İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde, franchise veren şirketin, gıda güvenliği ve hijyen kuralları başta olmak üzere sözleşme ihlalleri nedeniyle franchise alandan cezai şart tazminatı talep ettiği dava.
Özet: Davacı franchisor şirket, davalı franchisee şirketin 27.10.2020 tarihli franchise sözleşmesinden doğan hijyen, gıda güvenliği ve operasyonel kurallar gibi birçok yükümlülüğünü uyarılara rağmen tekrarla ihlal etmesi ve sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi üzerine, ticari iyi niyetle asıl hak ettiğinden daha düşük bir meblağ olarak belirlediği cezai şart alacağının tahsili için tazminat davası açmıştır.

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:█████████DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde
: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 27.10.2020 tarihli Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, franchise sözleşmesi kanunda düzenlenmediğini, doktrinde ve uygulamada franchise sözleşmesine ilişkin farklı tanımlar mevcut olduğunu, uygulamada; konusuna, tarafların ihtiyaçlarına, hukuki ve iktisadi beklentilerine göre farklı franchise ilişkileri kurulması da ortak bir tanımda birleşilmesini zorlaştırdığını, Doktrin ve Yargıtay kararları incelendiğinde; Franchise Sözleşmesi en yalın haliyle franchise verenin franchise alana marka gibi gayri maddi unsurlarını kullandırarak mal ve hizmetlerin sürümü ve dağıtımını yapma yetkisi verdiği ve franchise alanı franchise sistemine entegre etme yükümlülüğünü üstlendiği; franchise alana da franchise verenin gayrı maddi unsurlarını kullanarak, onun pazarlama ilkeleri ve talimatları doğrultusunda ve yine onun kontrolü altında, mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmaya hakkı kazandığı ve bu hak karşılığında belli bir ücret ödemeyi üstlendiği, sürekli borç ilişkisi doğuran, kanunda düzenlenmemiş ve tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olarak tanımlanabildiğini, franchise sözleşmesinin tanımı hususunda ortak bir noktada buluşulamasa da franchise sözleşmesinin taraflarının hak ve yükümlülükleri hususunda doktrinde ve Yargıtay kararlarında ortak bir noktaya varıldığını, uygulamada genellikle franchise sözleşmeleri detaylı olarak kaleme alındığını, böylelikle tarafların hak ve yükümlülükleri başta olmak üzere taraflar arasındaki ilişki şüpheye yer bırakılmayacak şekilde kurgulanmaya çalışıldığını, müvekkili şirket ve davalı Franchise Alan arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi de detaylı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde ifa ettiğini belirttiğini, davalı franchise alan Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan birçok yükümlülüğünü Müvekkil Şirkefin iyi niyetli tüm uyanlarına rağmen birçok kez ihlal edildiğini, Franchise alan davalının franchise ilişkisinde taraflar arasındaki güveni sarsan edimlerde bulunduğunu, Francıse Sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesinin haklı nedenle feshedildiğini, franchise alan davalı, Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan ürünlerin son kullanım tarihinden, gıda güvenliği kurallarına, personelin kılık kıyafetinden, temizlik ve hijyen kurallarına kadar bir çok yükümlülüğünü defalarca kez ihtar edilmesine rağmen ihlal ettiğini, cezai şart en yalın haliyle, borçlunun yerine getirmeyi taahhüt ettiği borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde ödemeyi kabul ettiği edim olarak tanımlanabileceğini, cezai şart TBK'nın 179 ile 182'nci maddeleri arasında düzenlendiğini, cezai şart, asıl borca bağımlı ve asıl borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde doğabilecek olan fer'i bir edim niteliğinde olduğunu, bu nedenle cezai şartın akıbeti asıl borcun akıbetine bağlı olduğunu, cezai şartın iki temel fonksiyonu bulunduğunu, ticari