Ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, icra dairesi yetkisine ilişkin itirazın öncelikli incelenmesi gerektiğine dair mahkeme değerlendirmesi.
Özet: Bir otel, ticari konaklama hizmet bedellerini ödemeyen bir şirkete karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle dava açarken; davalı şirket, taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca icra dairesinin yetkisiz olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini savunmuştur. Mahkeme, Yargıtay içtihatlarına atıfla, itirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın, davanın görülebilirlik koşulu olarak öncelikle ve kesin olarak incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... A.Ş., müvekkilinin oteline çeşitli tarihlerde müşteriler yönlendirdiğini, müşterilerin konaklama hizmetlerinin müvekkili tarafından sağlandığını, bu hizmetlere ilişkin faturalar düzenlendiğini ve davalı şirkete iletildiğini, davalı şirketin konaklama bedellerini ödemediğini,... 23. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesin gönderildiğini, ancak ihtarnameye itiraz olmadığını ve ödeme de yapılmadığını, alacakların tahsili amacıyla... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, dava şartı olarak arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaliyle ...25. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasındaki takibin devamına, davalı aleyhine İİK m. 67 gereğince %20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada olduğunu, müvekkili tarafından işbu icra takibine borca ve yetkiye itiraz edildiğini, takip alacaklısı ile müvekkili arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmadığı takdirde itirazın iptali davası açılmasının mümkün olmadığından iş bu davanın usulden reddine karar verilmesini ve kötü niyetli olan davacının %20’den az olmamak üzere tazminatına hükmolunmasına, masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası, ... 23. Noterliğinin...tarihli ihtarnamesi, faturalar, taraflar arasındaki sözleşmesureti celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir.
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. (Yargıtay HGK ... E.... K.).
İtirazın iptali davasına esas icra takibinin, ... 25. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası olup takip borçlusuna ödeme emri gönderilmiş, davalı yasal süre içinde █████/2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, öte yandan itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça yetki itirazında bulunmuş, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün ise taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca İstanbul İcra Müdürlükleri olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği üzere, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olan genel mahkemelerde görülen ancak İİK' nın 67. maddesinde düzenlenen özel bir dava türüdür.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
İtirazın iptali davasının genel mahkemelerde açılıp görülebilmesi için öncelikle yetkili icra müdürlüğünden başlatılmış ve geçerli bir ilamsız icra takibi olmalıdır. Böyle bir icra takibi yoksa, itirazın iptali davasının dava şartları / görülebilme koşulları da yoktur. Öte yandan az yukarıda belirtildiği üzere, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.
İİK' nın 50.maddesi hükmü uyarınca yetkili icra müdürlüğünün tayininde; anılan Yasa hükmünde atıf uyarınca 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunun yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanacaktır.
Yetkiye ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında:
HMK 17. maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklindedir.
Taraflar arasında akdedilen █████/2020 tarihli Sözleşmenin 14. maddesinde "İhtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınmıştır" şeklinde yetkili icra dairesinin belirlenmesine yönelik yazılı yetki şartı/ sözleşmesi kararlaştırılmıştır.
Hem davacının hem de davalının ticari şirket / tüzel kişi tacir olduğu, 6100 s. HMK 17. maddesi uyarınca tacirler arasındaki yazılı yetkili şartının / yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve taraflar için sözleşmenin yetki şartına ilişkin bu hükmünün bağlayıcı nitelikte bulunduğundan yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; itirazın iptali davasında takip borçlusunun icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının öncelikle incelenip değerlendirilmesi gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarının bu doğrultuda olduğu, icra müdürlüğünün yetkisinin tayininde İİK 50. maddesi uyarınca HMK' nın yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği, 6100 s. HMK m.17 uyarınca taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul İcra Müdürlüklerin yetkili olduğu kabul edildiğinden davalının icra takibinde bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı anlaşılmakla, eldeki itirazın iptali davası bakımından usulüne uygun yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2. ve HMK 115.madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, ayrıca hem davanın usulden reddine karar verilmesi hem de davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden yasal koşulların oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili olmaması nedeniyle usulüne uygun yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 ve HMK 115.madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1,741,16 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.009,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. ve 13/1. maddeleri uyarınca belirlenen 23.066,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.833,33 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!