İşverenin iş müfettişlerince hazırlanan psikolojik taciz raporunun iptali talebiyle açtığı davanın, delillerin hukuka uygunluğu ve yeterliliği ekseninde temyiz sürecinde incelenmesi.
Özet: Davacı işveren tarafından, davalı bakanlık iş müfettişlerinin bir çalışana psikolojik taciz uygulandığı yönündeki tespitini içeren rapora karşı açılan iptal davasında, ilk derece mahkemesi, bölgesel adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yaptığı yeniden değerlendirmede, raporda mobbinge kanıt olarak gösterilen WhatsApp yazışmalarının hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği ve gerçekliğinin tespit edilememesi nedeniyle delil olarak itibar edilemeyeceğine karar vererek, söz konusu müfettiş raporunun dayandığı temel kanıtın geçersizliğini belirlemiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 14. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlığa bağlı iş müfettiş yardımcılarının 18.06.2021 tarihli ve ... numaralı raporunda, yaptıkları üç farklı tarihteki teftiş sonucunda R.S'nin, dâhili davalı ...'a mobbing (psikolojik taciz) uyguladığı kanaatine varıldığını, her ne kadar iş müfettişlerinin raporunda böyle bir kanaat olsa da bu kanaate nereden ve nasıl vardıkları konusunda herhangi bir bilgi verilmediğini, psikolojik taciz iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu idari işlemin hangi ifadelere, hangi delillere dayandığının kendilerine tebliğ edilmediğini, hangi gerekçelerle rapor hazırlandığının bilinmediğini, söz konusu teftiş raporunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 18.06.2021 tarihli ve ... numaralı raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, şikâyetçi işçinin psikolojik taciz iddialarının, kendisiyle aynı pozisyonda çalışan diğer işçilere tahsilat üzerinden ödenen primlerin kendisine ödenmemesi ile yaz döneminde bazı haftalar hafta tatilinde çalışmasından kaynaklanan ve karşılığı izin olarak kullandırılması kararlaştırılan günlerin e-posta yahut dilekçe vasıtasıyla şikâyetçi işçi tarafından defaten talep edilmesine rağmen işçiye talebi hakkında olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılmaması olduğunu, işçinin hafta tatilinde çalışma yapmasının karşılığının boş zaman kullanmak olmadığını, işçinin bu çalışmalar karşılığında yalnızca hafta tatili çalışmasından kaynaklanan zamlı ücretini talep edebileceğini, ancak psikolojik taciz kavramının, işçinin yalnızca kıdem-ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve işçilik alacakları gibi işçinin hukuk düzenince korunan hakları anlamında değil, kanunlaşmayan ama teamül yahut uygulamalarla sürdürülen ve her iki tarafça kabul edilen çalışma koşulları anlamında da somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiğini, alınan ifadeler ve müfettişliğe sunulan belgeler değerlendirildiğine; şikâyetçi işçinin taleplerinin karşılanmasında işverenlikçe kayıtsızlık gösterildiğini, işyerinde şikâyetçi işçiye doğrudan emir ve talimat verilmeye zaman zaman tenezzül dahi edilmediğini, başka kişiler aracılığıyla talimat verildiğini, buna rağmen gecenin geç vakitlerinde şikâyeçi işçinin işle ilgili konularda rahatsız edilebildiğini; bu nedenlerle şikâyetçi işçi ...'a psikolojik taciz uygulandığı kanaatine varıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Dâhili davalı ... cevap dilekçesinde; kendisine psikolojik taciz uygulandığını, primlerinin ödenmediğini, izinlerinin talebi doğrultusunda kullandırılmadığını, Kurum işleminin hukuka uygun ve yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Bakanlığa bağlı iş müfettiş yardımcılarının 18.06.2021 tarihli ve ... numaralı raporu incelendiğinde, başvurunun şikâyetçi ... tarafından yapıldığı, raporun "Değerlendirme" başlıklı kısmında yer alan ilk cümlede şikâyetçinin psikolojik taciz haricindeki iddialarından vazgeçtiğinin belirtildiği, raporda "Şikayetçi işçinin tanık olarak gösterdiği C.B. ile M.A''nın işverenliğin İstanbul şubesinde çalıştıkları anlaşıldığından ifadelerine başvurulamamıştır. Ayrıca C.B'nin şikayetçi işçinin babası olduğu ve uzun süredir aynı şirkette çalıştığı anlaşılmıştır. Whatsapp yazışmalarının hukuka uygun şekilde elde edilmiş bir delil sayılabilmesi için Yargıtayca delili sunmak isteyen kişinin, Söz konusu whatsapp yazışmasının tarafi olması ve yazışmanın bizzat kendisi tarafından kayıt altına alınması gerekmektedir. Şikayetçi işçi tarafından Müfettişliğimize ibraz edilen konuşma metinleri için yukarıda yer alan şartların sağlanmış olduğu anlaşıldığından söz konusu Whatsapp konuşmaları Rapor'da değerlendirilmiş ve konuşma çıktıları Rapor ekine konulmuştur." ifadelerine yer verildiği, kaldırma kararı sonrası denetim sırasında ifadesi alınan işyeri çalışanları tanık olarak dinlenip rapora esas şikâyetle ilgili diğer bilgi ve belgeler celp edilerek değerlendirme yapılıp söz konusu yazışmalar incelendiğinde, hangi ortamda ne şekilde kaydedildiği, gerçekten yetkililere ait konuşmalar olup olmadığı belli olmadığından delil olarak itibar edilemeyeceği, kaldı ki raporda da bahsedildiği üzere şikâyetçinin tanık olarak gösterdiği şahısların ifadelerine başvurulmadığı, rapor kapsamında beyanları alınan kişilerin de şikâyetçi iddialarını doğrulamadığı, davacı Şirketin beyanında da kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmediği, dolayısıyla her ne kadar sonuç ve kanaat kısmında davacı tarafından şikâyetçiye yönelik psikolojik taciz iddiasının ispatlandığı kabulü ile rapor ve ceza tanzim edilmişse de şikâyetçinin iddialarının hangi delillerle desteklendiğinin somut şekilde ortaya konulamaması, şikâyetçiye yönelen tavrın işverenin yönetim hakkını aşan ve psikolojik tacize varacak nitelikte olduğunu gösterir herhangi bir delilin tespit edilememesi, şikâyetçinin tanıkları dinlenmeksizin ve dinlenen diğer şahısların benzer mahiyette anlatımı yokken hangi ortamda ne şekilde kaydedildiği, gerçekten yetkililere ait konuşmalar olup olmadığı belli olmayan kayıtlara itibarla ceza verilmesinin hukuki dayanağı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 18.06.2021 tarihli ve ... numaralı raporunun iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, soyut gerekçeye dayalı olarak Kurum görevlileri tarafından düzenlenen ve davacının psikolojik tacize uğradığı tespiti yapılan 18.06.2021 tarihli ve ... numaralı Kurum işleminin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Bakanlığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davanın kabulü ile müvekkili Bakanlık aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu,2. Müvekkili Bakanlığın bu davalarda taraf sıfatı bulunmadığından, davanın husumetten reddi gerektiğini,3. Dâhili davalı işçinin şikâyeti üzerine işyerinde yapılan incelemelerde, işçiye psikolojik taciz uygulandığı kanaatine varıldığını, raporun hukuka uygun olduğunu, davanın husumetten ve esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı Bakanlığa bağlı iş müfettiş yardımcıları tarafından düzenlenen 18.06.2021 tarihli ve ... numaralı raporun iptali gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.