işlerde cezai şartın indirilmesi kural olarak kabul edilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 22 inci maddesine göre tacir sıfatını haiz borçlu TBK'nın 121/2,182/3 ve 525 inci maddelerinde yazılı hallerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla ücret veya sözleşmedeki cezanın indirilmesini talep edemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından yapılan denetimlerde tespit edilen ve cezai şarta bağlanmış ihlaller için keşide edilen ihtarnamelerde davalının ekonomik olarak zorlanmaması için Franchise Sözleşmesinde belirtilen cezai şart tutarlarının çok küçük ve ödenmesi mümkün olan kısımları talep edildiğini, müvekkili şirket ticari ilişkinin devamı sırasında maddi olarak olumsuz etkilememek için maksimum iyi niyeti ve gayreti gösterdiğini, dava konusu cezai şart tutarı belirlenirken müvekkili şirket tarafından talep edilebilecek cezai şart tutarının tamamı değil çok çok altında bir tutar talep edildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde tek tek tüm ihlaller ve ihlallere bağlanan cezai şartlar tespit edilebilir durumda olduğunu, müvekkili şirketin yasal olarak talep edebileceği cezai şart tutarı ile dava konusu cezai şart tutarı karşılaştırıldığında durum net olarak anlaşılacağını, müvekkili şirket Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü süresince; cezai şart yaptırımına bağlanan ihlaller için davalıya keşide ettiği ihtarnamelerde ceza şart tutarının fazlaya ilişkin kısmını saklı tutularak belli bir kısmının ödenmesini talep ettiğini, cezai şart tutarının ödenmemesi halinde, tamamının talep edilmesini, sözleşmenin feshine ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, müvekkil şirket tarafından cezai şart alacakları faturalandırıldığını, davalıya yansıtıldığını, müvekkili şirket, TBK'nın 179 uncu maddesinin 2'nci fıkrasını devre dışı bırakacak şekilde hareket ettiğini, Franchise Sözleşmesinde franchise alanın hangi ürünleri satabileceği ve ne şekilde tedarik edeceği detaylı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle, franchise verene haklı nedenle fesih ve tazminat talep etme hakkı verdiğini, müvekkili şirket ve davalı franchise alan arasındaki franchise sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirketin franchise zincirinden elde ettiği iki gelir kalemi bulunduğunu, 30.05.2022 tarihinde yapılan tespitte davalının rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği tespit edildiğini, Franchise Sözleşmesi sürekli borç ilişkisi yaratan sözleşmeler olduğunu, sürekli borç ilişkileri geçmişe değil, ileriye etkili olarak sona erdirildiğini, sürekli edimli sözleşmelerde sözleşmeden dönme mümkün olmadığını, Borçlar Kanunu'nun 126 maddesinde22; sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü halinde, diğer tarafın sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesinden kaynaklanan zararının tazminini talep hakkı olduğu kabul edildiğini, sürekli edimli sözleşme niteliğinde olan Franchise Sözleşmesi ileriye etkili olarak feshedilebilecek ve kusuru nedeniyle sözleşmenin feshedilmesine neden olan taraftan müspet zarar 24 talep edilebileceğini, HMK m.389/1 uyarınca: Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, müvekkilinin hak kaybının önüne geçilmesi için davalı taraf dinlenmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı şirketin müspet zararının tazmini için şimdilik; 1.000,00 TL tutarında tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine, 1.200.000,00 TL tutarında cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, hukuki niteliği itibari ile; taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin davalının haksız eylemleri sebebi ile haklı olarak feshedildiği iddiasına dayanan, feshe bağlı tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: Taraflar