Ölümlü trafik kazasında desteğini kaybeden eş ve çocukların, sigortalı araç işleteni ile sigorta şirketinden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davası hakkında mahkeme kararı.
Özet: Bir trafik kazasında vefat eden kişinin eşi ve çocukları, kazaya sebep olan aracın maliki/işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleriyle dava açmışlardır; davacılar, babalarını/eşlerini kaybetmeleri sonucu oluşan maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep ederken, davalılar kazanın müteveffanın kusuruyla meydana geldiğini veya sorumluluklarının sigorta limitiyle sınırlı olduğunu savunmuşlardır; ilk derece mahkemesi ise, davacılardan bazılarına farklı miktarlarda destekten yoksun kalma ve manevi tazminat ödenmesine, faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesine ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına karar verirken, bazı destekten yoksun kalma tazminat taleplerini reddetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ Esas - ████████ Karar
Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve işleteni olduğu kazaya sebebiyet veren 18... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 18... plakalı yarı römorkun davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, olay tarihinde davalılardan ...’in sevk ve idaresindeki sigortalı araç ile davacıların desteği arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde desteğin vefat ettiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle eş ve babalarını kaybeden davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davacı eş ... yönünden 1.000,00 TL, diğer davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 500,00’er TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, davacı eş ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminat, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminat ve davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile davacı eş ... yönünden maddi tazminat talebini 170.522,18 TL’ye, davacı ... yönünden 10.374,95 TL’ye ve davacı ... yönünden 39.552,22 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin poliçe limiti ve sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın sürücü desteğin kusuru ile meydana geldiğini ve davalı tarafa kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.06.2015 tarihli, 2014/6 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile davacı eş ... yönünden 170.522,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 30.11.2012 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... İnşaat Hazır Beton Petrol Madencilik Turizm Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'den, diğer davalı ... yönünden dava tarihi olan 30.01.2013 tarihinden itibaren, kalan 169.522,18 TL'sinin ıslah tarihi olan 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı (oğul) ... yönünden 39.552,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 500,00 TL'sinin olay tarihi olan 30.11.2012 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... İnşaat Hazır Beton Petrol Madencilik Turizm Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'den, diğer davalı ... yönünden dava tarihi olan 30.01.2013 tarihinden itibaren, kalan 39.052,22 TL'sinin ıslah tarihi olan 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı (oğul) ... yönünden 10.374,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının 500,00 TL'sinin olay tarihi olan 30.11.2012 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... İnşaat Hazır Beton Petrol Madencilik Turizm Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'den, diğer davalı ... yönünden dava tarihi olan 30.01.2013 tarihinden itibaren, kalan 9.874,95 TL'sinin ıslah tarihi olan 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacılar (kızı) ... ve (oğlu) ...'nin destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, davacılardan eş ... için 35.000,00 TL, oğlu ... için 25.000,00 TL, oğlu ... için 25.000,00 TL, oğlu ... için 20.000,00 TL ve kızı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin bu kararına karşı süresi içinde taraf vekilllerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2019 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile; ''...1-Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dava dilekçesinde desteğin ... Kuyumculuk Şirketinde altın dağıtım işi yaptığı, elde ettiği gelirin asgari ücretin üzerinde olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda da; tanık beyanlarına göre aylık gelirinin 2.000,00 TL olduğu esas alınarak, asgari ücretin 2,7034 katına göre hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunda saptanan miktarların mahkemece hüküm altına alındığı görülmektedir. Davaya konu kazada ölen desteğin geliri bakımından SGK ya da vergi dairesi gibi resmi kurumlardan araştırma yapılmadığı hususları gözetildiğinde; desteğin geliri için yapılan araştırma yetersizdir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece; davacı tarafın desteklerin yaptığını iddia ettiği altın dağıtımı işinin bir işverenin yanında hizmet sözleşmesi ile yürütülebileceği ya da bağımsız olarak çalışılıyorsa vergi mükellefi olarak çalışmanın gerekeceği gözetilmek suretiyle, davacılar desteklerinin varsa kaza tarihinden önceki SGK hizmet dökümü ile bağlı olarak çalıştığı işyerinden en son gelirlerine ilişkin belgelerin ya da bağımsız olarak çalışmaları söz konusuysa, ilgili vergi dairesinden kazançlarına ilişkin belgelerin getirtilmesi, bu suretle temin edilen resmi belgelerdeki net kazançları dikkate alınarak tazminat hesabına esas gelirin net biçimde belirlenmesi, anılan yollarla gelirin saptanamadığı durumda ise, müteveffanın gelirinin ne kadar olabileceği ilgili meslek odalarından sorularak belirlenebilecek gelir üzerinden tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, soyut gelir tespitine göre eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. 3-Destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken, zarar görenlerin istifade sürelerinin belirlenmesi de önem taşımaktadır. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşlarının, okuldaki eğitim durumlarının, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacak iseler 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta iseler yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Somut olayda; murisin oğlu olan davacı ... kaza tarihinde 17 yaşında diğer oğlu ... ise 13 yaşında olup, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda 20 yaşın sonuna kadar destek hesabı yapılmıştır. Açıklanan ilkeler doğrultusunda davacılar ... ve ... bakımından 18 yaşın sona ereceği tarihe kadar hesaplama yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hesaplama yapılması da doğru görülmemiştir. 