İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, franchise alanın sözleşmeyi ihlal etmesiyle feshedilen franchise sözleşmesinden kaynaklı cezai şart talepli tazminat davası.
Özet: Bu dava, franchise veren tarafın, franchise alan ile akdedilen franchise sözleşmesinden doğan çok sayıda yükümlülüğün davalı tarafından tekrar tekrar ihlal edilmesi üzerine, davacı tarafın tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalının uyarılara rağmen sürekli ihlallerde bulunması neticesinde sözleşmenin feshedilmesiyle gündeme gelen, fesihle birlikte cezai şart ve tazminat hakkının saklı tutulduğu, davacının denetimlerde tespit edilen ihlaller için davalının ekonomik olarak zorlanmaması adına cezai şart tutarının çok küçük bir kısmını talep ederek maksimum iyi niyet gösterdiğini vurguladığı, franchise sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve cezai şartın tahsilini amaçlayan bir hukuki süreçtir.

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:█████████DAVA
:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2021KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: müvekkili Şirket ("Franchise Veren") ile Davalı ("Franchise Alan") arasından ilk olarak 25.05.2016 tarihli Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, (İİk Franchise Sözleşmesi İçin bkz. Zk.l), daha sonra taraflar arasında 10.09.2018 tarihinde tekrar Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, doktrinde ve uygulamada franchise sözleşmesine ilişkin farklı tanımlar mevcut olduğunu, Kuşkusuz, uygulamada; konusuna, tarafların ihtiyaçlarına, hukuki ve iktisadi beklentilerine göre farklı franchise ilişkileri kurulması da ortak bir tanımda birleşilmesini zorlaştırmakta olduğunu, doktrin ve Yargıtay kararları incelendiğinde; Franchise Sözleşmesi en yalm haliyle; franchise verenin franchise alana marka gibi gayri maddi unsurlarını kullandırarak mal ve hizmetlerin sürümü ve dağıtımını yapma yetkisi verdiği ve franchise alanı franchise sistemine entegre etme yükümlülüğünü üstlendiği; diğer taraftan, franchise alana da franchise verenin gayrı maddi unsurlarını kullanarak, onun pazarlama ilkeleri ve talimatları doğrultusunda ve yine onun kontrolü altında, mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmaya hakkı kazandığı ve bu hak karşılında belli bir ücret ödemeyi üstlendiği, sürekli borç ilişkisi doğuran, kanunda düzenlenmediğini ve tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olarak tanımlanabileceğini, her ne kadar franchise sözleşmesinin tanımı hususunda ortak bir noktada buluşulamasa da franchise sözleşmesinin taraflarının hak ve yükümlülükleri hususunda doktrinde ve Yargıtay kararlarında ortak bir noktaya varıldığını, uygulamada genellikle franchise sözleşmeleri detaylı olarak kaleme alınmakta ve böylelikle tarafların hak ve yükümlülükleri başta olmak üzere taraftar arasındaki ilişki şüpheye yer bırakamayacak şekilde kurgulanmaya çalışıldığını, müvekkili şirket ve davalı Franchise Alan arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi de detaylı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde ifa ettiğini, buna karşın davalı Franchise Alan Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan bir çok yükümlülüğünü müvekkili şirketin iyi niyetli tüm uyanlarına rağmen bir çok kez ihlal ettiğini, davalı Franchise Alan'm ihlalleri ve müvekkil şirket'in uyanları hususunda detaylı açıklama yapıldığını, davalı Franchie Alan'in süreklilik arz eden ihlaller nedeniyle, müvekkili şirket .... Noterlıgmden keşide ettiği 24.05.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ite Franchise Sozleşmesi'ni feshetmiş ve feshe konu ihlal nedeniyle cezai şart talebinde bulunduğunu ve tazminat talep hakkmı da saklı tuttuğunu, fesih ihtarnamesi 26.05.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, Franchise ilişkisinin doğası gereği, franchise alanların sisteme tam entegre olması; başka bir deyişle, tüketicinin nezdinde franchise verenin şubesi gibi algılanması ve franchise zincirine dahil olan tüm işletmelerin tüketicilere mal veya hizmetleri aynı standart ve kalitede sunulması hedeflendiğini, bu hedefe ulaşılabilmesi için, franchise verenin franchise alana bir takım talimatlar vermesi kaçınılmazdı, bu nedenle, franchise ilişkisinde franchise verenin franchise alana talimat verme ve bu talimatlara uyulup uyulmadığmı kontrol etme hakkı olduğu kabul edileceğini, zira franchise zincirinde standardizasyon ve yeknesaklık ancak bu şekilde sağlanabileceğini, franchise alanın da mal veya hizmetlerin sürümünü yerine getirirken franchise verenin talimatlarına uyma ve kontrollerine katlanma yükümlülüğü olduğu kabul edilmekte olduğunu, Doktrinde, franchise alanın bu yükümlülüğü, tipik asli edim borçlarından biri olarak kabul edilmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan denetimlerde tespit edilen ve cezai şarta bağlanma ihialler için keşide edilen ihtarnamelerde davalının ekonomik olarak zorlanmaması için Franchise Sözleşmesinde belirtilen cezai şart tutarlarının {hak kaybı oluşmaması adına fazlaya ilişkin kısmı saklı tutularak) çok küçük ve ödenmesi mümkün olan kısımları talep edildiğini, hatta yabancı para birimi üzerinden olan cezai şartların Türk Lirası olarak ödenmesi talep edildiğini, başka bir deyişle müvekkili şirket dvalıyı ticari ilişkinin devamı sırasında maddi olarak olumsuz etkilememek için maksimum iyi niyeti ve gayreti gösterdiğini, yine dava konusu cezai şart tutarı belirlenirken müvekkili şirket tarafından talep edilebilecek cezai şart tutannın tamamı değil çok çok altında bir tutar talep edildiğini, görüldüğü üzere Franchise Sözleşmesinde 2 rekabet etmeme yükümlülüğü tanındığını, bunlardan ilki Franchise Sözleşmesinin yürürlük arasındaki rekabet etmeme yükümlülüğü, ikincisi ise Franchise Sözleşmesi sona erdikten sonra getirilen sureli rekabet etmeme yükümlülüğü olduğunu, davalı Franchise Alan, her iki rekabet etmeme yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, Franchise Sözleşmenin yürürlükte olduğu 5 (beş) yıl içinde müvekkili şirket tarafından elde edilen yaklaşık kazanç yukarıdaki matrah hesaplamasına göre 664.303 TL olduğunu, Franchise Sözleşmesinin fesihten itibaren kalan süresi ise 15 yıldır olduğunu, bu noktada, mağazanın bulunduğu lokasyonda