arasındaki franchise sözleşmesi nedeni ile davalı tarafından işletilen işletmede davalının sözleşme yükümlülüklerine uyup uymadığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği, bu feshin geçerli olup olmadığı, davacı tarafın talep ettiği tazminat ve cezai şartın talep edilebilme koşullarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilir ise miktarlarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın dava şartı olan arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.Tanık ... mahkememizdeki beyanında; “Ben davacı şirkette 201 yılı Temmuz ayından beri çalışıyorum. Denetim müdürü olarak görev yapıyorum. Yapılan denetimlerde gıda güvenliği ve hijyen kurallarına bakılır. Yasal mevzuat gereklilikleri ve ... Dönerin ürün standartlarına bakılır. Denetim ekibi gıda mühendislerinden oluşur. Ben kendim de veteriner hekimim. Anadolu Yakası ve Avrupa Yakası olarak iki ayrı denetim grubumuz vardır. Benim belirlemiş olduğum aylık plan doğrultusunda tek veya iki kişi olarak şubelerin denetimi yapılır. Tüm şubeler haber verilmeden denetlenir. Şubelerimizde denetim defterleri bulunur. İhlal tespit edildiğinde bu denetim defterlerine uyarı olarak yazılır. Ayrıca sözlü olarak da ihtar edilir. Denetimler denetim görevlileri tarafından tablet üzerinden sisteme işlenmek suretiyle yapılır. Tutanak tutulduğunda işletmeciler bu tutanağı imzalamaktan imtina edebilirler. Davalının işlettiği yerde kalmış döner tespiti yapıldı. Bir gün önceden kalmış döneri kullandığı belirlendi. Yine gramaj kontrollerinde gramaj standartlarına uymadığının tespit edildi. Yine servis standartlarından olan bizim kutumuzun kullanmadığını tespit ettik. Yine anlaşmalı olduğumuz içecek grubu dışında içecek kullandığı tespit edildi. Yine temizlik ve hijyen kuralları ile ilgili uygunsuzluklara ilişkin tespit yapılmıştır. Yine bir denetimde de iki denetçimiz işletmeci olarak bildiğimiz ... isimli kişi tarafından denetimin sonlandırılması istenilip, şubeden çıkarılmıştır. Yine davalı işletmede son tüketim tarihi geçmiş hamburger ekmeği ve hatırladığım kadarıyla hamburger köftesi tespiti yapılmıştı. İşletmelerde dürüm kağıdı diye bilinen ambalajlar davacı şirket tarafından temin edilip işletmelere verilir. Bunlar dışında ürün kullanılması yasaktır. Davalı işletmecisi olarak bildiğimiz ... bir denetimde denetçilerin tespiti üzerine bu dürüm kağıtlarını başka bir yere yaptırarak işletmede kullandığını dile getirmiştir. İşletmelere davacı tarafından temin edilen döner tavuğun but kısmından üretilir. Normalde dönere ekstra deri kısmı konulmaz. Butun üzerinde olan deri dönerde yer alır. Tavuk eti doğası gereği su barındırır. Isı gördüğünde de suyu kaybeder. Dönerin kilosunu da haliyle etkiler dedi.”Tanık ... mahkememizdeki beyanında; “Ben davacı şirkette denetçi olarak 2020 Temmuz ayından beri çalışmaktayım. Ben davalının işletmesine denetim için gittim. Yaptığım denetimlerde başkasına bastırılmış olan sarf malzemeleri tespit ettim. İşletmecide bu malzemeyi başkasına yaptırdığını bizzat kendisi beyan etmişti. Yine yaptığımız gramaj kontrolü tespitlerinde eksiklikler ve farklı marka ayran kullanımı tespiti yaptık. Yine bir denetime gittiğimizde de işletmeci olarak bildiğimiz ... tarafından denetim yapılmaması konusunda engellenmiştik. Bu denetime gittiğimizde içeriye girmeden ... denetimi yapmamamızı söyledi. Bende tutanak düzenlememiz gerektiğini söyledim. Kendisi de tutanağı düzenleyebileceğimizi ancak kendisinin imzalamayacağını söyledi dedi.”Tanık ... mahkememizdeki beyanında; “Ben yaklaşık 3,5 yıldır davacı şirkette franchise sorumlusu olarak çalışıyorum. Bayiler ile şirket arasındaki koordinasyonu sağlıyorum. Ben denetim ekibi üyesi değilim. Şirket merkezinden kamera denetim ekibi bulunur. Bu ekip benim sorumluluğumdadır. Bu ekip canlı olarak