Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sahte fatura düzenleme ve defter kayıt gizleme suçlarından verilen mahkumiyetin, dava zamanaşımına uğraması üzerine bozma incelemesi.
Özet: Sanığın defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile sahte belge düzenleme suçlarından mahkumiyetine ilişkin ilk hükmün usul hataları ve yeni yasa nedeniyle bozulmasının ardından, yerel mahkemece tekrar verilen mahkumiyet kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığa isnat edilen 2012 ve 2013 yıllarındaki sahte fatura düzenleme suçları için 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, bu suç yönünden davanın düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2012 yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2013 yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 17.05.20 22... /6865 Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile "Mahkemenin yargı çevresi dışında, başka suçtan Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan, duruşmadan vareste tutulma talebi de bulunmayan sanığın hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmesi veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması ve hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5. ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçeleri ile bozulması kararı verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 12... yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; cezayı haksız bulduğu, kandırıldığı ve dosyasının temyiz edilmesini istemine yöneliktir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyularak, yargılama sırasında SEGBİS sistemi ile bağlanılan sanık önceki savunmalarını tekrar ettiğini, etkin pişmanlık kapsamında ödemeye ilişkin ihtarnamenin kendisine tebliğ edildiğini ancak ekonomik durumu itibariyle ödeme yapamayacağını beyan ettiği, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ilgili vergi daireleriyle yazışmalar yapıldığı, sanık tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği görülmekle; bozma öncesi ve sonrası yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığa isnat olunan müsnet suçlar sabit kabul edilmekle, sanığın 20 12... yıllarında sahte fatura düzenlemek ve sanığın 2014 yılında defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı yasaya muhalefet etmek suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyet kararları verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR1.Sanık hakkında 20 12... yıllarında sahte fatura düzenleme suçu yönünden kurulan hükümler yönünden;Tüm dosya kapsamına göre sanığın 20 12... takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasına göre suç tarihlerinin en aleyhe kabulle 31.12.2012 ve Ba-Bs formlarına göre düzenlenen en son fatura olan 25.03.2013 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihleri olan "31.12.20 12... .03.2013" tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının DÜŞMESİNE,2.Sanık hakkında defter kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçundan kurulan hüküm yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353'üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359'uncu ve 371'inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359'uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321'inci maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.