aynı maliyetlerle ve aynı konum ve büyüklükte alternatif bir mağaza bulunmasının mümkün olmadığını, mağazanın bulunduğu 2016 yılı ile bugün arasmda lokasyon için ciddi maliyet farkları olduğunu, bu nedenle, aynı lokasyonda açılacak bir mağaza için yeni bir yatırımcı (potansiyel franchise alan) bulmak mümkün olmadığını, müvekkili hak kaybının önüne geçilmesi için davalı taraf dinlenmeden derhal ve teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbir talebinin ivedilikle değerlendirilmesini, derhal teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı Franchise Aian'ın menkul ve gayrimenkul mallarına üzerine tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin haklanma saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin müspet zararının tazmini için şimdilik 1000 TL (bin Türk Lirası) tutarında tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesini, 500.000 TL (beş yüz bin Türk Lirası) tutarında cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: kabul mahiyetinde olmamakla beraber bahse konu dava 556 sayılı '' Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname '' kapsamına girmekte olduğunu, bu sebeple görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmamakla birlikte dosyaya bakması gereken mahkeme Fikri Ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında 25.05.2016 tarihinde franchise sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili o tarihten beri ... ... adıyla dükkanını sözleşmeye uygun bir şekilde işlettiğini, Franchise sözleşmesi ayrıntılı bir düzenleme yapılmaksızın sözleşme taraflarının hak ve yükümlülüklerini genel hatlarıyla ele alan bir sözleşme olduğunu, bu anlamda franchise sözleşmesi yalnızca anlaşmaya konu edilen mal ya da hizmetin ne şekilde verileceği hususunda tarafların iş birliğini sağlaması ve bu yönde temel koşulları içermesi olduğunu, sözleşme süresince ürünlerin teslimatı, hammaddelerin temini, eğitim esasları gibi pek çok tamamlayıcı sözleşmenin daha yapılması gerekeceğini, Franchising sözleşmelerinde Franchise alanın ve Franchise verenin bazı yükümlülükleri bulunmakta olduğunu, davacı şirketin müvekkile gerekli mal ve malzemeleri teslim borcu bulunmakla birlikte, bu borçlarını yerine getirmemdiğini, bilindiği üzere 18 Mart 2020 tarihinden bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sebebiyle, o tarihten bu yana birçok kez restoran ve lokantalar yalnızca paket servisi yapmış olduğunu, işletmelerin içinde yeme içme servisi yapılması yasaklandığını, pandemiden kaynaklı işletmeciler yeterince satış yapamadığından birçok işletmeci ekonomik sebeplerden ötürü işletmelerini kapatmak zorunda kaldığını, yine 26.04.2021 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 6638 Sayılı Genelge ile ülke genelinde Ramazan ayı olması sebebiyle sokağa çıkma kısıtlamaları getirilmiş olup lokanta ve restoran gibi yerlere de işletme içerisinde servis yapma yasağı getirildiğini, müvekkili pandemi başından bu yana işletmesini oldukça zor idare etmiş olup bu kısıtlamalar ve Ramazan ayında insanların oruç tutmasından kaynaklı siparişlerin azalmasıyla ekonomik olarak zor duruma düşmesine rağmen davacı ile aralarındaki sözleşmeye aykırılıkta bulunmadığını, müvekkili 17.05.2021 tarihinde ... satışı yapmak amacıyla dükkanını açmış olduğunu, davacı şirketin malzeme dağıtımı yapan aracın gelmesini beklediğini, gelen araçta şirketin dağıtım ile ilgilenen çalışanları müvekkilin 6500 TL borcu bulunduğunu bu sebeple kendisine malzeme indiremeyeceklerini belirttiklerini, müvekkili bunun üzerine davacı şirketin saha müdürü ...'u aramış ancak kendisine ulaşamadığını, ...'a ulaşamayan müvekkili kendisine Whatsapp uygulamasından mesaj atarak durumu bildirmiş yine yakın saatlerde şirketin muhasebe müdürü olan ...'a da Whatsapp uygulaması üzerinden durumu bildirir mesaj attığını, ... mesajda şirketin muhasebe birimi ile görüşeceğini ona göre müvekkile tekrar döneceğini belirtmiş olduğunu kısa süre sonra müvekkili arayarak sonraki gün malzemelerin müvekkile gönderileceğini söylediğini, 18.05.2021 tarihinde müvekkili sabah erkenden satış yapmak amacıyla dükkanı açarak malzemelerin gelmesini beklediğini ancak malzemeler gelmediği için saat 09:25'te davacı şirketin saha müdürü ...'a mesaj atarak durumu belirtmiş ... da müvekkili arayarak kendisinin bir şey yapamayacağını şirkete gelerek şirket yetkilileri ile konuşması gerektiğini söylemiş bunun üzerine müvekkili davacı şirkete giderek şirket yetkilisi ... ile görüştüğünü, müvekkili davacı şirkete gitmeden önce o gün gelmesi gereken malzemelerin gelme ihtimaline istinaden ücretini de çalışanı olan ... ustası ...'a bıraktığını, müvekkili o gün indirilmesi gereken malzemelerin parasını ödeyebileceğini ancak kalan bakiye borcu ödemek için satış yapması gerektiğini, satış yapmadan borcu ödeyebilecek durumu olmadığını, pandemi ve Ramazan sebebiyle ekonomik olarak zor durumda olduğunu, dükkanın kirasını, vergileri ve çalışanların sgk primlerini zor ödediğini ve malzemelerin kendisine temin edilmesi gerektiğini şirket yetkilisi ...'ya bildirmiş olduğunu ancak ... da kararın kendisine ait olmadığını yönetimin bu konuda karar verdiğini belirtmiş olduğunu, müvekkilin borçlarını ödeyebilmek adına satış yapması gerektiğini bilmelerine rağmen yönetimin böyle bir karar alması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şirketin müvekkilin mücbir sebeplerden kaynaklı olarak düştüğü kötü ekonomik durumu düzeltmek adına attığı adımları görmezden gelmesi iyi niyetli olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili tüm bunların üzerine sunduğumuz video görüntülerini kaydetmiş olduğunu, mahkemece açıkça görüleceği üzere müvekkili tüm bu kötü niyetli duruma rağmen başka yerden malzeme alıp dükkanda satış yapmadığını, davacı şirket tarafından dağıtım için gelen araç yine bir önceki günkü haksız sebepleri sunarak müvekkile yine malzeme temin etmemiş müvekkil malzemelerin ödemesini yapacağını ısrarla belirtmiş olmasına rağmen kendisine malzemeler verilmediğinden yine dükkanı kapatıp satış yapamadığını, 20.05.2021 tarihinde de yine aynı sebeplerden müvekkile malzeme temin edilemeyip kötü ekonomik durumu göz ardı edilince müvekkili anlaşılacağı üzere ... ...'e ait tabelayı ve daha önce kendisine temin