işletmelerdeki kamera görüntülerini takip eder. Yapılan bu denetimlerde davalı işletmede sivil kıyafet ile çalışma, sigara içilme, kalmış döner kullanımı gibi tespitler yapıldığını biliyorum. Benim çalıştığım birimde bana bağlı olarak saha ekipleri bulunmaktadır. Bu saha ekipleri davalı işletmede davacı şirket tabelasının branda ile kapatıldığına dair bir tespitte bulunmuşlardı. Yine saha ekipleri tarafından dava konusu sözleşmenin feshinden sonra işletmede döner satışı yapıldığı tespit edilmişti dedi.”Tanık... mahkememizdeki beyanında; “Ben davacı şirkette şu anda Avrupa Yakası bölge sorumlusu olarak çalışıyorum. Saha ekibi olarak sürekli olarak şube ziyaretleri gerçekleştiririm. Diğer denetim ekiplerinin tespit etmiş olduğu ihlalleri yaptığım bu ziyaretlerde bende gördüm. Ancak tutanak tutma gibi bir görevim olmadığı için sözlü uyarı şeklinde işletmeciye bu hususları bildirdim. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davalının işlettiği şubede döner satışı yapıldığını bizzat ben tespit ettim. Dışarıdan sipariş vererek bu hususu tespit etmiştim. Buna ilişkin tutanak bulunmaktadır. Yine fesih tarihi itibariyle davalı işletmede bulunan davacı tabelası branda ile kapatılmıştı. Buna ilişkin olarak da bizzat benim tespitim bulunmaktadır dedi.”Tanık ... mahkememizdeki beyanında; “Ben davacı şirketten işletme saha yöneticisi olarak 3 yıldır çalışmaktayım. Görevim gereği gün içinde şube ziyaretlerinde bulunurum. Davalı işletmeye gittiğim ziyaretlerden birisinde davacı tabelasının branda ile kapatılmış olduğunu ve ... Döner adıyla satış yapıldığını gördüm. Bunun için video kaydı yaptım. Bu durum yaklaşık bir iki hafta sürdü dedi.”Tanık ... mahkememizdeki beyanında; “Ben davacı şirkette franchise saha direktörü olarak yaklaşık 8 yıldır çalışmaktayım. Şube ziyaretleri yaparım ve yeni şube açılışlarında görüşmeler yaparım. Davalı işletme ile ilgili tutanaklar tutulunca kendisi ile şirket merkezinde görüşme yapıldı. Bu ihlallerin tekrarlanmayacağına dair ayrıca bir yazılı taahhüt alındı. Davacı şirkete ait sipariş sistemi bulunmaktadır. Bu sistem üzerinden işletmeler dilediği kadar dilediği kiloda ürün siparişinde bulunurlar. 150 kiloya kadar döner sipariş edebilirler. Bu bahsettiğim 150 kilo tek parça halindedir. İsterse bittiği zaman ilave parça siparişler yapabilirler. Sipariş sisteminde asgari mal veya zorunlu mal alımı gibi bir zorunluluk yoktur. Ancak döneri bizden almak zorundadır. Yine ... olarak belirlenen içecek ve diğer malzemeleri bizden almak zorundadır. Taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra davalı işletmede bulunan davacı şirket tabelası indirilmişti. Buraya branda gerilmiş halde döner satışı yapıldığına dair tespitlerimiz vardır. Saha ekipleri tarafından denetimde görevli arkadaşların denetim yapmalarının engellendiğine dair bildirimler tarafıma iletilmişti dedi.”Bilirkişiler ... Doç. Dr. ..., Prof. Dr.... tarafından hazırlanan 16.01.2024 tarihli raporda: "Dosyaya mübrez tutanaklar nazara alındığında davalının, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. 9, 10 ve 29. madde hükümlerine aykırı faaliyet gösterdiği ve dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ifade edilebileceği, hâl böyle olunca Muhterem Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle gerek cezai şart gerekse de kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olacağının ifade edilebileceği, somut ihtilafta davacı tarafından: davalı franchise alanın farklı ürün kullanması nedeniyle sözleşmenin 8. madde hükmüne aykırı hareket ettiği, bu nedenle de aynı hükümde kararlaştırılan 1.200.000,00-TL'lik, davalı franchise alanın gramaj yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin 9. madde hükmüne aykırı hareket ettiği, bu nedenle de aynı hükümde kararlaştırılan 