Yurt dışında çalışan işçinin işçilik alacakları davasında, yabancı hukukun uygulanması, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 2014-2015 yılları arasında bir yurt dışı şantiyesinde çalışan işçinin ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti gibi işçilik alacakları taleplerini konu alan bir dava olup, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, uyuşmazlığa ilgili ülkenin iş kanununun uygulanması gerektiğine ve bu kanunun süre düzenlemeleri uyarınca alacakların zamanaşımına uğradığına hükmederek davayı reddetmiş; davacı taraf ise temyiz başvurusunda, yabancı mevzuatın yanlış yorumlandığını, uyuşmazlığa Türk iş mevzuatının uygulanması gerektiğini ve yurt dışı iş sözleşmelerinin geçersiz olduğunu iddia etmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 6. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin ...'da bulunan şantiyelerinde 2014-2015 tarihleri arasında bir kısmı avans olarak, kalan kısmı bankaya yatırılmak suretiyle aylık net 1.800,00 USD ücretle iş sağlığı ve güvenliği teknikeri olarak çalıştığını, 2015 yılında iş bitimi sebebiyle müvekkilinin işine son verildiğini, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini, davacının fazla çalışma yaptığını karşılığı ücretlerin ödenmediğini, işyerinde ayda bir kez hafta tatili yaptığını, geri kalan hafta tatili günlerinde çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının Şirketlerinde çalışmadığını, somut uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanamayacağını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinden doğan taleplerde, talebin tâbi olduğu hukukun (esasa uygulanan hukuk) zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından da yetkili olduğu dikkate alındığında ... Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği, ... Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı, sürenin kaçırılması hususunda geçerli bir neden bulunduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde belirtilen sürelerin zamanaşımı süresi olduğu, davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin 10.12.2015 tarihinde sona erdiği, davanın 29.05.2019 tarihinde açıldığı, arabuluculuk görüşmelerinde geçen süre eklense bile, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığı, İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, Yargıtayın ve Bölge Adliye Mahkemelerinin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. ... iş mevzuatının yanlış yorumlandığını ve uygulandığını, ... iş mevzuatında işçi lehine olan düzenlemelerin uygulanmaktan kaçınıldığını,2. Somut davanın koşullarına göre sıkı ilişkili Türk iş mevzuatının uygulanması yerine, ... hukukunun uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,3. Taraflar arasında yapılan yurt dışı iş sözleşmelerinin geçerli olmadığını, sözleşme şartları hususunda davacının aydınlatılmadığını, sözleşme maddelerinin birlikte müzakere edilmediğini, uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.