Trafik kazası nedeniyle şirket aracında oluşan değer kaybı ve onarım süresi kira bedeli talebiyle açılan, sigorta şirketinin sorumluluğunun tartışıldığı haksız fiil tazminat davası.
Özet: Bir trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybı ve ticari faaliyetlerinin aksaması nedeniyle kiralamak zorunda kaldığı ikame araç bedelinin tazminini talep eden davacı şirket, kazanın davalı sürücünün tam kusurundan kaynaklandığını belirtirken, davalı sigorta şirketi değer kaybı talebinin zaten karşılandığını, ikame araç kira bedelinin ise poliçe kapsamında dolaylı zarar olduğu için ödenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ tarihinde müvekkili şirkete ait --- plakalı araç ile davalılardan ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ---- plakalı aracın malikinin dava dışı ----- olduğu, aracın --- tarihinden itibaren davalılardan ------ uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığı ve bu şirketin işleten sıfatını haiz bulunduğunu, kazanın davalı sürücünün %100 kusuruyla gerçekleştiği, müvekkili araca arkadan çarpıldığı ve hasarlanan bölgenin daha önce herhangi bir kazada zarar görmediğini, dava açılmadan önce---- sigortacısı olan ------ başvuru yapıldığı, sigorta şirketi tarafından -----değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, ancak sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olmadığı gerekçesiyle araç kiralama bedeline ilişkin ödeme yapmayacağını bildirdiğini, müvekkili şirkete ait aracın pastane ürünleri sevkiyatında kullanıldığı, kaza nedeniyle aracın onarımda kaldığı süre boyunca müvekkilin faaliyetlerinin aksamaması için --- tarihleri arasında --------araç kiralandığı ve bu kapsamda 7.000,00 TL kiralama bedeli ödendiğini, bu zararın sigorta şirketi hariç olmak üzere kusurlu sürücü ve işleten tarafından karşılanması gerektiğini, ayrıca dava şartı kapsamında ------ arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığını belirtmiş olup, değer kaybına ilişkin belirsiz alacak davasının kabulü ile davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 20.000,00 TL’nin mahsubu sonrası belirlenecek değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, bu kalem için şimdilik 1.000,00 TL talep edildiği ve bilirkişi incelemesi sonrası artırılacağını, müvekkili aracın kullanılamadığı günler nedeniyle ödenen 7.000,00 TL araç kiralama bedelinin kaza tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalı sürücü ve işleteninden müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP /TALEP
:Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle;Uyuşmazlığın ------ tarihli trafik kazası nedeniyle davacının araç değer kaybı ve araç kira bedeli taleplerinden kaynaklandığını, kazaya karışan --- plakalı aracın müvekkili-----poliçe numaralı ------ ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında, poliçe limiti ve poliçe dönemi ile sınırlı bulunduğunu, hasar tarihindeki teminat limitinin---- olduğu, bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini, değer kaybı zararının iki farklı yöntemle hesaplandığını, --- sayılı ----kararı doğrultusunda reel hesaplama esas alınarak --- tarihinde başvurana ----- değer kaybı tazminatı ödendiğini ve bu ödeme ile değer kaybı yönünden sorumluluğun tamamen yerine getirildiği, ayrıca -------- değer kaybının ---- olarak çıktığı, buna rağmen reel değer kaybı yaklaşımıyla ---- ödendiğihi, bu sebeple dava öncesi taleplerin karşılandığı ve bakiye alacak bulunmadığını, hasar dosyası açılarak ---- plakalı araç yönünden toplam --- ödeme yapıldığını, ---- tarihinde ---- rücuen hasar tazminatı, --- tarihinde davacı vekili----- değer kaybı tazminatı ödendiğini, poliçe limiti -----olduğundan bu ödemeler sonrası teminat limitinde----- kaldığını, makbuz ve dekontların sunulduğunu, yapılan ödemelerle müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, değer kaybı yönünden davacı aracın önceki hasarlarının ve aynı bölgede daha önce hasar bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, bir aracın aynı yerden birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağını, araç geçmişinde üç ve üzeri hasar veya 165.000 km üzeri kilometre gibi hallerde değer kaybı oluşmayacağını, ayrıca değer kaybının ancak ikinci el satışta ortaya çıkacak bir zarar olduğunu, davacının aracı satmadığı ve zararın gerçekleşmediğini, zarar unsuru gerçekleşmediğinden değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, talep kalemlerinin tespit edilebilir olduğunu, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, Yargıtay kararları uyarınca bu tür zararların yaklaşık tahmin edilebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan usulden reddin gerektiğini, araç kira bedeli ve araç mahrumiyeti taleplerinin ------- gereği gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar kapsamında teminat dışında kaldığını, bu kalemlerden trafik sigortacısının sorumlu olmadığına dair yerleşik ----- bulunduğunu, faiz yönünden talebin reddi, aksi halde haksız fiil