edilen diğer malzemeleri de kaldırmış ve yeniden satış yapmaya başladığını, müvekkili davacı şirket ile 3 farklı şube için franchise sözleşmesi yaptığını, 3 şubesinin de tadilat ve isim hakkı için gerekli masrafları kendisi ödendiğini, davacı şirkete yaklaşık olarak toplamda 5.000.000,00 TL civarında ödeme yapıldığını ve yıllarca sözleşmeye bağlı kalarak işletmelerini düzgün bir şekilde idare ettiklerini, mücbir sebeplerden kaynaklı olarak ekonomik olarak kötü duruma düşen müvekkile, davacı şirket hiçbir şekilde yardım etmediği gibi müvekkilin şirket yetkililerine 2 yıl boyunca dükkanın zararda olduğunu, bu şekilde daha fazla idare edemeyeceğini, çalışanların maaşlarını zar zor ödediğini dükkanın devredilmesi gerektiğini belirtmesine rağmen kendisine hiçbir şekilde yol gösterilmediğini, en ufak yardım edilmediğini, müvekkili 3 gün boyunca ... ve diğer malzemeleri alamamasına rağmen hiçbir şekilde başka bir yerden malzeme temin etmediğini, davacı şirketin kendisine yardımcı olmasını beklediğini ancak davacı şirketten hiçbir şekilde olumlu dönüş alamadığını, çalışanların maaşlarının ödemesiinde zorluğa düşeceğini ve dükkanın kirasını ödeyemeyeceğini göz önünde bulundurduğunda dükkanı daha fazla kapalı tutmanın çok daha büyük zararlara sebebiyet vereceğini öngördüğünden dükkanın adını değiştirerek ve ... ...'e ait materyalleri ortadan kaldırarak işine devam ettiğini, davacı şirket tarafından ihlal olarak görülen dükkanda başka marka kaşar peyniri bulunması zorunluluktan kaynaklı olduğunu, şöyle ki davacı şirket günde bir defalığına mahsus olarak müvekkile malzeme verip bu malzemelerin kullanılmasını istediğini, ancak bazı durumlarda davacı şirketin göndermiş olduğu malzemeler yoğunluktan kaynaklı bitmek durumunda kaldığını, müşterilerin o an istedikleri siparişlerin bekletilmesi veya malzeme olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi markanın değerini zedeleyeceğinden müvekkili acil çözüm olarak tek seferlik başka ürün kullanmış olduğunu, davacı şirket dava dilekçesinde hijyen sorunlarına dikkat çekmiş ve bu sorunların hiçbir şekilde çözüme kavuşmadığı gibi bir algı yaratmak istediğini, huzurdaki dava açısından görevli mahkeme Fikri Ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunda görev itirazlarının kabulünü, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın her halükarda reddini, her türlü yargılama masrafı ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, hukuki niteliği itibari ile; taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin davalının haksız eylemleri sebebi ile haklı olarak feshedildiği iddiasına dayanan, feshe bağlı tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: Taraflar arasındaki franchise sözleşmesi nedeni ile davalı tarafından işletilen işletmede davalının sözleşme yükümlülüklerine uyup uymadığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği, bu feshin geçerli olup olmadığı, davacı tarafın talep ettiği tazminat ve cezai şartın talep edilebilme koşullarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilir ise miktarlarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava █████/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.08.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davacı Tanığı ...; Davacı Dönersan şirketinde bütün şubelere ilişkin olarak genel franchise sorumlusu olarak çalışıyorum, davalıyı da tanırım, davacı şirketin bayilerine dönerleri günlük olarak gider ve bedeli de nakit veya kredi kartı olarak günlük olarak ödenir, ödeme sıkıntısı yaşamadığımız bayilere malzeme için 1.000,00 TL ... için 3.000,00 TL'lik limit açabiliyoruz, bu miktarlar aşılmıyor, eğer bayi örneğin 3.000,00 TL'lik ... limitini doldurmuş ve bu borcunu ödememiş ise bir sonraki ... bırakmak için gidildiğinde şoför olarak giden kişi bu borcun ödenip ödenmeyeceğini sorar, borcun ödenmeyecek olması halinde o gün ... bayiye bırakılmaz, bildiğim kadarıyla davalının dönersan şirketine 5-6.000,00 TL borcu var idi, hatta bu konuda davalı benden de yardım istedi, kendisinin bir süre tolere etmiş isek de bir zaman sonra durum beni aştı, bu konuyla ilgili olarak davalı ile █████/2021 tarihinde whatsapp üzerinden mesajlaştık, davalı bana ödeme yapamadığını kendisine ... bırakılmadığını yazmıştı, bende ödeme yapılması gerektiğini aksi takdirde ... bırakılmayacağını yazmıştım, o tarihten sonra kendisi ile bir daha görüşmedim, ödeme yapmamış olsa dahi bayilerin bir sonraki gün için dolaplarında ... stokları olur, ve yine ödeme yapılmamış olsa dahi her gün bayilere ... götürülür, ödeme yapıp yapmayacağı sorulur, ödeme yaparsa döneri bırakılır, davalı ile bu yazışmalarımızın olduğu dönemde, davalının ödeme yapmamasına rağmen 3 gün üst üste ... gönderildi, ancak davalı 3 günde de borcunu ödemeyince kendisine ... verilmedi, zaten bundan sonra da davalı dükkanını kapattı, dükkanını kapattıktan sonra davalı ile görüşmedim, davalının bana mal göndermeyin diyerek beni veya bana bağlı ekipleri arayıp aramadığını bilmiyorum, davalı kendisi ile yazışma yaptığımız █████/2021 tarihinde yazışmalardan sonra şirket merkezine geldi, bende oradaydım, kendisi ... gönderilip gönderilmeyeceğini sordu, biz de borç ödenmediği için mal gönderilemeyeceğini söyledik, yukarıda da belirtim gibi davalıya 3 gün üst üste ... gönderildi, davalıya bunlar borcu ödemediği için teslim edilmediğinden buna ilişkin tutanaklar tutulmuştur, zira bu tutanak işlemi genel şirket uygulamasıdır, bu süreçlerden sonra fesih aşamasında davalı dükkanın dışındaki tabelaya bir branda takarak ... satmaya devam eti, daha sonrasında da tabelayı değiştirdi ve ... ... olarak ... satmaya devam etti, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi08.