Danıştay 13. Dairesi, Sermaye Piyasası Kurulunun piyasa bozucu eylemler sebebiyle uyguladığı idari para cezasına karşı açılan davada, savunma isteme tebligatının 7201 sayılı Kanuna aykırı şekilde doğrudan MERNİS adresine yapılmasının hukuka uygunluğunu tartışmıştır.
Özet: Bu hukuki evrak, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle piyasa bozucu eylemler iddiasıyla davacıya verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, cezanın temelini oluşturan savunma isteme yazısının bilinen adres araştırması yapılmaksızın doğrudan adres kayıt sistemindeki adrese tebliğ edilmesi sebebiyle usulsüz olduğunu ve davacının o adreste fiilen bulunmadığını ileri süren davacının talebini ilk derece mahkemesi haklı bularak cezayı iptal etmişken, bölge idare mahkemesince tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle verilen kararın temyiz yoluyla bozulması talebini içermektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... (...)VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Piyasası KuruluVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2018-█████/2018 döneminde ...Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca davacıya elde edilen net realize menfaat tutarının iki katı olan 270.720,24-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davalı idare tarafından inceleme döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca davacıdan savunmasının talep edildiği, █████/2019 tarihli savunma isteme yazısı davacının adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olan "... Küçükçekmece/İSTANBUL" adresine tebliğe çıkarıldığı, davacının adreste bulunmaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebligat evrakı tebliğ memuru tarafından muhtara bırakılarak tebligat yapıldığı, davacının ise o sırada boşanma davasının devam ettiği ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma kararı aldığından eski eşi ile birlikte yaşadığı ortak konuttan ayrılarak "... Bakırköy/İSTANBUL" adresinde ikamet etmeye başladığı, yine bu süreçte herhangi bir talebi veya bilgisi olmadığı halde eski eşi tarafından 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca (evlilik birliği sürdüğünden) ikamet adresinin (eski adresi olan) "... Küçükçekmece/İSTANBUL" adresine taşındığı, boşanma davası süresince tebligatların vekile yapılması nedeniyle adres değişikliğinden haberdar olmadığı, daha sonra başka bir şehre taşınmak için hazırlık yaptığı sırada ikamet adresinin değiştiğini fark ederek █████/2019 tarihinde Bakırköy İlçe Nüfus Müdürlüğüne başvurmak suretiyle ikamet adresini yeniden "... Bakırköy/İSTANBUL" olarak değiştirdiğinin beyan edildiği ve buna ilişkin belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğu;7201 sayılı Kanun uyarınca, tebliğ evrakının öncelikle muhatabın bilinen en son adresine gönderilmesinin zorunlu olduğu, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının tespit edilmesi ve muhatabın adrese dayalı kayıt sisteminde (Mernis) kayıtlı adresi bulunması halinde, adres kayıt sistemindeki adresin, kişinin resmi tebligat adresi olarak kabul edileceği ve bu şekilde tebligatı çıkartan mercii ve posta memurunca başkaca bir adres araştırması yapılmasına gerek bulunmaksızın, tebligatın ikinci defa Mernis adresine çıkarılması gerektiği, bilinen adres araştırması yapılmaksızın yapılan ilk tebligatın kişinin adres kayıt sisteminde mevcut adresine "Mernis" ibareli olarak tebliğ edilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda, davalı idarece davacıya ait bilinen adres araştırması yapılmaksızın davacının adres kayıt sistemindeki adresine 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gözetilmeksizin, yasal şartları oluşmadan ilk seferde doğrudan doğruya anılan Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre savunma isteme yazısının tebliğ edildiği, usulüne uygun olmadığı görülen tebligatın █████/2019 tarihinde yapıldığının kabulüyle 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesinde öngörülen otuz günlük süre içerisinde davacının savunmasının Kurula iletilmediğinden bahisle davacının savunma hakkından feragat ettiğinin kabul edilmek suretiyle davacıya dava konusu idari para cezası verildiği, davacıya savunma isteme yazısının mevzuat hükümlerine aykırı olarak tebliğ edildiğinden süresinde savunma verilmemesinde davacıyı kusurlandıracak bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince, savunma isteme yazısının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davalı idarece verilen savunma ve istinaf dilekçelerinde, Kurulun davacının Mernis'te bulunan yerleşim yeri adresinin 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bilinen en son adresi olarak kabul edilerek ... tarih ve ... sayılı yazıyla savunması istenilmesinden önce başka bir pay piyasasındaki işlemleri hakkında da davacının savunmasının istenildiği ve Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırı hareket ettiğinden bahisle... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 30.961,00-TL idari para cezası verildiği, idari para cezası bildirim tutanağının ise davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin "... Küçükçekmece/İSTANBUL" bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebliğe çıkarıldığı, tebliğ aşamasında davacının "adresten taşınmış olduğu" hususunun davacının komşusu ... tarafından █████/2019 tarihinde tebligat memuruna beyan edildiği, █████/2019 tarihli Kurul kararı ile tesis edilen idari para cezasına ilişkin bildirim tutanağının davacının bilinen son adresi olan Mernis adresinde tebliğ edilemeyerek tebligat evrakının iade edildiği, işbu idari para cezasına dayanak eylemleri nedeniyle davacının savunmasının alınmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazının tebliğe çıkartılmasından önce davacı tarafından henüz bir adres değişikliğinde bulunulmaması (█████/2019 tarihinde Bakırköy İlçe Nüfus Müdürlüğüne beyanda bulunmak suretiyle ikamet adresini "... Bakırköy/İSTANBUL" olarak değiştirdiği) ve davacının başka bir adresine ulaşılamaması nedeniyle söz konusu savunma istemini içeren yazıya ait tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına fıkrasına göre değil, davacının bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinin gerçekleşmesi sebebiyle anılan Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;Dava konusu işlemin esasına yönelik değerlendirmeye gelince;Davalı idare tarafından ... pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ...tarih ve ... sayılı denetleme raporunda, █████/2018-█████/2018 döneminde payın ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) %43,4 oranında yükselmesine rağmen endeksin yalnızca %1,2 oranında yükseldiği, pay AOF'sinin %30,8 oranında azaldığı █████/2018-█████/2018 döneminde endeksin %3 oranında azaldığı, davacı tarafından 18.044.418 adet alım ve satım (toplam alışlara ve satışlara oranı %19,51) işlemi gerçekleştirdiği, en yüksek oranda kendinden kendine işlem gerçekleştiren yatırımcının davacı olduğu, kendinden kendine gerçekleştirdiği 26.369 sözleşmenin 11.297 adedinde (%42.84) birbiriyle eşleşen alım ve satım emirlerinin zaman farkının 1 dakikadan daha az olduğu, anılan işlemlerin aktif bir piyasasının varlığı izlenimi oluşturulması amacı taşıdığı, davacının inceleme döneminde fiyat artıran 12.178 sözleşmenin %48,32'sinde (5.885 defa) alıcı tarafta yer aldığı, 5.885 adet sözleşme ile 282.237 adet alım işlemi gerçekleştirildiği, bu nitelikteki sözleşmelerle gerçekleşen alım işlemi içindeki payının %15,86 olduğu, pay piyasasında eşit miktarda alım ve satım işlemi gerçekleştirmiş olmasına rağmen yatırımcının alım emirleri sayısının satım emirlerinin sayısının yaklaşık 115 katı olduğu, emirlerin miktar toplamına bakıldığında ise yatırımcının işlem payının %19,51 iken iletilen alım emirlerinin %17,47'sini ve satım emirlerinin %15,74'ünü gerçekleştirdiğinin tespit edildiği ve bu işlemler sonucunda net realize kârının 135.360,12-TL olduğu, bu durumda, davacının pay piyasasında inceleme döneminde gerçekleştirdiği işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemler kapsamında olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemden farklı bir işlem esas alınarak bilinen en son adresinin tebliğe elverişli olmadığından bahisle doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın hukuka uygun olduğu yönündeki tespitlerinin usule ve yasaya aykırı olduğu, davalı idarece tebliğ işlemi sırasında adres araştırması yapılmadığından tebligat işleminin hukuka aykırı olduğu, boşanma aşamasındaki eşi tarafından adres beyanında bulunularak adres bilgilerinin değiştirildiğine yönelik iddialarıyla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu idari para cezasına konu işlemlerin dava dışı ... ve ... tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.