hükümleri gereği uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, avans veya ticari faiz istenemeyeceğini belirtmiş olup, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının ----- tarihli trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı ve araç kira bedeli talepleriyle dava açtığını, ancak talepler belirlenebilir nitelikte olmasına rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, dava konusu kazaya ilişkin ekspertiz raporu alındığı ve bu rapora göre reel değer kaybı hesaplaması yapıldığını, diğer davalı sigorta şirketi tarafından ---- değer kaybı tazminatı ödendiği, bu ödeme ile değer kaybı zararının tamamen karşılandığını, bu nedenle davacının kazaya karışan araca ilişkin yeniden değer kaybı talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini, dava konusu kazaya karışan ------- poliçe numaralı trafik sigortası ile sigortalı olduğu, değer kaybı ekspertiz raporu ve ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğu, mahkemece usulden veya esastan ret kararı verilmemesi ve bilirkişi incelemesine gidilmesi halinde davacıya ait aracın dava konusu kazadan önce özellikle aynı bölgeden hasar alıp almadığının veya önceki kazalarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira aynı bölgeden hasar görmüş veya daha önce kazaya karışmış bir araç bakımından ikinci kez değer kaybından söz edilemeyeceğini, araç kiralama bedeli talep edilmiş olmasına rağmen fiilen bir kiralama yapıldığının ispatlanmadığı, araç mahrumiyet bedelinin ancak muadil araç kiralama bedeli kadar olabileceği, buna ilişkin herhangi bir belge veya kanıt sunulmadığını belirtmiş olup, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmaması sebebiyle usulden reddine, aksi halde değer kaybı zararının dava öncesinde ödendiği ve araç kiralama bedelinin ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı gerçek kişiye dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi vermemiştir. Davalı kendisini vekille temsil ettirmemiş; ön inceleme duruşmasında davanın kendisi açısından reddine karar verilemesini talep etmiştir.DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,---- Kayıtları, ----- Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, ------ Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Fatura, Bilirkişi Raporu, Banka Dekontları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari nitelikteki aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyetinden (ikame araç) oluşan zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince zarar veren ---------- plakalı araç için düzenlenen -------poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ve (kiracı)işleten ile 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu davalı sürücü tarafından tazmin edilmesi istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; kaldırma kararı sonrası yeniden tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi -----------maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları -----------maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. -----------sayılı ilamı) İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. ------, Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlara göre talebin ikame araç/kira zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ----- köprüsü üzerinde davacı şirketin malik/işleteni olduğu ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı ticari kamyonet ile davalı şirketin kabulünde olduğu üzere uzun süreli kiralayan olarak işleteni olduğu, davalı ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. Zira 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa, kaza fotoğraflanına ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun KTK'nin 84/d maddesinde asli kusur olarak düzenlenen "arkadan çarpma" nedeniyle tamamen davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu değerlendirilmekle birlikte; davalı vekillerinin kusur durum ve oranına yönelik itirazları olduğu görülmüştür. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen-------- plakalı otomobil dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde -----başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi ---- limitli ------- sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ----------sigortacısı şirkete başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de getirtilmiştir. Bütün bunlara göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı bedeli ve ikame araç zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasara göre değer kaybı bedeli ve hasar onarım süresince ikame araç ücretinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi , belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya------ Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi---- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; kazada kusurun % 100 oranında davalıya sigortalı araç sürücüsü --- olduğu, davacının aracında 50.