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davacı Tanığı ...; Ben davacı şirketin bütün şubelerine ilişkin olarak denetim sorumlusuyum, denetim ekiplerinin başındayım, denetim ekibinde çalışan arkadaşlarımızla aylık planlar yaparız, bu planlara göre şubeler günlük olarak denetlenir, denetimler tek kişi ile yapılır, durumu gerektirmesi halinde iki kişi ile de denetim yapılabilir, davacı şirketin belirlediği standartlar, gıda güvenliği standartları ve yasal mevzuat çerçevesinde denetimde dikkat edilecek hususlar ve soruların bulunduğu dijital ortamdaki denetim formu üzerinden denetimlerimiz yapılır, bahsini ettiğim bu standartlara göre denetimler yapılır, denetimlerde özellikle önceki günden kalmış ... olup olmadığı, anlaşmalı olduğumuz ürünlerin kullanılıp kullanılmadığı, temizlik ve hijyen konularına uyulup uyulmadığına dikkat edilir, ben kendim Veteriner Hekimim, denetim ekibinde yer alan diğer çalışan arkadaşlarımız hepsi Gıda Mühendisidir, denetim ekibimiz Anadolu Yakası ve Avrupa Yakası olarak iki gruptur, her iki yakada da şu an itibariyle 3 er kişi çalışmaktadır, her iki grupta olan denetçiler kendi grubunda olan bütün şubeleri plan dahilinde denetler, denetimler önceden haber verilmeden yapılır, denetimde ihlal usulsüzlük tespit ediliğinde denetim ekibinin elinde olan tablete gerekli bilgiler işaretlenerek belirtilir, şube sahibi veya yetkili çalışana tespit edilen ihlal ve usulsüzlük sözlü olarak bildirilir, şubelerde bulunan denetim defterine tespit edilen ihlal ve usulsüzlük yazılır, eğer tutanak tutulması gereken bir durum olur ise doğrudan tutanak tutulur, bir gün önceden kalmış ... kullanılması doğrudan tutanak tutulma sebebidir, yine sözlü ve fiziki olarak denetimin engellenmesi de doğrudan tutanak tutulma sebebidir, bunun dışında genel merkeze haber vermeden şubenin kapalı olması da tutanak sebebidir, şube sahipleri ve çalışanlar genel olarak tutanağı imzalamaktan imtina ederler, bu tutanaklar da belirtilen usulsüzlükler denetim defterine de ayrıca yazılır, denetim defterine bunlar haricinde şubede yapılan ölçümler, varsa şube de çalışma koşularına ilişkin öneriler de yazılır, davalı ile ilgili olarak merkeze haber vermeden şubenin kapatılmasına dair tutanak olduğunu hatırlıyorum, onun dışında temizlik ve hijyen konularına ilişkin usulsüzlük tespitleri ve tutanaklar da var idi, hatırladığım kadarıyla davalı ile ilgili olarak kalmış dönere ilişkin de tutanak vardı, yine farklı marka ürün tespitine dair tutanak da vardı, hatırladığım kadarıyla davalının denetimleri engelleme veya denetim ekibine zorluk çıkarma gibi davranışı olmadı, dedi.Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: normal olarak şubelerin davacı şirketin verdiği dönerden başka bir ... satma imkanı yoktur, eğer gün içinde döneri bitecek olur ise şubeler davacı şirket ekiplerinden bu konuda destek isteyebilirler, yakın şubelerden veya dağıtıcı ekiplerden ... temini sağlanır, ... dışında patates, içecek gibi diğer ürünlerin gün içinde tükenmiş olması halinde müşteri memnuniyetinin devamının sağlanması açısından başka yerden başka marka ürün teminine miktar ve süreklilik arz etmeme durumuna göre davacı şirket tarafından işlem yapılmaz ancak bu durum süreklilik arz eder ise o halde gerekli işlemler yapılır, yukarı da belirttiğim gibi davalının şubesi ile ilgili olarak kalmış dönere ilişkin tutanak vardı diye hatırlıyorum, kalmış dönerin ertesi gün şubede bulunmaması gerekir, kalmış ... dolap da olsa, tezgah da da olsa kullanıma hazır halde olduğu kabul edilip gerekli tutanak tutulur, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi.08.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davacı Tanığı...; Davacı şirkette denetçi olarak çalışıyorum, Gıda Mühendisiyim, davalı tarafın şubesine de denetledim, davalı şubesinde kalmış ... ve farklı marka ürün ihlali tespit ettim, temizliğe dair ihlaller de vardı, kızartma yağları ile ilgili de yaptığımız ölçümlerde yağların uzun süre kullanıldığına dair ölçüm sonuçları ortaya çıkmış idi, tarihini tam hatırlayamamakla birlikte şubeye denetime gittiğim günlerden birisinde şubeye girdiğimde tezgah arkasında bir hareketlilik vardı, içeride müşteriler olduğu için hemen müdahale edemedim, tezgahın arkasına geçtim, burada sebzelerinde de konulmuş olduğu kaplardan birisinde kesilmiş halde kalmış ... olduğunu gördüm, kalmış dönerler soğuk ve buruşmuş halde olduğu için görsel olarak taze dönerden ayırt edilir, ben kalmış döneri görünce şube sahibi ve ... ustası inkar etmediler, bu seferlik görmezden gelin gibi sözler söylediler, buna ilişkin gerekli tutanağı tuttum kabul etmedikleri için imzalamadılar, yine denetimlerinden farklı marka kaşar peyniri kullanıldığını tespit etmiş idim, şube sahibi bunu da inkar etmiyordu, kendisinin kullandığı kaşarın daha iyi olduğunu söylemişti, hem davacı şirketten kaşar alıyordu, heme de kendisi farklı marka kaşar alıp kullanıyordu, buna ilişkin de yazmayın gibi sözler söylemişlerdi, kullanılan kızartma yağı ile ilgili olarak tutanağa bağladığım bir olay yok ise de denetimlere gittiğimde yağların farklı marka yağ kullandığını anlamıştım, kullanılan yağ köpürüyordu, davalı şubenin davacı şirketin tabelasına branda takarak dükkanı çalıştırdığı zaman denetim için gittiğim bir günde tam o esnada dağıtım ekibinden birileri ... bırakmak için gelmişlerdi, davalı şube getirilen döneri almadı, dağıtım ekibinin tuttuğu tutanağı bende imzaladım, yine davalının branda takarak dükkanı açtığı günlerin devamında denetim için gittiğimde şubenin kapalı olduğuna dair ayrıca davacı şirketten alınmayan başka ... satıldığına dair tespitlerimde oldu bunlara ilişkin tutanaklar da tuttum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi.08.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davacı Tanığı ...; Ben davacı şirkette franchise sorumlusuyum, mevcut bayilerin talep ve sorunları, bayilerimiz dışındaki iş ortaklarımız ve yeni bayilik anlaşmaları ile ilgili hususlar ile ilgileniyorum, şubelerin denetimi kamera sistemi ile de yapılmaktadır, merkezden canlı olarak takip edilmektedir, kalmış ... kullanımı, hijyen kurallarına riayet etmeme gibi hususlar bu yolla tespit edilir, zaman zaman şubelerde kameralar kapatılabiliyor, böyle bir durumda şube ile görüşülerek kameraların açılmasını sağlıyoruz, davalı şubesinde de kameraların kapatılıp uyarı ile açtırdığımıza dair bir kaç kez böyle bir durum yaşandığını biliyorum, davalının işlettiği şubede davacı şirket tabelasının branda ile kapatıldığına dair tespit yapılmıştır, ayrıca böyle bir işlemin yapıldığını içerideki kamera görüntüleriyle de belirlemiştik, davalının sözleşmesinin feshinden sonra kamera denetimi yapılamadı, ancak sözleme feshinden sonra davalının işlettiği şubede ... satışı yapılmaya devam etti, bu ... davacı şirkete ait olmayan ... idi, buna ilişkin tespitlerde yapıldı, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi.22.