Antalya Kepezdeki taşınmazların orman vasfı tespitiyle tapu iptali davasında, bilirkişi raporunun ve yerel mahkeme araştırmasının yetersizliği nedeniyle bozma.
Özet: Antalyada bulunan ve orman vasfında olduğu iddia edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, taşınmazların geçmişteki kadastro ve orman tahdit çalışmaları, imar uygulamaları ile oluşan parselasyonları, bilirkişi raporunun denetlenmesi ve 2014 yılındaki teknik hata düzeltme çalışmalarına ilişkin kayıtların yeterince araştırılmaması nedeniyle yetersiz bulunarak, bölgedeki tüm eski orman çalışmalarına ait belgeler ile parsel oluşumuna dair kayıtların detaylıca incelenmesi için bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
KARAR
: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün, davacı ... İdaresi vekili, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizce dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu 73 10... parsel sayılı 375,00 metrekare, 73 11... parsel sayılı 971,00 metrekare ve 73 11... parsel sayılı 706,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar arsa niteliği ile ... (ölü) mirasçıları adına tapuda kayıtlı olup, tapu kaydında 07.02.1995 tarihli "6831 sayılı Kanun'un değişik 2 nci maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kalmaktadır", 07.02.1995 tarihli "orman alanı olarak belirlenen alan içerisinde kalmaktadır", 05.10.2004 tarihli "Devlet ormanı olarak belirlenen saha içerisinde kalmaktadır" şerhleri ile 73 11... numaralı parsel kaydında taşınmazın 16,27 metrekarelik kısmı; 73 11... numaralı parsel kaydında taşınmazın 685,37 metrekarelik kısmı 6831 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmıştır şerhleri ve yine her üç taşınmaz için "... Belediyesine imar borcu bulunduğuna" dair kayıtlar bulunmaktadır.
Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ve orman vasfı ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... Mahallesi 73 10... , 73 11... ve 73 11... sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece taşınmazların tamamının orman sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere, orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde, çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınıp alınmadığı, diğer bir ifadeyle orman kadastrosunda taşınmaz hakkında işlem yapılıp yapılmadığı orman kadastrosuna dair çalışma tutanaklarının ve kesinleşen orman kadastro haritalarının yöntemine uygun şekilde incelenmesi ve uygulanması ile belirlenir. Dosyaya getirtilen orman kadastro haritasında taşınmazlardan 73 10... parsel sayılı taşınmaz ile 73 11... parsel sayılı taşınmazlar tamamen, 73 11... parsel sayılı taşınmaz ise kısmen P.I. numaralı 2 nci madde parseli kapsamında, kesinleşen orman sınırları dışında gösterildiği halde, orman bilirkişisi raporunda, çekişmeli taşınmazların tamamının yörede 1946 yılında 3116 sayılı Kanun'a yapılan orman tahditinde orman tahditi içinde kalan yerlerden olduğu bildirilmiş olmakla taşınmazların kesinleşmiş orman tahditine göre konumlarının kesin olarak belirlendiğinden söz edilemez” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; uzman orman bilirkişi raporuna göre taşınmazların kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 73 11... parsel sayılı taşınmazın orman ve harita mühendisi bilirkişilerin 14.03.2022 tarihli raporlarında (A) harfiyle gösterilen 955,00 metrekare yüzölçümüne sahip alanın ve aynı yerde kain 73 11... parsel sayılı taşınmazın orman ve harita mühendisi bilirkişilerin 14.03.2012 tarihli raporlarında (B) harfiyle gösterilen 22,00 metrekare yüzölçümüne sahip alanın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların kadastro çalışması sonucu oluşan 105 numaralı parselden geldikleri ancak bölgede yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazların fiilen dava dışı 331 parselin zemininde oldukları belirtildiği halde, 331 parsele ilişkin tapulama tutanakları ile bu parselin nasıl oluştuğuna dair herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bundan ayrı olarak aynı raporda taşınmazların 2014 yılında yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışmasına ait çalışma tutanakları istenilmemiş bu haliyle de rapor denetlenememiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, 1947, 1983, 19 89... yıllarında bölgede yapıldığı anlaşılan orman çalışmalarına ilişkin tüm işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve 331 parsele ilişkin tapulama tutanakları veya dava sonucu oluşmuş ise İlk Derece Mahkemesi kararları dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın tüm bu çalışmalardaki orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar ..., ... vd. ayrı ayrı iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!