Muğla Marmariste orman ve arazi kadastrosu sonrası Hazine adına tespit edilen taşınmazın, zilyetlik ve tapu kayıtlarına dayalı kadastro tespiti iptali ile hissedar tescili taleplerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Muğlada 2007 yılında ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilen bir taşınmazın mülkiyeti konusunda, farklı davacılar tarafından kadim zilyetlik ve daha önceki tescil kayıtlarına dayanılarak açılan tescil davaları, Kadastro Mahkemesinde birleştirilmiş ve Yargıtayın birden fazla bozma ve onama kararı sonrası, ilk derece mahkemesinin bazı kısımlarda davacı taleplerini kabul etmesine rağmen, taşınmazın diğer bölümlerine yönelik ihtilafın devam ettiği uzun ve karmaşık bir yargılama sürecini yansıtmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
DAVA TARİHİ
: 28.01.2009
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu, Muğla ili Marmaris ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca yapılıp 11.11.1967 tarihinde kesinleşen Orman Kadastrosu, 1981 yılında kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışması, 1992 yılında kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışması ve 2007 yılında yapılan arazi kadastrosu bulunmakta olup, yapılan Orman Kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış, arazi kadastro sırasında ise temyize konu 2 21... parsel sayılı 3.186,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olmayan yerlerden olduğundan bahisle senetsizden Hazine adına tespit edilmiş, tespite ... ve ... tarafından itiraz edilmesi üzerine, 24.11.2008 tarihli Kadastro Komisyon Kararı ile itiraz reddedilerek kadastro tespitinde olduğu şekilde 3.186,77 m² yüzölçümü ve “Ham Toprak” vasfıyla sınırlandırılmıştır.
Davacı ... vekili ████████ Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Marmaris ilçesi ... köyünde bulunan taşınmazın kadastro çalışması neticesinde 2 21... parsel olarak davalı adına tespit gördüğünü; ancak taşınmazın 1.150 m²sinin kendisine ait olduğunu, kadimden beri eklemeli zilyetlikle mülkiyetini kazandığını kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Davacılar ... vekilinin ████████ Esas sayılı dosyasına ve ... vekilinin ████████ esas sayılı dosyasına ayrı ayrı ibraz ettiklerini dava dilekçelerinde özetle; Muğla ili Marmaris ilçesi ... köyünde bulunan davaya konu 2 21... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları neticesinde ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, ancak müvekkili ...'in Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davası sonucunda 02.10.1979 tarihli ve ███████-107 sayılı kararla taşınmazın 502 m²lik bölümünün 16.11.1981 tarihli ve 5 sıra numara ile müvekkili ...'nun ise Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı tescil davası sonucunda 25.09.1979 tarihli ve ███████-100 sayılı kararla taşınmazın 502 m²lik bölümünün 26.11.1981 tarihli ve 11 sıra numara ile tescil ettirerek tapu aldığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davaya konu taşınmazın 502 m²lik bölümlerinin ayrı ayrı müvekkilleri adına tescilini talep etmiş, açılan davalar Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmiştir.
Müdahil davacı ... vekili tarafından ibraz edilen dilekçede özetle; davaya konu 2 21... parsel sayılı taşınmazın 817,50 m²lik bölümünün tapuda 03.02.1987 tarihli ve 3 sıra numara ile müvekkili adına kayıtlı olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davaya konu taşınmazın tapu kaydına istinaden müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2010 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacı ...’in davasının reddine, davacı ... ve ...’nun davasının kabulüne karar verilmiş; davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.05.2011 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, davacı ... ve davalı Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bozulmuştur. Bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesi’nin 30.04.2014 tarihli ve 2012/1 Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile; davacılar ... ve ... ile müdahil davacının davasının kabulüne, davacı ...'in davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.10.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan hüküm onanmış, (C2), (C3) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik hüküm ise bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi’nin 24.08.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile; davacılar ..., ... ve müdahil davacı ...'un davalarının kısmen kabulü ile; Muğla ili Marmaris ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 2 21... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki tespitin iptali ile, 22.08.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (M) harfi ile gösterilen 1.049,73 m² yüzölçümündeki bölümüne yönelik verilen 30.04.2014 tarihli ve 2012/1 Esas, ███████ Karar sayılı hüküm kesinleştiğinden bu bölüme yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 22.08.