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davalı Tanığı ...; Ben motor kurye olarak çalışıyorum. 2021 Şubat ayından beri davalı ile birlikte çalışırım. Davalı benim patronum olur. Ben sabah 11'de işe başlarım. Akşam 23'e kadar çalışırım. Motor kurye olduğum için çoğunlukla şube dışında olurum. Paket servisi işi olmadığı zaman şubenin içinde olurum. Önceki günden kalma ... olursa akşamdan dükkanda bulunan derin dondurucuya koyulur. Dükkan komşumuz olan Pilavcı Mehmet'in hayvanları vardır. Ertesi gün sabahında bu kalan dönerler bahsettiğim dükkan komşumuza verilir. Halen de bu şekilde yapıyoruz. Bazen de kendimiz kedilere, köpeklere veriyoruz. Hijyen kurallarına da dükkanda uyulmaktadır. Gün içinde yeri geliyor biz de temizlik yapıyoruz. Bunun dışında gece iş bittikten sonra gece temizlikçisi vardır. Bu kişi biz gittikten sonra gelir. ... tezgahını ve diğer kısımların temizliğini yapar. Yine ustalar bone, maske gibi diğer hijyen kurallarına da uyarlar. Dükkanda müşterilere davacı tarafın belirlemiş olduğu ürünler dışında farklı marka ürünler satılmaz. Biz kendimize sabahları tost yapmak için kaşar peyniri alırız. Bu peyniri de dükkandaki dolapta saklarız. 2021 yılında Ramazan Bayramından yaklaşık bir hafta 10 gün sonraki bir günde sabah işe geldiğimde ... gelmemişti. Ustaya sordum. Ustada ... getiren davacı çalışanlarını bir kaç kere aramış. Sonrasında aynı gün saat 15:00 sıralarında davacının ... getiren nakliye aracı geldi. Taraflar arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı ... bırakılmayacağını söyledi. Davacı çalışanının söylediğine göre davacı tarafın alacağı kaldığından dolayı ... bırakmadılar. Ertesi gün yine ... bırakmadılar. 3. Günde de davalı ... davacı şirketin tabelalarını ve reklamlarını kapatarak başka bir yerden temin ettiği dönerle dükkanı çalıştırdı. Ondan sonrada davacı şirket ile bir daha çalışılmadı dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Dükkan halen çalışmaktadır. ... işine davalının kendi temin ettiği ... ile devam etmektedir dedi.22.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davalı Tanığı ...; Ben 4 yıldır davalıya ait ... dükkanında çalışıyorum. Kendim ... ustasıyım. Ben sabah 8'den akşam 8'e kadar çalışırım. Ben işten çıktıktan sonra da diğer vardiya devam eder. Dükkanda o gün satılamayıp kalan dönerleri dükkandaki dolaba koyuyoruz. Bunu ya o gün akşam ya da ertesi gün sabah hayvan besleyen arkadaşlara veriyoruz. Bu kalan dönerler ertesi gün müşterilere satılmamıştır. Zaten bu kalan dönerler sertleşir ve kokulu olur. Müşterilere satılamaz. Dükkanda hijyen kurallarına uyulmaktadır. Bütün malzemeler geldikten sonra bir kaç günlük olacak olan kısmı raflarımızda durur. Geri kalan kısmını dolaplara koyarız. Doğranıp dönere konulacak olan yeşillik, soğan gibi malzemeleri günlük olarak doğramasını yapıyoruz. Bone, maske gibi diğer hijyen kurallarına da uyulmaktadır. Davacı denetçileri dışında belediyeden de sürekli denetime geliniyor. Davacı tarafın satılmasını istediği ürünler dışında başka marka ürünler satılmazdı. Sadece gün içinde örneğin eker marka ayran bittiğinde toptancılardan o günlük yetecek kadar başka marka ayran kullanıldığı olmuştur. Tarihini tam hatırlayamamakla birlikte 2021 yılı Haziran ayının başları olabilir. Normalde sabah 09:30-10:00 gibi hazırlanmış şekilde ... getirilir. Ancak o gün o saatlere yakın bir saatte davacı aracı geldi. Ancak bize ... bırakmadılar. Galiba davalının davacıya bir miktar borcu varmış. Bu yüzden döneri bırakmadılar. Döneri getiren davacı çalışanı bize bu şekilde söyledi. Devam eden iki günde de aynı şekilde davacının ... aracı geldi. Ancak döneri bırakmadan gittiler. ... bırakmama sebepleri de beyanlarına göre alacağın ödenmemesiydi. Bugünden sonrada dükkandaki davacı şirketin tabela ve reklamları kapatılarak davalının kendi temin ettiği ... ile satış yapmaya devam ettik. O zamandan sonrada davacıdan bir daha ... alınmadı. Dükkan şu an aktif olarak ... satışına devam etmektedir. Sattığımız dönerleri davalı temin etmektedir dedi.Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Davalı ... bana davacı tarafın döneri bize ilk bırakmadıkları gün için ... bedeli olarak bana para bırakmıştı. Ancak daha önceden kalan borçlar olduğu için davacı taraf çalışanı durumu kabul etmedi ve ... bırakmadı dedi.22.04.2022 Tarihli Celsede Dinlenilen Davalı Tanığı ...; Ben davalı ... tanırım. Kendisi benim 2016 yılından beri dükkan komşumdur. 2021 yılı Ramazan Bayramı sonrasında iki gün davalının dükkanına ... gelmediğini ve tezgahta ... olmadığını gördüm. Sonraki günlerde de davalı kendi başının çaresine bakarak başka yerden et alıp aynı işi devam ettirdi dedi.Bilirkişi ...'dan alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda: " Davacı şirketin incelemeye konu edilen 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin V.U.K. 221 madde ile T.T.K. 64. madde hükümlerine göre yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfının Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Davalı şirketin incelemeye konu edilen 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin V.U.K. 221 madde ile T.T.K. 64. madde hükümlerine göre yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfının Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak sona erdirildiği ve dava dilekçesine yer alan ve fesih ihtarnamesinde gerekçe gösterilen davalının Franchise sözleşmelerini ihlal ettiğine ait Denetim Tutanakları irdelendiğinde ise: 03.01.2020 tarihli denetimde; hijyen kurallarına uyulmadığı ve bulaş riski yaratacak şekilde davranıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, 06.02.2020 tarihli denetimde; bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, ayrıca davacı şirket tarafından davalı franchise alana .... Noterliği'nden 12.02.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 04.06.2020 tarihli denetimde; bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, ayrıca davacı şirket tarafından davalı franchise alana .... Noterliği'nden 11.