Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden davacıya hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersizliğini tespit ederek kararı bozdu.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kısmen kabul ve düzeltme kararlarına karşı davacı vekilinin tazminat miktarının eksik olduğu yönündeki temyizi incelenmiş; Yargıtay, davacının göreve iade edilerek maaşının ödenecek olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddi gerekse de bu durumun bozma nedeni yapılmadığını belirtmiş, ancak davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği ile tutukluluk süresi gibi unsurlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine aykırı ve yetersiz bulunması nedeniyle kararı bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere alt mahkemeye göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 25.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile görevinden ihraç edildiği tarih ile tahliye tarihleri arasındaki süre ile ilgili olarak tutuklu olarak kaldığı tarihteki yaş grubu için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktar nazara alınarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.654,82 TL maddi tazminatın, 12.000,00TL manevi tazminatın 23.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın 13.000,00 TL'ye yükseltilmesi, maddi tazminatın faiz başlangıç tarihinin de ihraç tarihi olan 01.09.2016 olarak düzeltilmesi ve değişen vekalet ücretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri nazara alındığında hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 93... /72 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.08.2016-02.02.2017 tarihleri arasında toplam 163 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 25.02.2020 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 04.03.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARUYAP'tan yapılan kontrolde halen kamuda aktif çalışan olarak görünen ve açığa alındıktan sonra görevine iade edildiği anlaşılan davacının maaşının geriye dönük olarak idare tarafından ödeneceği dolayısıyla maddi zararı bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.