Kuveytte çalışan işçinin haksız fesih sonrası talep ettiği işçilik alacakları davasında zamanaşımı ve uygulanacak hukuk konusundaki Yargıtay onama kararı.
Özet: Bu uyuşmazlık, davalı şirketin Kuveytteki projesinde çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret ve diğer işçilik alacaklarının tahsilini talep eden davacının açtığı davadır. Davalı taraf, Kuveyt hukukunun uygulanması ve alacakların zamanaşımına uğradığı savunmasını yapmış; ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi, işçinin mutad işyerinin Kuveyt olması nedeniyle Kuveyt hukukunun uygulanacağına ve Kuveyt İş Kanununda öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili, Kuveyt hukukunun ve zamanaşımı hükümlerinin yanlış yorumlandığını, Türk hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna gitse de, Yargıtay temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 28. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Kuveyt ... projesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının kendi isteğiyle istifa ettiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait Kuveyt ... inşaatı işyerinde çalıştığı, mutad işyerinin işçinin işini fiilen yaptığı Kuveyt ülkesi olduğu, 2010 tarihli ve 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesi uyarınca işçilik alacaklarının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yılllık zamanaşımına tâbi olduğu, davanın iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten bir yıl geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Kuveyt hukukuna göre davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını kabul etmenin mümkün olmadığını,2. Müvekkilinin anlamasının mümkün olmadığı bir sözleşmeden yola çıkılarak yabancı hukukta yer alan zamanaşımı hükmünün uygulanmasının açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini,3. Kuveyt hukukundaki mahkemeye başvuru süresinin hatalı yorumlandığını,4. Emsal kararlar uyarınca dava konusu olaya yabancı hukuktaki zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini,5. Yargıtay tarafından içtihat değişikliğine gidilmesinin olağan bir durum olmakla birlikte bu değişikliğin Yargıtay dergisinde veya başka yolla yayınından sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğini,6. İşçilik alacaklarının hak düşürücü süreden dolayı reddedilmesinin kamu düzenine ve hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini,7. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.