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 10.07.2020 ve 07.12.2020 tarihli denetimde; kamera sisteminin kapatıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, 21.04.2021 tarihli denetimde; bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığının tespit edildiği,07.05.2021 tarihli denetimde; temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı, gıda güvenliği kurallarının ihlal edildiği, bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığı ve farklı ürün kullanıldığı tespit edildiği, 18.05.2021 tarihli denetimde; şubenin tam olarak açılmadığının tespit edildiği, teslim edilmek üzere şubeye getirilen dönerin davalı franchise alan tarafından teslim alınmadığı ve durumun tutanağa geçirildiği, 20.05.2021, 21.05.2021, 22.05.2021 ve 24.05.2021 tarihlerinde şubeye mal teslimi için gelindiği ve fakat davalı franchise alan tarafından malların teslim alınmadığı, davacı şirket tarafından teslim edilmek üzere getirilen malın davalı franchise alan tarafından teslim alınmadığına dair tutanakların olduğu, 20.05.2021, 21.05.2021 ve 22.05.2021 tarihli denetimlerde; ... ... Tabelasının branda ile kapatıldığı, ... ocağında ... ... Franchise zincirine ait olmayan ... takılı olduğu ve satış yapıldığı, tespit edildiği, 20.05.2021 tarihine ilişkin video sunduklarını, 24.05.2021 ve 25.06.2021 tarihli denetimlerde; ... ... Tabelasının branda ile kapatıldığı, ... ... Baton dönerinin takılı olmadığı, ... ocağında ... ... Franchise zincirine ait olmayan ... takılı olduğu ve satış yapıldığı, tespit edildiği, bu tarihlere ilişkin ilişkin video sunduklarını, 31.05.2021 ve 04.06.2021 tarihli gözlemlerde davalı franchise alanın ... satışı yapmaya devam ettiğinin görüldüğü, durumun denetim tutanağına geçirildiği, fiş ve video görüntüleri olduğu, 24.08.2021, 25.08.2021, 26.08.2021, 27.08.2021, 28.08.2021 tarihlerinde davalı franchise alanın ... satışı yapmaya devam ettiğinin görüldüğü, durumun denetim tutanağına geçirildiği, fiş ve video görüntüleri olduğu, 10.09.2021 tarihinde davalı franchise alanın ... satışı yapmaya devam ettiğinin görüldüğü, görseller ve fişlerin olduğu, müşahede edildiği, Ahde vefa ilkesi uyarınca taraflar arasındaki hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla sözleşme hükümlerine riayet edilmesinin temel amaç olduğu, dolayısıyla ahde vefa ilkesi gereği borçlu edimini üstlendiği şekilde, bir başka deyişle sözleşmeye bağlı olarak ifa etmekle yükümlü olduğu, dolayısıyla davacı tarafından tespit edilen bu hususlar taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden sözleşmenin haklı sebebe dayalı olarak feshedildiğinin ifade edilebileceği, Hâl böyle olunca Muhterem Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle gerek cezai şart gerekse de kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olacağı ifade edilebileceği, Somut ihtilafta davacı tarafından: Franchise Alan'ın, Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan farklı ürün kullanmama yükümlülüğünü ihlal ettiği, Franchise Sözleşmesinin 8 inci maddesi uyarınca davacı şirketin 200.000,00 USD tutarında cezai şart talep hakkı bulunduğunun, Davalı Franchise Sözleşmesinin davalı Franchise Alan tarafından ihlal edilen "Ürünlerin Temini ve Kullanım Süresi" başlıklı 9 uncu maddesinde: "(...) Franchise Veren tarafından yapılacak denetimlerde: (i) eksik gramaj uygulandığının ve/veya (ii) hijyen şartlarına uygun davranmadığının tespit edilmesi halinde, ilk 3 sefer için her bir sefer için ayrı ayrı olmak üzere 10.000 USD tutarında para cezası, 4 üncü sefer için ise 200.000 USD tutarında para cezasını cezai şart olarak ödemeyi gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmünün bulunduğu, dosyaya mübrez 03.01.2020 tarihli ve 07.05.2021 tarihli denetimlerde; hijyen kurallarına uyulmadığı ve bulaş riski yaratacak şekilde davranıldığının tespit edildiği bu durumun iki defa tespit edilmiş olması hasebiyle 10.000,00-USD üzerinden toplamda 20.000,00-USD talebinde bulunulabileceğinin, Franchise sözleşmesinin davalı Franchise Alan tarafından ihlal edilen "Rekabet Yasağı ve Gizli Bilgi Saklama Yükümlülüğü" başlıklı 24 üncü maddesine göre: "Franchise Alan, yöneticileri, veya çalışanları (personeli) tarafından yukarıda belirtilen rekabet etmeme yasağının ve/veya gizli bilgilerin korunması kuralının ihlal edilmesi halinde, Franchise Alan 200.000 USD tutarındaki cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi (...) gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. " hükmünün bulunduğu ve31.05.2021 ve 04.06.2021 tarihli Denetim Tutanaklarından, fişlerden ve video kayıtlarından davalı Franchise Alanın rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin, tespit edildiği, ancak davacı dava dilekçesinde toplamda 500.000,00-TL'lik cezai şart talebinde bulunulduğu, tüm bu açıklamalardan sonuçla Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından haklı sebebe dayalı olarak sona erdirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının cezai şart alacağını talep edebileceği ancak HMK m 26 uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereğince bu bedelin 500.000,00-TL ile sınırlı olacağı, Franchise sözleşmesinin taraflar arasında yürürlükte kaldı sürenin 25.05.2016-26.05.2021 tarih aralığındaki 5 yıla isabet ettiği, feshin öngörülen süreden 15 yıl erken yapıldığı, davacı ile davalının sözleşmesinin yürürlükte kaldığı 5 yıla ait faaliyet karının 190.094,90 TL olduğu, aylık tutarın ise; 190.094,90 TL / 60 ay= 3.168,25 TL'lik tutara denk geldiği, sözleşmenin süresinden 15 yılı önce (180 ay) feshi kabul edildiğinde bu tutarın (3.168,25 TL X 180 ay =) 570.285,00 TL na isabet ettiği, davacının "(6) aylık" makul bir süre için talep edebileceği yoksun kalınan (6) aylık karın (3.168,25x6=) 19.009,50-TL olarak hesaplandığı, " şeklinde rapor sundukları görüldü.