Danıştay, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu idari para cezasının usulüne uygun adres araştırması yapılmadan ilanen tebligatla gönderilip kesinleşmediği gerekçesiyle ödeme emri iptalini onadı.
Özet: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemli davada, idari para cezasının tebliğinde usulüne uygun adres araştırması yapılmadan doğrudan ilanen tebligata gidilmesi nedeniyle tebligatın geçersiz olduğu, dolayısıyla cezanın kesinleşmediği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline yönelik ilk derece mahkemesi kararının bölge idare mahkemesince onanması üzerine davalı idarenin temyiz istemi Danıştay tarafından reddedilerek, idari para cezasının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve tahsil edilemeyeceği yönündeki mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Akaryakıt Turizm İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.000.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkemelerinin █████/2021 tarihli ara kararına cevaben davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde, tebligat süreci kapsamında kolluk vasıtasıyla adres araştırması yapılmadığının belirtildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 48. maddesinde yer alan usul izlenerek adres araştırması yapılması ve bütün araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması halinde adresi meçhul kapsamında değerlendirilip ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, bu yol izlenilmeden tebliğ yapılamaması üzerine ilanen tebligata çıkıldığı, dolayısıyla ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı;
Bu durumda, dava konusu ödeme emri tebliğ edilmeden önce, usulüne uygun şekilde idari para cezasının tebliğ edilmesi gerektiği, Kurum tarafından dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının tebliğinin usulüne uygun yapılmadığından, idari para cezasının kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği, kesinleşmemiş idari para cezasının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, EPDK tarafından bildirilmesi üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emrinin düzenlenerek █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşen idari para cezasına istinaden düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, uygulanan idari para cezasının haksız olduğu, mevzuata aykırı olarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
█████/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, █████/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, kapatılan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Ankara Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ...tarih ve... sayılı kararıyla verilen 1.000.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan idarî işlemin, idarenin iradesi dışında yalnızca mahkeme kararıyla hüküm ve sonuçlarının ortadan kaldırılması mümkündür ve söz konusu işlemlere karşı dava açılmasının süresi ve yolu kanunla belirlenmiştir. Bu yol ve süre dışında ilgili idarî işlemin mahkemece değerlendirilme olanağı bulunmamaktadır. Aksi takdirde idarî işlemin sürekli ortadan kaldırılma riski bulunur ki, bu durum idarenin sürekliliği ve işleyişi açısından bir aksamaya sebebiyet vermesinin yanı sıra, işlemden yararlananların da hukuk güvenliğinin korumasız kalması sonucunu doğurur.
Kural olarak ödeme emrinin dayanağını oluşturan idarî işlemin hukuka uygunluk denetimi ancak bu işleme karşı açılmış bir davada mümkündür. Ödeme emrinin dayanağı işlem, dava açılmayarak idarî yönden veya dava neticesinde yargısal olarak kesinlik kazanmış ise, ödeme emrine karşı açılan davada, söz konusu idarî işlemin hukukilik denetimi yapılamaz. Ancak, 6183 sayılı Kanun’un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında ... itirazda bulunabilir..." hükmü kapsamında inceleme yapılabilir. Bu maddede belirtilen "böyle bir borcu olmadığı" itirazı kapsamında ise, dava açılmayarak idarî yönden kesinleşmiş işlemin yeniden dava edilmesi sonucunu doğuracak şekilde hukukilik denetimi yapılması mümkün olmayıp, yalnızca dayanak işlemin tahakkukundan sonraki aşamalara ilişkin olarak ileri sürülen iddialar incelenebilir.
Davaya konu olayda, davacı şirketin, adına düzenlenen idari para cezasına karşı dava açmadığı ve söz konusu para cezasının kesinleştiği; idari para cezasına ilişkin işlemin tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin hakkında tesis edilen idari para cezasına ilişkin işlemden en geç ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğu, bu tarih itibarıyla dahi idari para cezasının iptali istemiyle açılan bir dava bulunmadığından, davacı adına uygulanan idari para cezasının hukuka uygunluğunun bu aşamada "borcum yoktur" itirazı kapsamında incelenme imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!