4-Davacı taraf, dava dilekçesinde, davaya konu ettiği tazminatlar için olay tarihinden itibaren faize karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan maddi tazminat için, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise dava dilekçesinde talep edilen kısım için kaza tarihinden itibaren ıslahla talep edilen kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmişse de; davalı ... yönünden tüm zarar için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Diğer davalılar yönünden ise; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak, haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenlerle mahkemece, hüküm altına alınan maddi tazminata, sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de isabetli değildir. 5-Davalı araç, ticari nitelikte olup, TTK'nın 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılması ve ayrıca 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesinin 2. fıkrasında; ”arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü faiz oranına göre istenebileceği” belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 03.02.2022 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda; emsal ücret araştırmasına göre üç ayrı emsal ücret tespit edildiğinden üç seçenekli olarak hesaplama yapıldığı, ... Sendikası Genel Başkanlığının bildirdiği emsal ücret dikkate alınarak yapılan hesaplamada ...'nin desteğinden yoksun kalanlardan davacı eş ...'nin 155.805,15 TL, çocuk ...'nin 676,10 TL ve çocuk ...'nin 15.725,31 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarının olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu ve aktüer bilirkişi raporunda ... Genel Başkanlığının bildirdiği emsal ücrete göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınabileceği kanaatine varıldığı, davacılar ...'nin kaza tarihinde 18 yaşından büyük ve bir işte çalışıyor olması, ...'nin ise kaza tarihinde evli olması sebebiyle bu davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşı, sayısı, ölenlere yakınlıkları, duyulan acı, dikkate alınarak davacıların manevi tazminat tutarlarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... yönünden 155.805,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... yönünden 15.725,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı ... yönünden 676,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petr. Maden. Turz. Teks. San. ve Tic. Şti. yönünden kaza tarihi olan 30.11.2012 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 30.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ... ve ...'nin destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, davacı eş ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 30.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece, destek ...'nin yaptığı kuyumculuk işine ilişkin tam ve doğru olarak emsal ücrete cevap verebilecek bir kurum bulunamadığını, hiçbir gerekçe gösterilmeden ... Genel Başkanlığı'ndan gelen emsal ücrete göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının esasa ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğunu ve davacılar lehine maddi ve manevi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, desteğin emsal ücreti yönünden çelişkili değerlendirmeler mevcut olduğunu, desteğin gelirine ilişkin olarak çalıştığı ispatlandıktan sonra ilgili meslek odasına müzekkere yazılarak emsal gelir sorulması gerekirken, mahkemece davacı yanın çalışma ve gelir iddialarına yönelik hiçbir somut delil araştırması yapılmaksızın salt soyut beyanlar üzerinden hareket edildiğini, desteğin emekliliği nedeniyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken ... Genel Başkanlığı'nın bildirdiği emsal ücret dikkate alınarak bilirkişinin hesap yapması ve söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının tüm hak sahipleri gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketinin maddi tazminata ilişkin sorumluluğu olup hükmedilen 31.354,46 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesabının asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiğini, yapılan emsal ücret araştırmasında ispatlı ve yaklaşık bir miktar belirlenemediğini, tazminat hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini ve destekten yoksun kalma tazminatının tüm hak sahipleri gözetilerek belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu, diğer davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'nin 13. maddesinin (1) nolu fıkrasında "Bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarife'nin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddesinin birinci fıkrası, 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) bu tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü, yine 10. maddesinin (4) nolu fıkrasında "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece, açıklanan bu düzenlemelere aykırı olarak, kabul edilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden belirlenen tek bir vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine dair verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece maddi tazminatın kabulüne ve manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne ilişkin verilen ilk kararın, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2019 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile davacılar yararına faiz başlangıç tarihi ve faiz türü yönünden bozulmasına karar verildiği, davacılar vekilinin davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğuna ilişkin temyiz itirazları da dahil olmak üzere diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bu haliyle davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat yönünden kısmen kabul kararının bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla mahkemece davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları artırılmak suretiyle yeniden hüküm tesisi doğru değildir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ... İnş. Hazır Beton Petrol Mad. Turz. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalılara iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!