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görüldü.Bilirkişi ...'dan alınan 08.10.2024 tarihli ek raporundan özetle : " Franchise sözleşmesinin taraflar arasında yürürlükte kaldı sürenin 25.05.2016-26.05.2021 tarih aralığındaki 5 yıla isabet ettiği, feshin öngörülen süreden 15 yıl erken yapıldığı, davacı ile davalının sözleşmesinin yürürlükte kaldığı 5 yıla ait faaliyet karının 190.094,90 TL olduğu, aylık tutarın ise; 190.094,90 TL / 60 ay= 3.168,25 TL'lik tutara denk geldiği, sözleşmenin süresinden 15 yılı önce (180 ay) feshi kabul edildiğinde bu tutarın (3.168,25 TL X 180 ay =) 570.285,00 TL na isabet ettiği, davacının "(6) aylık" makul bir süre için talep edebileceği yoksun kalınan (6) aylık karın (3.168,25x6=) 19.009,50-TL olarak hesaplandığı, bununla beraber davacı vekilinin talebi doğrultusunda Sayın Mahkeme tarafından kabulü ihtimaline göre sözleşmenin feshi ile Temmuz 2023 tarih aralığındaki 2 yıllık (24 ay) süre için müspet zarar tutarının 76.038,00 TL tutara isabet ettiği, hesaplanmıştır. " şeklinde ek rapor sundukları görüldü.Davacı vekilinin 14.10.2024 tarihli ıslah dilekçesinden özetle : dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalarak 1000 TL tutarında tazminat talep edildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise aynı lokasyonda şube açılışının yapılmadığı sürede kar kaybı için 76.038 TL talep edebileceğimiz tespit edildiğini, bu doğrultuda, müspet zarar tazmin talebimizi iş bu ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak 1000 TL'den 76.038 TL'ye arttırdıklarını belirtmek istediklerini, ıslah talebi kanuni süresi içinde yapıldığını, ıslah talebinin kabülünü, tazminat tutarının faizleriyle birlikte tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi ...'dan alınan █████/2025 tarihli 2.ek raporundan özetle :Davalı şirketin; 2018 yılından bu yana 360.000,00 TL sermayesinin ödendiği, sermaye borcunun olmadığı, -2018 yılından 2023 yılı dahil davalı şirketin sürekli zarar ettiği, Sürekli devam eden zararların davalı şirketin 2020 yılından itibaren özkaynaklarının negatife dönmesine neden olduğu, bir başka deyişle şirketin varlıklarını borçlarını karşılamaya yeter düzeyde olmadığı, mali yapısının güçlü ve sağlıklı olmadığı, Davalı şirketin aktifinde Taşıtlar hesabında 2018 yılından 2022 yılına kadar olan yıllarda 11.733,90 TL değerinde taşıt bulunduğu, 2023 yılında yasal mevzuat gereği uygulanan enflasyon muhasebesi ile Taşıtlar hesabının cari değerinin 241.733,91 TL olduğu, şirket kayıtlarında inceleme yapılması kabul görmediğinden Taşıtlar hesabındaki tutarın hangi ve kaç adet taşıta isabet ettiğinin bilinemediği, enflasyon muhasebesi artışı bir yana aynı zamanda bu artışın kaynağının yeni araç alımı da olabileceği, -Davalı şirketin aktifinde Demirbaşlar hesabında 16.152,31 TL tutarın 2018-2023 altı yıllık dönemde aynı şekilde kaldığı, Demirbaşların içeriğinin şirket kayıtlarında inceleme yapılması kabul görmediğinden tespit edilemediği, daha önceki yerinde mali inceleme davalı şirketin SMMM ofisinde yapıldığı, Davalı şirketin bilançolarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının bilinmez olduğu, diğer yandan davacı vekilinin itiraz ettiği Stok rakamlarının gerçeğin üzerinde olduğu tespiti doğru olması halinde dahi davalının mali durumunu olduğundan daha güçlü göstereceğinden davacının lehine olacağı, stok rakamlarının 2023 yılında diğer yıllara oranla önemli ölçüde azaldığı, Şirketin banka ve diğer finansal kurumlara borçlu olmadığı, piyasa satıcılarına ve tek ortağına borçlu olduğu, Piyasa alacağının piyasa borçlarının altında kaldığı, çok önemli fark olmasa da söz ettiğimiz 120- Alıcılar ve 320-Satıcılar hesabı içeriğinin anlaşılamadığı, zira kayıtlar üzerinde tekrar inceleme yapmak imkanı olmadığı, aslında davalı şirketin perakende ürün satışı yaptığından ve anında pos veya nakit ödemesi olduğundan cari hesaptaki 120-Alıcılar hesabındaki tutarın sebebinin de soru işareti olduğu,-Davalı şirketin kamuya ertelenmiş vadesi geçmiş vergi ve/veya sgk borçlarının bulunduğu, bu tutarın aşağıda ve yukarıda da gösterildiği gibi sermaye tutarının dahi üzerinde olduğu, yıllar itibariyle de borcun arttığı, 2023 yılında nerdeyse sermayenin iki katına yaklaştığı,¸-Yukarıdaki mali veriler ile davalı şirketin kamuya olan borçlarının her an bir cebri icra konusu da olabileceği öngörüldüğünden ve davalı şirketin davacı ile sözleşme kapsamında çalıştığı franshise sözleşmesinin sona ermesinin ardından ticari hayatına devam edip etmeyeceği ya da nasıl bir ticari faaliyet içinde olacağı bilinmediğinden, dava konusu alacak taleplerinin davalı şirketin mahvına sebep olabileceği görüşüne varılmaktadır." şeklinde 2. Ek raporu sundukları görüldü.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda;Dosya içeriğinden bulunan bilgi ve belgeler ile tanık beyanları kapsamında, bilirkişi raporunda da yapılan tespitler uyarınca, davalının Franchise sözleşmelerini ihlal ettiğine ait Denetim Tutanaklarına göre; 03.01.2020 tarihli denetimde; hijyen kurallarına uyulmadığı ve bulaş riski yaratacak şekilde davranıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, 06.02.2020 tarihli denetimde; bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, ayrıca davacı şirket tarafından davalı franchise alana .... Noterliği'nden 12.02.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 04.06.2020 tarihli denetimde; bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, ayrıca davacı şirket tarafından davalı franchise alana .... Noterliği'nden 11.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, 10.07.2020 ve 07.12.2020 tarihli denetimde; kamera sisteminin kapatıldığının tespit edildiği, davalı franchise alana ihlal hususunda SMS gönderildiği, 21.04.2021 tarihli denetimde; bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığının tespit edildiği,07.05.2021 tarihli denetimde; temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı, gıda güvenliği kurallarının ihlal edildiği, bir önceki günden kalma dönerin kullanıldığı ve farklı ürün kullanıldığı tespit edildiği, 18.05.2021 tarihli denetimde; şubenin tam olarak açılmadığının tespit edildiği, teslim edilmek üzere şubeye getirilen dönerin davalı franchise alan tarafından teslim alınmadığı ve durumun tutanağa geçirildiği, 20.05.2021, 21.05.2021, 22.05.2021 ve 24.05.2021 tarihlerinde şubeye mal teslimi için gelindiği ve fakat davalı franchise alan tarafından malların teslim alınmadığı, davacı şirket tarafından teslim edilmek üzere getirilen malın davalı franchise alan tarafından teslim alınmadığına dair tutanakların olduğu, 20.05.2021, 21.05.2021 ve 22.05.2021 tarihli denetimlerde; ... ... Tabelasının branda ile kapatıldığı, ... ocağında ... ... Franchise zincirine ait olmayan ... takılı olduğu ve satış yapıldığı, tespit edildiği, 20.05.2021 tarihine ilişkin video