Haksız iş sözleşmesi feshi sonrası işe iade kararına rağmen samimi olmayan işe başlatmama ve eksik ödenen ücret taleplerine ilişkin işçilik alacakları davası.
Özet: Davacı, haksız feshedilen iş sözleşmesi sonrası kazandığı işe iade davasına rağmen işe başlatılmaması üzerine, asıl işveren ve alt işverene karşı eksik ödenen ücret alacağı, kıdem, ihbar, işe başlatmama tazminatları ve boşta geçen süre ücreti gibi işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, işverenin işe başlatmada samimi olmadığını, feshin haksız olduğunu, davacının elden ödenen ücret iddialarının tanık beyanları ve bilirkişi raporuyla ispatlandığını tespit ederek kısmen kabul ettiği davada belirtilen alacaklara hükmetmiş, davalıların müteselsil sorumluluğuna karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin tanık dinleme, ücret araştırması ve yeni bilirkişi raporuyla vardığı sonuçları ve ücret iddialarının ispatlandığını teyit etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze 5. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.01.2013-15.09.2014 tarihleri arasında davalı ... AŞ'ye (... Çimento Şirketi) ait tesislerde, alt işveren davalı ... İnşaat Tic. San. Ltd. Şti.nin (... Şirketi) sigortalı işçisi olarak mikser şoförü-santral operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 15.09.2014 tarihinde davalılar tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacı tarafından işe iade davası açıldığını, bu davanın davacı lehine sonuçlanıp kesinleştiğini, kesinleşen karar üzerine davacı tarafından davalıya 02.02.2016 tarihinde ihtarname keşide edilerek işe başlatılması talep edilmişse de davalının aynı işe ve çalışma şartlarında esaslı bir değişiklik yapmaksızın iade etmesi gerekirken bunu yapmadığını, davacının son ücretinin aylık net 3.600,00 TL olduğunu, ücretin asgari ücret kadarının bankaya yatırıldığını kalanının elden ödendiğini, 2013 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları ile 2014 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ait davacının elden alması gereken ücretlerinin ödenmediğini, davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, izin alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek eksik ödenen ücret alacağı, kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatları, boşta geçen süre ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından sonlandırılmadığını, davanın haksız olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette santral operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından geçerli nedenle feshedildiğini, davacının ücretinin brüt 1.050,00 TL olduğunu, davacının işe iade davası kazanmasının ardından başvurusu üzerine işe davet edilmesine rağmen işe başlamadığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemeyeceğini, yıllık izinlerini kullandığını, davacıya çalıştığı dönem boyunca bütün ücretlerinin ödendiğini, davacının müvekkili davalıdan herhangi bir fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının işe iade kararı sonrasında davalı işverene başvurduğu, davalı ... Şirketi tarafından gönderilen yazıda davacının çalışacağı pozisyon, aylık ücret miktarı, ücrete ilave sosyal haklar gibi konuların net olarak belirtilmediği, bu hâliyle davalı Şirketin davacıyı işe başlatmada samimi olmadığı, davalı Şirket tarafından yapılan feshin haksız olduğu, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatları ile boşta geçen süre ücretlerinin kabulüne karar verildiği, dosyada ödemeye ilişkin bir kayıt bulunmadığı anlaşıldığından davacının ücret alacağı talebinin kabulü gerektiği, ispatlanamayan yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin reddine karar verildiği, davacının asıl işveren olan davalı ... Beton Şirketine ait fabrikada alt işveren olan davalı ... Şirketinin sigortalısı olarak çalıştığı, iki davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalıların davacının işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı gereği taraf tanıklarının dinlendiği, ücrete ilişkin araştırma yapıldığı, yeni bir bilirkişiden hesap raporu alınarak karar verildiği, tanıkların elden ödeme iddiasını doğrulamaları ve emsal ücret araştırmaları dikkate alındığında davacının ücret iddiasının ispatlandığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin imzalı ücret bordroları ve giriş çıkış kayıtları esas alınarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, davacı ... beyanı ile doğrulandığı üzere davacının işe başlamak amacıyla işyerine gittiği hâlde işe başlatılmadığı, feshe bağlı alacakların işe başlatılmadığı tarih dikkate alınarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, hükümde faiz başlangıçlarının ilk istinaf talepleri ve davalıların usuli kazanılmış hakları dikkate alınarak doğru belirtildiği, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin doğru belirlendiği, verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;a. Husumet itirazlarının bulunduğunu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını,b. Davacının tüm tazminat ve ücret alacaklarının diğer davalı Şirket tarafından ödenmesine rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,c. Alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde:a. Ücret miktarının hatalı belirlendiğini, bordro kayıtlarının esas alınması gerektiğini,b. Davacının işe başlamada samimi olmadığını, davacıya önceki işine denk olan büro görevlisi işinin önerildiğini ancak davacının kabul etmediğini, işe iade tazminatlarının kabulünün hatalı olduğunu,c. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı eksiksiz ödendiğinden talebin reddi gerektiğini,d. Davacının aylık ücretleri çalıştığı dönemde eksiksiz ödendiğinden, ücret alacağının bulunmadığını,e. Davacının fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin bordroya yansıtılarak eksiksiz ödendiğini, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, yazılı deliller değil taraflı tanık beyanlarının esas alınmasının hatalı olduğunu,f. Alacakların zamanaşımına uğradığını, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, zira görülen davanın gerçek anlamda kısmi dava olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, husumet, zamanaşımı, davanın türü, ücret tespiti, davalının işe davetinde ciddi olup olmadığı ile dava konusu alacakların ispatı ve hesap yöntemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.