1.200.000,00-TL'lik, davalı franchise alanın paketleme malzemesi kullanma ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin 10. madde hükmüne aykırı hareket ettiği, bu nedenle de aynı hükümde kararlaştırılan 1.200.000,00-TL'lik, Franchise sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmiş olması nedeniyle sözleşmenin "Sözleşmenin Franchise Veren Tarafından Feshedilmesi" başlıklı 29. madde hükmüne aykırı hareket ettiği, bu nedenle de aynı hükümde kararlaştırılan 1.200.000,00-TL'lik, davalı franchise alanın rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin 24. madde hükmüne aykırı hareket ettiği, bu nedenle de aynı hükümde kararlaştırılan 1.200.000,00-TL'lik, olmak üzere toplamda 6.000.000,00-TL'lik cezai şart talebinde bulunduğu, Sayın Mahkemece sözleşme ilişkisinin davacı tarafından haklı sebebe dayalı olarak sona erdirildiği kanaatinde olunması durumunda davacının hesaplanan cezai şart alacağını talep edebileceğinin ifade edilebileceği, dosyaya mübrez belgelerden davacının müspet zarar talebinde bulunduğunun müşahede edildiği, müspet zararın borçlunun edimi gereği gibi ve süresinde yerine getirseydi alacaklının malvarlığı ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark olarak; yani sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zararları kapsadığı, Franchise Sözleşmesi 27.10.2020 tarihli imza ile başlamış olup davacı tarafından .... Noterliği tarafından düzenlenen 25.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sona erdiği, fesih ihtarnamesinin davacı tarafından sunulan belgeye göre davalı tarafından 26.05.2022 tarihinde tebliğ alındığı, buna göre 27.10.2020-26.05.2022 tarih aralığında sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre 1 yıl 7 aya isabet ettiği, Franchise Sözleşmesinin süresi 20 no.lu maddede 27.10.2020 tarihinden itibaren 20 yıl olarak belirlendiği, o halde sözleşmenin 18 yıl 5 ay erken sona erdiği sonucuna varıldığı, ancak taraflar arasında münakit 27.10.2020 franchise sözleşmesi çerçeve sözleşme olarak sürekli bir borç ilişkisi doğurmakla birlikte içeriğinde taraflar arasında yapılacak ya da yapılacağı varsayılan münferit alım - satım sözleşmelerini kapsar. Bu nedenle salt çerçeve sözleşmenin başlangıç ve sona erme tarihini esas alarak farazi bir hesap yapılması reel / gerçek zararı aşar ve hakkaniyete uymayan sonuçlar doğuracağının düşünüldüğü, bu itibarla nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava dilekçesi ile sözleşmenin kullanılmayan 221 aylık kısmı için talep edilen müspet zarar tutarının 1.191.906,04 TL na (şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL), Davacının, (6) aylık makul süre için talep edebileceği müspet zarar tutarının ise 32.359,44 TL na isabet ettiği, yolunda oluşmuştur. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde raporu sunulmuştur.Bilirkişiler tarafından hazırlanan 08.10.2024 tarihli ek raporda: "Kök raporda belirtildiği üzere taraflar arasında münakit 27.10.2020 t. franchise sözleşmesi çerçeve sözleşme olarak sürekli bir borç ilişkisi doğurmakla birlikte içeriğinde taraflar arasında yapılacak ya da yapılacağı varsayılan münferit alım - satım sözleşmelerini kapsar. Bu nedenle salt çerçeve sözleşmenin başlangıç ve sona erme tarihini esas alarak farazi bir hesap yapılması reel / gerçek zararı aşar ve hakkaniyete uymayan sonuçlar doğuracağının düşünüldüğü, bu itibarla nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava dilekçesi ile sözleşmenin kullanılmayan 221 aylık kısmı için talep edilen müspet zarar tutarının 1.191.906,04 TL na (şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL), Davacının, (6) aylık makul süre için talep edebileceği müspet zarar tutarının ise 32.359,44 TL na isabet ettiği, bununla beraber davacı vekilinin talebi doğrultusunda Sayın Mahkeme tarafından kabulü ihtimaline göre sözleşmenin feshi ile 05.01.2024 tarih aralığındaki 17 aylık süre için müspet zarar tutarının 102.472,46 TL tutara isabet ettiği, hesaplanmıştır.Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14.05.2025 tarihli ek raporda:"Davalı şirketin; 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait İşletme Defteri ile kayıt sisteminde araç, gayrimenkul, bankada veya kasada mevcut para, fınansal varlık bilgisinin tespit edilemediği, 2020 yılı Ekim döneminde davacı ile yapılan franchise sözleşmesi kapsamında faaliyete geçen davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılların da sürekli zarar ettiği, 2023 yılında bilanço sistemine geçen davalı şirketin 2023 yılı ticari defter ve yıllık gelir beyannamesinde araç, gayrimenkul, bankada veya kasada mevcut para, finansal varlık bilgisinin tespit edilemediği, 31.12.2023 tarihli bilançosunda davalı şirketin 120 Alıcılar ve 320 Satıcılar hesabında bakiye bulunmadığı, piyasadan alacağı ve piyasadan borcu bulunmadığı, 31.12.2023 tarihli bilançosunda davalı şirketin 195 İş Avansları hesabında 543.976,64 TL tutarlı alacağın ticari defter incelemesinde ...kaynaklı olduğu, 31.12.2023 tarihli bilançosunda davalı şirketin 335 Personele Ödenecek Ücretler hesabında 22.804,64 TL tutarlı ücret borcunun ticari defter incelemesinde ...kaynaklı olduğu, -Davalının 31.12.2023 tarihli bilançosunda banka v.s finans kurumlarına borcunun olmadığı, kredi kullanımı olmadığı, 31.12.2023 tarihli bilançoda davalı şirketin ilk kez kara geçtiği, karın 324.725,02 TL olduğu, -31.12.2023 tarihli bilançoda davalı şirketin sadece 1.611,40 TL stok sahibi olduğu, mali veriler ile davalı şirketin davacı ile sözleşme kapsamında çalıştığı franshise sözleşmesinin sona ermesinin ardından dava konusu alacak taleplerinin davalı şirketin mahvına sebep olabileceği görüşüne varılmaktadır. Her türlü hukuki karar ve değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere; Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere dava konusu alacak taleplerinin davalı şirketin mahvına sebep olabileceği görüşüne varılmaktadır." şeklinde ek rapor sunulmuştur.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda;Dosya içeriğinden bulunan bilgi ve belgeler ile tanık beyanları kapsamında, bilirkişi raporunda da yapılan tespitler uyarınca, davalının Franchise sözleşmelerini ihlal ettiğine ait Denetim Tutanaklarına tarih ve içeriklerine göre;4.11.2020 tarihinde bir önceki günden kalan döner kullanılması18.11.2020 Personel kıyafet standartlarına uyulmaması ve şube içinde sigara içilmesi1.02.2021 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali5.02.2021 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali30.03.2021 Farklı yerde yaptırılmış ambalaj kullanılması15.04.2021 İşletme sahibi ... tarafından denetimin engellenmesi31.05.2021 Temizlik ve hijyen kuralları ihlali ve kızartma yağında yasal sınıra uyulmama ,Temizlik ve hijyen kuralları ihlali ve kızartma yağında yasal sınıra uyulmama,28.06.2021 farklı marka patates kullanımı, maske kullanmama12.10.2021 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali8.11.2021 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali21.12.2021 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali,31.01.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali, kaşar peynirikullanmama4.02.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali,5.02.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali, kaşer peynirikullanmama7.02.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali8.02.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali11.02.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali24.02.2022 ... marka kızartma yağı ve hamburger ekmeği kullanılmadığı tespiti.26.04.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve ... ürün standardı ihlali, Dürüm kutusu kullanılmaması, soğan halkası gibi cips kutusu kullanılmaması,27.04.2022 ... ürün standardı ihlali.28.04.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve ... ürün standardı ihlali ,29.04.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması ve gramaj standardı ihlali, kaşer peynirikullanmama, ... ürün standardı ihlali,9.05.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması, çıtır but ve patates kızartması için gibi cips kutusukullanılmaması, ... ürün standardı ihlali,10.05.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması , peynirli çıtır ve patates kızartması için gibi cipskutusu kullanılmaması, ... ürün standardı ihlali,11.05.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması, çıtır but ve patates kızartması için gibi cips kutusukullanılmaması, eski logolu patates kağıdı kullanılması, ... ürün standardıihlali.12.05.2022Dürüm kutusu kullanılmaması, peynirli çıtır ve patates kızartması için gibi cipskutusu kullanılmaması, ... ürün standardı ihlali,13.05.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması, peynirli çıtır ve patates kızartması için gibi cipskutusu kullanılmaması, ... ürün standardı ihlali,20.05.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması, peynirli çıtır ve patates kızartması için gibi cipskutusu kullanılmaması, porsiyon kutusu kullanılmaması, kaşer peyniri, kullanılmaması, ... Marka ayran gönderilmesi, ... ürün standardı ihlali22.05.2022Dürüm kutusu kullanılmaması, patates kızartması için gibi cips kutusu ,kullanılmaması, ... Marka ayran gönderilmesi, ... ürün standardı ihlali23.05.2022 Dürüm kutusu kullanılmaması, patates kızartması için cips kutusukullanılmaması, porsiyon kutusu kullanılmaması, porsiyon döner için kaşer peynirikullanılmaması, ... Marka ayran gönderilmesi, ... ürün standardı ihlalikapsamında tutanaklar düzenlendiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşme gereği borçlu edimini sözleşmeye bağlı olarak ifa etmekle yükümlü olduğundan, bahse konu tutanaklar nazara alındığında davalının, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. 9, 10 ve 29.madde hükümlerine aykırı faaliyet gösterdiği anlaşılmakla, bu eylemler sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup, sözleşme ilişkisinin davacı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve buna bağlı olarak feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği, davacının sözleşmenin haklı feshi sebebiyle gerek cezai şart gerekse de kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olacağı kanaatine varılmıştır.Maddi tazminat yönünden
:Franchise Sözleşmesi 27.10.2020 tarihinde başlamış ve davacı tarafından .... Noterliği tarafından düzenlenen 25.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sona ermiştir. Fesih ihtarnamesinin tebliğ alındığı tarih dikkate alındığında 27.10.2020-26.05.2022 tarih aralığında sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürenin 1 yıl 7 aya isabet ettiği, Franchise Sözleşmesinin süresi 20 no.lu maddede 27.10.2020 tarihinden itibaren 20 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 18 yıl 5 ay erken sona erdiği, sözleşmenin kullanılmayan 221 aylık kısmı için talep edilen müspet zarar tutarının 1.191.906,04 TL olduğu, davacının, (6) aylık makul süre için talep edebileceği müspet zarar tutarının ise 32.359,44 TL olduğu hesaplanmış ve bilirkişilerce yapılan bu hesaplama ve davacının aynı bölgede başka bir bayi bulabileceği süre olarak belirlenen 6 aylık makul süre yerinde görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili 05.01.2024 tarihine kadar aynı lokasyona (kira maliyetleri ve müsait ölçülerde dükkan olmaması gibi nedenlerle) 1 yıl 7 ay boyunca aynı lokasyona şube açılamadığını ve bu tarihe kadar hesaplama yapılması