sunduklarını, 24.05.2021 ve 25.06.2021 tarihli denetimlerde; ... ... Tabelasının branda ile kapatıldığı, ... ... Baton dönerinin takılı olmadığı, ... ocağında ... ... Franchise zincirine ait olmayan ... takılı olduğu ve satış yapıldığı, tespit edildiği, bu tarihlere ilişkin ilişkin video sunduklarını, 31.05.2021 ve 04.06.2021 tarihli gözlemlerde davalı franchise alanın ... satışı yapmaya devam ettiğinin görüldüğü, durumun denetim tutanağına geçirildiği, fiş ve video görüntüleri olduğu, 24.08.2021, 25.08.2021, 26.08.2021, 27.08.2021, 28.08.2021 tarihlerinde davalı franchise alanın ... satışı yapmaya devam ettiğinin görüldüğü, durumun denetim tutanağına geçirildiği, fiş ve video görüntüleri olduğu, 10.09.2021 tarihinde davalı franchise alanın ... satışı yapmaya devam ettiğinin görüldüğü, görseller ve fişlerin olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşme gereği borçlu edimini sözleşmeye bağlı olarak ifa etmekle yükümlü olduğundan, davacı tarafından tespit edilen bu hususlar taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup, sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve buna bağlı olarak feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği, davacının sözleşmenin haklı feshi sebebiyle gerek cezai şart gerekse de kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olacağı kanaatine varılmıştır.Maddi tazminat yönünden
:Franchise sözleşmesinin taraflar arasında yürürlükte kaldığı sürenin 25.05.2016-26.05.2021 tarih aralığındaki 5 yıla isabet ettiği, feshin öngörülen süreden 15 yıl erken yapıldığı, davacı ile davalının sözleşmesinin yürürlükte kaldığı 5 yıla ait faaliyet karının 190.094,90 TL olduğu, aylık tutarın ise; 190.094,90 TL / 60 ay= 3.168,25 TL'lik tutara denk geldiği, sözleşmenin süresinden 15 yılı önce (180 ay) feshi kabul edildiğinde bu tutarın (3.168,25 TL X 180 ay =) 570.285,00 TL na isabet ettiği, davacının "(6) aylık" makul bir süre için talep edebileceği bilirkişilerce belirlenerek yoksun kalınan (6) aylık karın (3.168,25x6=) 19.009,50-TL olarak hesaplanmış ve bilirkişilerce yapılan bu hesaplama ve davacının aynı bölgede başka bir bayi bulabileceği süre olarak belirlenen 6 aylık makul süre yerinde görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili Temmuz 2023 tarihine kadar burada başka şube işletilemediğini ve bu tarihe kadar hesaplama yapılması yönünde itirazda bulunmuş ve alınan ek raporda bu yönde de alternatifli değerlendirme yapılmış ise de, davacı tarafın Temmuz 2023 tarihine kadar yaklaşık iki yıl burada başka bir bayi bulamamasının nedeninin ne olduğunun (başvuran bayiler ile miktar ve koşullarda anlaşamama / ticari tercihler vs) bilinemeyeceği, bilirkişilerin 6 aylık makul süre görüşlerinin mahkememizce de yerinde görülmesi karşısında, sadece 6 ay için yapılan hesaba göre maddi zarar talebi için kısmen kabul kararı verilmiştir.Cezai şart yönünden;Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 200.000,00 USD cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır. Dava dilekçesinde ise 500.000,00 TL cezai şart bedeli talebinde bulunulmuştur.TBK 26 ve 27. Maddelerine göre taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde serbestçe belirleyebilirler. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasındaki sözleşmede TBK'nun 27.maddesinde belirtilen kesin hükümsüzlük halleri mevcut olmadığından, sözleşme tarafların özgür iradeleri ile akdedildiğinden (Yargıtay HGK'nun ███████-496 esas ve ████████ karar sayılı kararı ) TBK 26. Maddesindeki sözleşme serbestliği uyarınca, cezai şarta hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmayacaktır. Yargıtay 19. HD'nin █████/2011 tarih ve █████████-5325 esas ve karar sayılı kararında vurgulandığı gibi, cezai şartın tarafların tacir olması nedeniyle tenkisi mümkün değil ise de, BK 182/son maddesine göre tarafın ekonomik olarak mahvına sebep olması halinde, cezai şartın kısmen veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir.Mahkememizce yazılan müzekkere sonrası alınan bilirkişi 2. ek raporuna göre, davalı şirketin kamuya ertelenmiş vadesi geçmiş vergi ve/veya sgk borçlarının bulunduğu, bu tutarın aşağıda ve yukarıda da gösterildiği gibi sermaye tutarının dahi üzerinde olduğu, yıllar itibariyle de borcun arttığı, 2023 yılında nerdeyse sermayenin iki katına yaklaştığı, mali veriler ile davalı şirketin kamuya olan borçlarının her an bir cebri icra konusu da olabileceği öngörüldüğünden ve davalı şirketin davacı ile sözleşme kapsamında çalıştığı franshise sözleşmesinin sona ermesinin ardından ticari hayatına devam edip etmeyeceği ya da nasıl bir ticari faaliyet içinde olacağı bilinmediğinden, dava konusu alacak taleplerinin davalı şirketin mahvına sebep olabileceğinin belirlendiği, buna göre tarafların ekonomik durumu, ihlallerin ağırlığı gözetilerek talep olunan cezai şart bedelinin davalının mali durumuna bakıldığında belirlenen cezai şartın ekonomik mahvına neden olacağı ve tenkisi ile takdiren 350.000,00 TL cezai şartın hakkaniyete uygun olduğuna hükmedilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,a-19.009,50 TL tazminatın (1.000,00 TL sine dava tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihinden itibaren olmak üzere) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-350.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Fazlaya ilişkin 57.028,50 TL'lik tazminat talebinin reddine,d-Tenkis nedeni ile fazlaya ilişkin 150.000,00 TL lik cezai şart ödemesi talebinin reddine,2-Karar harcı 25.207,01 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 8.555,83 TL harcın ve 1.282,00 TL ıslah harcı toplam 9.837,83 TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.369,18 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 8.555,83 TL peşin harç ve 1.282,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.837,83 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 235.60 TL tebligat ve müzekkere gideri, 21.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 21.235,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 18.392,15 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 59.041,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 176,75 TL'sinin davacı taraftan, 1.143,25 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır