Plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazasında yolcu yaralanması kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde maluliyet raporunun hükme esas alınabilirliğine ilişkin temyiz.
Özet: Bir trafik kazasında plaka ve sürücüsü belirlenemeyen aracın neden olduğu olayda yolcu olarak yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebini ele alan bu hukuki süreçte, uyuşmazlık hakem heyeti davacıya 500.000 TL tazminat ödenmesine karar vermişken, itiraz hakem heyeti, maluliyet raporunun kazadan çok sonra düzenlenmesi, tedavi sürecine dair bilgi içermemesi ve maluliyetin kaza kaynaklı olup olmadığını netleştirmemesi gibi usuli eksiklikler nedeniyle davayı usulden reddetmiş; davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yüksek Mahkeme, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı iddialarında zararın kapsamının tespiti için kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun, yetkili hastanelerden alınacak uzman doktor heyeti tarafından düzenlenmiş eksiksiz bir sağlık kurulu raporunun esas alınması gerektiğini vurgulamıştır.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ D.İş ████████ K
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI
: 2025/İHK-3270
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI
: K-███████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.04.2022 tarihinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın davacının içerisinde yolcu olduğu aracı sıkıştırması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, tespit edilemeyen araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının maluliyetini ispat edemediğini, kazanın ne şekilde gerçekleştiği, karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sağlık raporu ücretinin teminat kapsamında olmadığını, müvekkili kurumun temerrüdü oluşmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile meydana gelen kazada 07.03.2024 tarih ve 2024.İ.16739 sayılı bağlantılı dosya kapsamında aldırılan kusur raporunda tespit edilen %75 kusur oranı ile alınan aktüer raporu gözetilerek davanın kabulü ile 500.000,00 TL'nin 27.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda raporun kazadan 13 ay sonra düzenlendiği, dosya içeriğindeki bilgilere göre geçen bu sürede davacının sağlıklı bir tedavi süreci geçirmediği ve 7 ay sonra bir kez doktora gittiği, rapor öncesine ilişkin yapılan tedaviler hakkında hiçbir bilgi ve değerlendirme bulunmadığı, hükme esas alınan raporda da bu durumun değerlendirilmediği, bu maluliyetin önceden var olup olmadığının ve kaza sonucu meydana çıkıp çıkmadığının net olarak ortaya konulmadığı, bu haliyle raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle ... vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mübrez maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiğini, aksi kanaatte ise bu durumun tamamlanabilir dava şartı olduğundan, usule uygun rapor sunulmasının istenmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda başvuruda sunulan ve ... Üniversitesi .. Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 08.05.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre "Fonksiyon Kaybına neden olan Ruhsal Hastalıklar/B-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları (organik kişilik bozukluğu-frontal lob sendromunu içerir, beyin sarsılması sonrası-postkontüzyonel sendrom) 2. tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen/fonksiyon kaybı oranı %25, hastanın kliğini dikkate alınarak" başvuranın maluliyet oranı %20 olarak belirlenmiş; rapor Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınmış, davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunda fonksiyon kaybına neden olan "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen organik kişilik bozukluğu" nedeniyle maluliyet oranı belirlenmişse de davacının bu nedenle tedavi gördüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı anlaşılmakla, arazın kaza nedeniyle oluşup oluşmadığı, kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu bulgunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Maluliyet raporu açıklanan nedenlerle açık ve denetime elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından beyin işlevsel bozukluğuna bağlı organik kişilik bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!