Danıştay, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu idari para cezasının usulüne uygun adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle ödeme emrinin iptali kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrakta, enerji piyasası düzenleme kurulu tarafından bir şirkete kesilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygunluğu incelenmiş; cezanın şirketin bilinen adresine tebliğ edilememesi üzerine, 7201 sayılı Tebligat Kanununun gerektirdiği adres araştırması yapılmadan doğrudan ilanen tebligat yoluna gidilmesi sebebiyle tebligatın geçersiz olduğuna, dolayısıyla idari para cezasının kesinleşmediğine ve bu nedenle dayanağı hukuka aykırı olan ödeme emrinin iptaline dair ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi sonucunda onanmasına karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Başkanlığı)VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Nakliyat Ticaret Sanayi Ltd. Şti.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ...tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 339.814,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarihli ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin Kurul kararının, davacı şirketin bilinen adresi olan "İvedik Organize Sanayi Bölgesi, ... Koop., ... Cad., ...Sok., No:... Yenimahalle/Ankara" adresine tebliğe çıkarıldığı, şirketin adresten taşınması ve muhtarlık kayıtlarında adresine rastlanılmaması nedeniyle iade edilen tebligatın, █████/2016 tarih ve 29845 sayılı Resmi Gazete'de ile ilanen tebliğ edildiği, dosya içeriğinde bulunan █████/2006 tarih ve 6713 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi içeriğinden, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresin tebliğ yapılamayan davacıya ait adres olduğunun anlaşıldığı, ancak idari para cezasının tebliğ edilememesi üzerine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda belirlenen usul izlenerek adres araştırması yapılması ve bütün araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması halinde adresin meçhul olduğu değerlendirilip ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, gerekli adres araştırmasının yapılmadığı, idari para cezasına ilişkin Kurul kararının doğrudan ilanen tebligata çıkarıldığı, söz konusu tebligatın, ilanen tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Kanun'un 28. maddesine aykırı olarak yapıldığı, bu durumda kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceğinden, idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, idari para cezasına ilişkin Kurul kararının tebliğ edilmediği, usulüne uygun tebligat yapılmadan düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:█████/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, kapatılan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Ankara Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezası kaynaklı kamu alacağının takip ve tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarihli ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan idari işlemin, idarenin iradesi dışında yalnızca mahkeme kararıyla hüküm ve sonuçlarının ortadan kaldırılması mümkündür ve söz konusu işlemlere karşı dava açılmasının süresi ve yolu kanunla belirlenmiştir. Bu yol ve süre dışında ilgili idari işlemin mahkemece değerlendirilme olanağı bulunmamaktadır. Aksi takdirde idari işlemin sürekli ortadan kaldırılma riski bulunur ki, bu durum idarenin sürekliliği ve işleyişi açısından bir aksamaya sebebiyet vermesinin yanı sıra, işlemden yararlananların da hukuk güvenliğinin korumasız kalması sonucunu doğurur.Kural olarak ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari işlemin hukuka uygunluk denetimi ancak bu işleme karşı açılmış bir davada mümkündür. Ödeme emrinin dayanağı işlem, dava açılmayarak idari yönden veya dava neticesinde yargısal olarak kesinlik kazanmış ise, ödeme emrine karşı açılan davada, söz konusu idari işlemin hukukilik denetimi yapılamaz. Ancak, 6183 sayılı Kanun’un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında ... itirazda bulunabilir..." hükmü kapsamında inceleme yapılabilir. Bu maddede belirtilen "böyle bir borcu olmadığı" itirazı kapsamında ise, dava açılmayarak idari yönden kesinleşmiş işlemin yeniden dava edilmesi sonucunu doğuracak şekilde hukukilik denetimi yapılması mümkün olmayıp, yalnızca dayanak işlemin tahakkukundan sonraki aşamalara ilişkin olarak ileri sürülen iddialar incelenebilir.Davaya konu olayda, davacı şirketin, adına düzenlenen idari para cezasına karşı dava açmadığı ve söz konusu para cezasının kesinleştiği; idari para cezasına ilişkin işlemin tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin hakkında tesis edilen idari para cezasına ilişkin işlemden en geç ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğu, bu tarih itibarıyla dahi idari para cezasının iptali istemiyle açılan bir dava bulunmadığından, davacı adına uygulanan idari para cezasının hukuka uygunluğunun bu aşamada "borcum yoktur" itirazı kapsamında incelenme imkanı bulunmamaktadır.Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.