Yargıtaydan işe iade sonrası boşta geçen süre ve iş güvencesi tazminatı ile kıdem ve ihbar alacaklarında temyiz kesinlik sınırı, işe başlatma samimiyeti ve jübile ödemesi değerlendirmesi.
Özet: İşçinin haksız fesih sonrası işe iade davasını kazanıp samimiyetsiz olduğu iddia edilen işe davet üzerine kıdem, ihbar, iş güvencesi ve boşta geçen süre ücreti gibi alacaklar için açtığı davada, ilk derece mahkemesi işveren davetini samimiyetsiz bularak alacakların bir kısmını kabul ederken, bölge adliye mahkemesi işverenin işe başlatma davetini samimi bularak iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti taleplerini reddetmiş, ayrıca önceki bir jübile ödemesini kıdem ve ihbar tazminatından mahsup ederek bu alacakları yeniden hesaplamış ve davalının temyiz başvurusu parasal kesinlik sınırı altında kaldığı için reddedilip davacının temyizinin kabulüyle dosya üst mahkemede incelenmeye devam etmektedir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze 5. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde dış ticaret müdürü ünvanı ile 05.01.2012-03.08.2017 tarihleri arasında çalıştığını, ancak sigorta girişinin 10.05.2013 tarihinde yapıldığını, iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonra açtığı işe iade davasının kabul kararı ile sonuçlandığını, kararın kesinleşmesi üzerine işverene başvurduğunu, işverenin işe başlatmada samimi olmadığını, davacının son ücretinin brüt 11,677,00 TL olduğunu kendisine günlük yemek fişi ve şahsına ait araç kullanımı ile yılda 4 aylık ücret karşılığı prim verildiğini ileri sürerek boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, iş güvencesi tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe iade başvurusunun samimi olmadığını, davacının işe davet edildiğini ve bunun için birtakım hazırlıkların yapıldığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının işe davetinde samimi olmadığı ve davacının usulüne uygun şekilde işe başlatılmadığı, buna göre kıdem ve ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve yıllık ücretli izinlerinin bilirkişi raporunun 1. alternatif kısmında belirtilen miktarlar üzerinden kabulü gerektiği, ispatlanamayan asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ise reddi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının işe davet ihtarında davacının kazanılmış haklarının aynen korunacağı, işten ayrıldığı tarihten itibaren işyerinde yapılan ücret zamları uygulanarak brüt ücretinin 13.600,00 TL olarak uygulanacağı, daha evvel sağlanan yemek ve araç tahsisi sosyal haklarının aynen korunacağı hususlarının belirtildiği, dosyada bulunan belgeler ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davacının işe başlatılma talebinin samimi olmadığı bu nedenle iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı taleplerinin reddi gerektiği, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının ise geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücret ve hizmet süresi esas alınarak yapılan hesaba göre hüküm altına alınması gerektiği, Gebze 7. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile görülen işe iade davasının 11.12.2017 tarihli duruşmasında feshe ilişkin imzalı beyanı alınan davacının, işverence jübile ödemesi adı altında kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını belirttiği, davacının bu ikrarı karşısında işverence jübile ödemesi adı altında yapılan 35.800,00 TL'nin ihbar ve kıdem tazminatı borcuna mahsup edileceği, bu doğrultuda kıdem tazminatı talebinin reddi ile net 14.489,30 TL ihbar tazminatının hüküm altına alındığı, davalı tarafça, davacıya ödenen primlerin performansa ve satış miktarına göre belirlenen değişken primler olduğu, bunun giydirilmiş ücrete dâhil edilemeyeceği ileri sürülmüşse de değişken oranda olsa da süreklilik arz eden prim ödemelerinin giydirilmiş ücrete dâhil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun işe başlamadığının kabulüne göre yapılan alternatif hesaplamaya itibarla davacının net 3.895,74 TL yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davalının fesih öncesi çalışma koşullarını sağlamadığını, davacı iş başı yaptığı gün davacıya araç tahsis edilmediğini, ayrı bir oda sağlanmadığını, yemek kartı verilmediğini, davalının işe iade davasında belirlenen tazminat yükümlülüğünden kurtulmak için davacıyı görünürde işe davet edip sonra davacının işi kabul etmediği şeklinde bir görüntü vermeye çalıştığını,b. Davacının işe başlamasını eksik sigorta bildirimlerinin yapılması şartına tâbi tutmadığını, bu konuda bir talebinin olmadığını, aksine bu eksikliğin giderilip giderilmeyeceğini sadece sorduğunu, davacının işe başlamak için şart ileri sürmediğini, işe başlamada samimi olmayanın davacı değil aksine işe başlatma davetinde bulunan davalı işveren olduğunu,c. Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelerin hukuka aykırı olduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile iş güvencesi tazminatına, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile asgari geçim indirimi alacaklarına hak kazandığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki hesaplamaların doğru olmadığını ileri sürmüştür.2. Davalı vekilinin temyizi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının işe başlamada samimi olup olmadığı, dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;A. Davalı Temyizi YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,B. Davacı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.