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (K) harfi ile gösterilen 774,27 m² yüzölçümündeki bölümün aynı ada ve parsel numarası ve kadastro tespit tutanağındaki vasıf ile müdahil davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen 482,04 m² yüzölçümündeki bölümün aynı adada başka parsel numarası verilerek ve kadastro tespit tutanağındaki vasıfla davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 2.derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (I) harfi ile gösterilen 399,66 m² yüzölçümündeki bölümün aynı adada başka parsel numarası verilerek ve kadastro tespit tutanağındaki vasıf ile davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 287,12 m² yüzölçümündeki bölümün aynı adada başka parsel numarası verilerek ve kadastro tespit tutanağındaki vasıf ile davalı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (N) harfi ile gösterilen 193,95 m² yüzölçümündeki bölümün haritasında yol olarak gösterilmesine, 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 244,85 m² yüzölçümündeki bölüme yönelik mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükme karşı davacı ... ve ... vekili ile davacı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; davacı ... ve ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C) ve (N) harfleri ile gösterilen bölümleri dışındaki bölümlerine yönelik temyiz nedenlerinin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit edilip malik hanesinin açık olmadığı, resen malik tayinini gerektirir bir durum bulunmadığı ve dosyada davalı olarak yer alan ... tarafından bu parsele yönelen bir dava da olmadığı halde çekişmeli taşınmazın ... adına tesciline karar verilen fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümünün ve yine bu yönde bir dava ve talep olmamasına karşın yol olarak terkinine karar verilen (N) harfi ile gösterilen bölümünün tespit maliki Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Muğla ili Marmaris ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 2 21... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki tespitin iptali ile; 22.08.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (M) harfi ile gösterilen 1.049,73 m² yüzölçümündeki bölümüne yönelik verilen 30.04.2014 tarihli ve 2012/1 Esas, ███████ Karar sayılı hüküm kesinleştiğinden bu bölüme yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 22.08.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (K) harfi ile gösterilen 774,27 m² yüzölçümündeki bölüm, (G) harfi ile gösterilen 482,04 m² yüzölçümündeki bölüm, (I) harfi ile gösterilen 399,66 m² yüzölçümündeki bölümler ve 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 244,85 m² yüzölçümündeki bölüme yönelik Mahkemenin görevsizliğine dair verilen kısımlar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen 24.08.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı hüküm kesinleştiğinden bu bölümlere yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 287,12 m² yüzölçümündeki bölümün ve (N) harfi ile gösterilen 193,95 m² yüzölçümündeki bölümün kadastro tespit tutanağındaki tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline; taşınmazın 2.derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; (M), (K), (G) ve (I) harfi ile gösterilen bölümlere ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararlarının bulunduğunu, tespitine itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmazların tarım dışı arazi olduklarını, zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, dayanılan tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığını ileri sürerek, temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hâkimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının 1. bendinde “Davacılar ..., ... ve müdahil davacı ...'un davalarının Reddine,” şeklinde hüküm kurulmuşsa da anılan kişilerin davasına ilişkin bir önceki hükümde kısmen kabul kararı verildiği ve onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla davalarının reddine şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bunun yanında bir önceki hükmün “(6-B)” maddesinde 22.08.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (K) harfi ile gösterilen 774,27 m² yüzölçümündeki bölümün aynı ada ve parsel numarası ve kadastro tespit tutanağındaki vasıf ile müdahil davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline,” karar verildiği, son hükmün “(2-C)” maddesinde ise 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 287,12 m² yüzölçümündeki bölümün ve (N) harfi ile gösterilen 193,95 m² yüzölçümündeki bölümün kadastro tespit tutanağındaki tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine,” karar verildiği, hem (K) harfi hem de (C) ve (N) harfi ile belirtilen kısımların aynı ada ve parsel numarası ile tespit ve tescillerine karar verilmesinin infazda tereddüt oluşturduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının 1. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine, hüküm fıkrasının (2-C) bendinin ise (C) taşınmazın 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 287,12 m² yüzölçümündeki bölümün ve (N) harfi ile gösterilen 193,95 m² yüzölçümündeki bölümün aynı ada farklı parsel numarası ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine,” şeklinde düzeltilmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 1. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine, hüküm fıkrasının “(2-C)” bendinin ise “C) Taşınmazın 27.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 287,12 m² yüzölçümündeki bölümün ve (N) harfi ile gösterilen 193,95 m² yüzölçümündeki bölümün aynı ada farklı parsel numarası ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine,” şeklinde düzeltilmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!