Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinde incelenen, Hazinenin sahte vekaletnameyle taşınmaz satışından kaynaklanan zararının tahsili davasında sorumluluğun tespiti ve istinaf süreci.
Özet: Davacı Hazine, sahte vekaletnamelerle yapılan gayrimenkul satışları nedeniyle uğradığı zararı, dava dışı bir şirkete ödediği 2.343.310,00 TLnin tahsili için sahte vekaletnameleri düzenleyen, onaylayan noterler ve satış işlemlerini yapan tapu görevlileri de dahil olmak üzere birçok davalıya karşı dava açmış; ilk derece mahkemesi, vekaletnamelerdeki sahtecilik eylemlerinin tamamen davalılardan ... tarafından gerçekleştirildiği ve diğer davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle zararın tamamından tek başına ...yı sorumlu tutarak davayı kısmen kabul etmiş, Hazinenin bu kararı istinaf etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ 01... /289 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar .. ., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekilleri tarafından istenmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat .. .. .. ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri Avukat ..., davalı ... .. vekili Avukat ... geldiler, diğer davalılar adına gelen olmadı. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... tarafından dava dışı akrabalarına ait ../.. bulunan 2530, 2432, 2519, 2518, 25 29... parsel sayılı taşınmazların 2006 yılında taşınmaz malikleri adına vekaleten hareket etmek suretiyle dava dışı .. Kimya A.Ş'ye satışının gerçekleştirdiğini, daha sonra maliklerin satıştan haberlerinin olmadığı ve vekaletnamelerin sahte olduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, yargılama sonucunda bu taşınmazların tapularının iptal edilerek eski malikler adına tescil edildiğini, tapuları iptal edilen bu taşınmazların maliklerden yeniden satın alınması ve tapu iptal davasındaki yargılama giderlerinin ödenmesi sebebiyle uğramış oldukları zararın tazmini için davacı idare aleyhine dava dışı .. Kimya A.Ş. tarafından Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilamın icraya konulduğu, icra dosyasına 17.09.2014 tarihinde 2.343.310,00 TL ödeme yapıldığını, taşınmazların sahte vekaletname ile satış işlemiyle ilgili olarak Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Başmüfettişliği tarafından düzenlenen inceleme raporunda davalıların kusurlarının bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davacı Hazine tarafından yapılan ödemenin sahte vekaletnameleri tanzim eden davalı ..., vekaletnameleri suret şeklinde onaylayan noterler ... ve ..., satış işlemlerini yapan tapu sicil müdürlüğü görevlileri ..., ..., ..., ... ve .. .'tan tahsili için eldeki davayı açmanın gerektiğini belirterek 2.343.310,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kusurları oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından belgelerin aslının tümünün sahtecilikle düzenlenmesi şeklinde işlem yapıldığı ve bu sahte belgelerin fotokopi suretlerinin noterde aslının aynı olduğu şeklinde tasdik ettirilmesinin sağlandığı, bu örneğin tapu işleminde kullanıldığı, bu nedenle ...'ın hukuka aykırı sahtecilik eylemleri neticesinde ... zararının tamamından tek başına sorumlu tutulması gerektiği, davalı noterlerin sorumlulukları yönünden ise konsoloslukta yapıldığı iddia edilen vekaletnamelerde aslına uygunluğun sorgulamasının yapılmasının mümkün olmadığı, kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceği, yine ceza anlamında kasıt, kusur ve ihmal tespit edilemediği, tapu görevlileri yönünden ise, detaylı bir inceleme ile ortaya çıkacak dolandırıcılık eylemi için profesyonelce hazırlanmış ve sahteliğin fark edilmesinin tapu görevlilerinden beklenemeyecek bir durum olduğu tapu görevlilerinin evrakları kullanmasında kasıt ve eylemlerinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan cezasının onanmış olması, diğer tüm davalılar yönünden onanmış bir ceza bulunmayışı, gerek ceza dosyalarında gerek hukuk dosyalarında .. dışındaki tüm davalılar yönünden ihmale dayanan kusurun yüklenememesi, davalıların birlikte hareket ettiği ve gerekli dikkat ve özeni göstermediklerine dair herhangi bir belge ve delil bulunamayışı, dosyada alınan denetime elverişli kurul raporuna da itibar edilerek eldeki davada tek sorumlunun ... olarak tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.343,310,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davanın ... dışındaki tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından hazırlanan vekaletnamelerde gözle görülür şekilde ve her vekaletnamede aynı olacak şekilde yazım hataları olduğu, konsolosluklarca düzenlenen vekaletnamelerde konsolos imzası ile mührünün ayrı yerlere atıldığı, sahte vekaletnameler ekinde kimlik veya pasaport örnekleri yer almadığı gibi vekaletnamelerin içeriğinde T.C kimlik numaralarının da bulunmadığı, bu eksikliklerin ve hataların basit bir inceleme ile anlaşılabileceği, bunun yanında davalı ...'ın Kocaeli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, her iki davalı noterin özen yükümlüklerini ihlal ettikleri dosya kapsamından anlaşıldığından bu davalılar yönünden red kararı verilmesinin doğru olmadığı, olay tarihinde ... 1.Noteri olan ...'in 2518, 2519, 2529, 2530, 24 32... ada 4 parsel nolu taşınmazların satımı hususunda davalılardan ...'ın düzenlediği sahte vekaletnameleri onayladığı, yine olay tarihinde .. 1.Noteri olan ...'ın da 25 29... parsel nolu taşınmazların satımı hususunda davalılardan ...'ın düzenlediği sahte vekaletnameleri onayladığı anlaşıldığından davalı ...'in davacının toplam zararı olan 2.343.310,00 TL'nin tamamından, davalı ...'