaklı olduğu, ancak... alacağın kasadan ödenerek kaydın kapatıldığı, davalının şirket yetkilisi olduğu dönemde şirket adına çekilen kredinin şirket hesaplarına girip girmediği, çıktı ise çıkışının ne şekilde yapıldığı ile ilgili bir kaydın olmadığı, davalı...'in şirkete kredi ödemesi için verdiği 50.000,00-TL borcu şirketten çekti kayıtlı olduğundan şirketten her hangi bir alacağının ve borcunun olmadığı, dolayısı ile şirket ortağı ...'in 2017 ve 2018 yılları sonunda sermaye haricinde şirkette her hangi bir alacak/borç bakiyesinin olmadığı gibi, şirket ortağı ... hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası ile yapılan şikayet ve yürütülen soruşturma sonucunda açılan İzmir...Asliye Ceza Mahkemesinin... esasında görülen ceza yargılaması sonunda, sanık ...'ın üzerine atılı suçun, sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden de geçerek, 10.03.2025 tarihinde kesinleştiği, böylece davalı ... yönetiminde olduğu dönemde şirkete kusurlu eylem ve işlemleri nedeniyle vermiş olduğu bir zarar bulunmadığı ortaya konulmuştur.
Açıklanan nedenlerle mahkememizce görevlendirilen bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarında ortaya konulduğu üzere davacı ve davalı ortağın şirketten sermaye haricinde herhangi bir alacak ya da borcunun bulunmadığı, ayrıca yapılan ceza yargılaması sonunda verilen ve kesinleşen beraat kararına göre davalı ...'nin şirketi zarara uğratmadığı sonucuna varılmakla, davacının bu konudaki iddialarının sübuta ermediğinden, davacının davalı hakkında zararlandırıcı işlem ve eylemleri ile zarara uğrattığı iddiasıyla açmış bulunduğu davasının haklı sebebe dayanmayıp, davasının ve iddialarının da ispat edilemediği, davacının tüm talepleri yönünden ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 1.707,75-TL harçtan indirilerek bakiye 1.092,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen ve takdiren 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren ... haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!