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından 20.000,00 TL ödeme yapıldığı ve 6.584.47 TL ikame araç ücreti hesaplandığı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ancak rapora karşı bir kısım beyan ve itirazlar öne sürülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede öncelikle somut olayda kaza sonucunda sürücülerce düzenlenen kaza tespit tutanağı, bu tutanaktaki sürücü görüşleri, kaza fotoğrafları ve bilirkişi raporuna bakıldığında hakimlik bilgi ve tecrübesine göre kazada kusurun 2918 sayılı KTK'nin 84/d maddesinde asli kusur olarak düzenlenen "arkadan çarpma" nedeniyle tamamen davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. -------- Kazadan ve oluşan hasardan doğa değer kaybı ve ikame araç bedeline gelince de, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere tamirin ekonomik olduğu gibi belirlenen 50.000,00 TL değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre davacının aracının markası, modeli ve kilometresine de bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmıştır. Böylece somut olayda kusur, değer kaybı ve kısmen ikame araç bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam hasar onarım ve değer kaybı zararlarının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın ---- sigortacısı tarafından poliçe kapsam ve limitlerine göre diğer davalılar yönünden ise müteselsil olarak tamamen tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporuna istinaden davalı sigorta şirketi tarafından belirlenen bakiye değer kaybı bedeli olan 30.000,00 TL zararın tüm ferileriyle birlikte ödendiğine muttali olunmuştur. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi dava olarak açıldığından değer kaybı talebinin artırıldığı ve harcın tamamlandığı, ancak akabinde değer kaybı zararına yönelik talep ödenmek suretiyle ortadan kaldırıldığı, ikame araç bedeli talebinin ise raporda kısmen düşük hesaplandığından olsa gerek herhangi bir ıslah işlemine tabi tutulmadığı anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve esasen davasında haklı olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Mamafih davalı sigorta şirketi tarafından vaki talep arttırım işlemine müteakip tahkikat tamamlanmadan değer kaybı zararı artırılan miktar gibi tamamen ve nakden ödendiği için işbu talep yönünden davasının konusuz kaması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yukarıdaki ilkeler ve ispat kuralları çerçevesinde bilirkişi raporunda da yaklaşık bir rakam bulunduğundan dosyada bulunan ikame araç kiralanasına ilişkin vergisel yönü nedeniyle resmi belge niteliğindeki fatura bedeli gözetilerek davacının ikame araç bedeline yönelik davasının ise tam kabulü ile; 7.000,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan --- tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte; davalılar--------- ve sürücü ---- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ---------- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince davanın açılmasına sebebiyet veren ve aleyhinde hüküm verilen davalılar sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte davanın değerine göre harç hesaplandığı ve değer kaybı yönünden ferileri ile birlikte yapılan ödeme dikkate alınarak infazda karışıklığa sebebiyet vermemek için ayrıca vekalet ücreti hesap edilmemiş ancak yargılama giderleri ortak olduğundan hükümde yer verilmesi gerekmiştir. Öte yandan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; -------- içtihatlarında da açıklandığı üzere işbu davanın 2918 sayılı KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigorta şirketine başvuru şartına tabi olduğu, gerek sigorta şirketi gerekse diğer sorumlular yönünden ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından tüm davalılar yönünden ihtiyari olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğu anlaşılmakla bunun ücretinden ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davacının değer kaybı tazminatına yönelik davasının konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-)Davacının ikame araç bedeline yönelik davasının kabulü ile; 7.000,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte; davalılar ------- ve sürücü ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,5-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 495,25 TL tamamlama harcı, 1.040,00 TL posta masrafı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.353,55 TL yargılama giderinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ----- (işleten) ve sürücü ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-)Davacı ikame araç bedeli davasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 7.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ---- (işleten) ve sürücü ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin, davalı ----- yüzlerine karşı davalı-------- vekili ve davalı gerçek kişinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın kabul edilen miktar yönünden (37.000,00 TL (Konusuz kalan miktar ve hükmedilen miktar toplamı)< 40.000.00 TL.) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025