ın ise davacının zararının 1.594.407,25 TL'sinden sorumlu olması gerektiği, davalı tapu görevlileri ..., ..., ... yönünden, davalıların noter onayından geçen sahte vekaletnamelere göre işlem yapmaları ve notere olan güven gözetilerek tazminat miktarından 6098 sayılı TBK'nın 51... . maddeleri (818 s. BK m.43,44) uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, somut olayın açıklanan özellikleri dikkate alındığında 26.12.2018 tarihli bilirkişi raporundan işlem yapan davalıya göre tespit edilen tazminat miktarları üzerinden hakkaniyete uygun %50 oranında indirim yapılarak davalıların sorumlu tutulmasının olaya uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığı, davalılardan ...'in işlem yaptığı ..'a ait ..-.. 4 27... numaralı parseldeki taşınmazın işlemi nedeniyle davacının zararı 194.240,00 TL olup, %50 hakkaniyet indirimi yapıldığında 97.120,00 TL'den sorumlu olduğu; ... ve ...'nın, ..-..'deki ..'e ait 2518, ..'e ait 2519 ve ..'ya ait ... numaralı parsellerdeki taşınmazların işlemleri nedeniyle davacının zararı 554.660,40 TL olup %50 hakkaniyet indirimi yapıldığında 277.330,20 TL'den sorumlu oldukları sonucuna ulaşıldığı, ancak davalılardan ... ile ..'ın, olay tarihinde henüz memuriyetlerinde 1 yılı doldurmamış olmaları, bu nedenle de yeterli tecrübeye sahip olmamaları değerlendirildiğinde bu davalılar yönünden %100 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olduğuna karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.2020 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 2.343.310,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17.09.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan (...'ın bu miktarın 1.594.407,25 TL'sinden, ...'in 97.120,00 TL'sinden, ... ve ...'nın 277.330,20 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan ...(mirasçıları) ile .. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hakkında red kararı verilen davalılar yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğini, vekaletnamelerdeki sahteciliğin açıkça anlaşıldığını, davalılar yönünden hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, kusur ve hakkniyet indiriminin hatalı uygulandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, müştereken ve müteselsilen tahsil kararının hatalı olduğunu, sahte vekaletnamelerin iğfal kabiliyeti olmasından dolayı noterlerin hukuki sorumluluklarının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, illiyet bağının kesildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalının herhangi bir kusur ya da ihmalinin olmadığını, davalının işleminin örnek verme olduğunu, eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağı olmadığını, illiyet bağı kabul edilse bile üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, tapu müdürlüğünün kontrol etmeyerek ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle yüksek oranda indirim yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davalılar hakkında ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini, noterlerin onayladığı evrakların davalılara sunulduğunu, bu nedenle davalıların kasıt ya da ihmallerinden bahsetmenin mümkün olmadığını, davaya konu belgelerin iğfal kabiliyeti olduğunu, görevi kötüye kullanma suçundan beraat eden davalıların bu kararlarının kesinleştiğini, bu nedenle hukuk hakiminin beraat kararı ile bağlı olması gerektiğini, ayrıca müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B.Gerekçe
Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu'nun 1007.maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ... ve ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları, davalı noterler ... ile ...'ın sorumlu olmadıklarına ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların diğer temyiz itirazları yönünden;
Dosyanın incelenmesinde, davacının eldeki davayı .. Kimya A.Ş. tarafından satın alınan taşınmazların, sahte vekalet kullanılması nedeniyle tapuların iptal edildiğinden bahisle davacı aleyhine açılan tazminat davası neticesinde davacı tarafından 2.343.310,00 TL ödendiği, bu miktarın rücuen davalılar ... ve ... (noterler), ... (vekil) olarak ve tapu memuru olan diğer davalılardan talep etmek üzere açtığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ileri sürülmüş, Bölge Adliye Mahkemesinde hüküm altına alınan tazminat miktarından istem gibi davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. ve 62. maddeleride (818 sayılı BK'nın 50-51) maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup, zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Anılan madde hükmüne göre birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması gerektiği düzenlenmiştir.
Eldeki dava, TMK'nın 1007. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup; rücu davasında sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamaz. Davalılar ancak kusurları oranında sorumludurlar. Açıklanan ilkeler gözönünde tutularak hakkında red kararı verilen davalılar yönünden de kusur araştırması yapılmak suretiyle tüm davalıların katıldıkları işlemlerdeki kusurlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve bundan sonra Türk Borçlar Kanunu'nun 51. ve 52. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimini gerektiren durumların olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre hem işlem bazlı hem de kusur bazlı davalıların sorumlu olduğu miktarların tek tek belirlenerek hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ... vekili ile davacının diğer temyiz itirazları ile davalı noterler ... ile ...'ın sorumlu olmadıklarına ilişkin temyiz itirazları ile diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflar yönünden BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ..., ..., ...'a verilmesine,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ..., ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ..., ..., ..., ..., ...'a iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!