yönünde itirazda bulunmuş ve alınan ek raporda bu yönde de alternatifli değerlendirme yapılmış ise de, davacı tarafın 1 yıl 7 ay sonrasına kadar burada başka bir bayi bulamamasının nedeninin ne olduğunun (başvuran bayiler ile miktar ve koşullarda anlaşamama / ticari tercihler vs) bilinemeyeceği, bilirkişilerin 6 aylık makul süre görüşlerinin mahkememizce de yerinde görülmesi karşısında, sadece 6 ay için yapılan hesaba göre maddi zarar talebi için kısmen kabul kararı verilmiştir.Cezai şart yönünden;Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 6.000.000,00 TL cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır. Dava dilekçesinde ise 1.200.000,00 TL cezai şart bedeli talebinde bulunulmuştur.TBK 26 ve 27. Maddelerine göre taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde serbestçe belirleyebilirler. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasındaki sözleşmede TBK'nun 27.maddesinde belirtilen kesin hükümsüzlük halleri mevcut olmadığından, sözleşme tarafların özgür iradeleri ile akdedildiğinden (Yargıtay HGK'nun ███████-496 esas ve ████████ karar sayılı kararı ) TBK 26. Maddesindeki sözleşme serbestliği uyarınca, cezai şarta hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmayacaktır. Yargıtay 19. HD'nin █████/2011 tarih ve █████████-5325 esas ve karar sayılı kararında vurgulandığı gibi, cezai şartın tarafların tacir olması nedeniyle tenkisi mümkün değil ise de, BK 182/son maddesine göre tarafın ekonomik olarak mahvına sebep olması halinde, cezai şartın kısmen veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir.Mahkememizce yazılan müzekkere sonrası alınan bilirkişi 2. ek raporuna göre, davalının 31.12.2023 tarihli bilançosunda banka v.s finans kurumlarına borcunun olmadığı, kredi kullanımı olmadığı, 31.12.2023 tarihli bilançoda davalı şirketin ilk kez kara geçtiği, karın 324.725,02 TL olduğu, -31.12.2023 tarihli bilançoda davalı şirketin sadece 1.611,40 TL stok sahibi olduğu, mali veriler ile davalı şirketin davacı ile sözleşme kapsamında çalıştığı franshise sözleşmesinin sona ermesinin ardından dava konusu alacak taleplerinin davalı şirketin mahvına sebep olabileceğinin belirlendiği, buna göre tarafların ekonomik durumu, ihlallerin ağırlığı gözetilerek talep olunan cezai şart bedelinin davalının mali durumuna bakıldığında belirlenen cezai şartın ekonomik mahvına neden olacağı ve tenkisi ile takdiren 600.000,00 TL cezai şartın hakkaniyete uygun olduğuna hükmedilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,a-32.359,44 TL tazminatın (1.000,00 TL sine dava tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihinden itibaren olmak üzere) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-600.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Fazlaya ilişkin 70.113,02 TL'lik tazminat talebinin reddine,d-Tenkis nedeni ile fazlaya ilişkin 600.000,00 TL lik cezai şart ödemesi talebinin reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 43.196,47 TL'den davacı tarafça peşin olarak 20.510,08 TL peşin harç ve 1.733,00 TL ıslah harç olmak üzere toplam 22.243,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.953,39 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 20.510,08 TL peşin harç ve 1.733,00 TL ıslah dilekçesi olmak üzere toplam 22.243,08 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 249,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 26.250,50 TL bilirkişi kök ve ek rapor masrafı olmak üzere toplam 26.499,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 23.849,55 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 100.853,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 160,00 TL'sinin davacı taraftan, 1.440,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,9-Karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır