Danıştay, Türk vatandaşlığının geri alınması kararının iptali davasında, birden fazla davacıya ilişkin belirsizliğin giderilmesi için dava dilekçesinin usulden reddine karar verdi.
Özet: Türk vatandaşlığının geri alınması yönündeki cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin davacının eşi ve çocuklarının da vatandaşlık durumunu kapsayıp kapsamadığı, bu kişilerin davaya dahil edilip edilmediği ve hukuki temsillerinin usulüne uygun olup olmadığı hususlarında açık bir beyan içermemesi nedeniyle belirsizlik taşıdığı; bu sebeple dilekçenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine aykırı bulunarak, eksikliklerin 30 gün içinde giderilmesi ve davanın kapsamının netleştirilmesi amacıyla davacıya süre verilerek yeniden düzenlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...DAVANIN_ÖZETİ
: Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin █████/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Danıştaya gönderilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Davacı" kısmında, ...'nin ismine yer verildikten sonra "Refakatindekiler" kısmında eşi ve çocuklarının isimlerinin ayrıca belirtildiği, "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında, █████/2023 tarih ve 7154 sayılı Türk Vatandaşlığının geri alınması kararının iptali istemine yer verildiği, dilekçe içeriğinde ise dava konu işlem neticesinde eşi ve çocuklarıyla birlikte mağdur olduklarının ileri sürüldüğü ve dilekçenin bazı kısımlarında "müvekkiller" ibaresinin kullanıldığı görülmektedir.Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde, davacının eşi ve çocukları bakımından Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana gelmiş ve dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, davacının eşinin ve çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede yer alan avukatın yalnızca davacı adına vekil olarak tayin edildiği göz önüne alındığında, dosya içeriğinden reşit olmadıkları anlaşılan çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, yine davacının eşi tarafından dava açma iradesi var ise eşi veya eşi adına usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilen vekil tarafından bu iradenin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,3) Fazladan yatırılan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,4) Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.