Banka tarafından emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi talebiyle açılan davada maaş haczedilemezliği ve önceden verilen muvafakatın geçerliliği uyuşmazlığı.
Özet: Davacının, tek geçim kaynağı olan emekli maaşına banka tarafından dijital onay ile verilen takas ve mahsup yetkisi kapsamında konulan blokenin kaldırılmasını ve yapılan kesintilerin iadesini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi emekli maaşına bloke konulamayacağını ve önceden verilen muvafakatin geçersizliğini esas alarak davayı kabul ederken; bölge adliye mahkemesi, borcun tahsili için bankaya verilen takas ve mahsup yetkisinin sözleşme serbestisi kapsamında geçerli olduğunu, davacının sonradan kesintileri talep etmesinin ise hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 3. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının aylık ortalama 2.800,00 TL ve tek geçim kaynağı olan maaşına davalı banka tarafından bloke konulduğunu, işlem nedeniyle davacının yoksulluğa düştüğünü, ancak icra takibi başlatıldıktan ve muvafakat verdikten sonra maaşın dörtte birine el konulabileceğini, haczedilemezlikten önceden yapılan feragatin ve muvafakatın geçersiz olduğunu, kredi çekerken imzalatılan belgelerin çokluğu sebebiyle davacının blokeye muvafakati olup olmadığını dahi bilmediğini ileri sürerek blokenin kaldırılmasını, haksız şekilde alınan 5 aylık emekli parasının iadesini ve devam eden süreçte emekli maaşını alamaz ise alamadığı diğer maaşlarının da iadesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının dijital onay ile kullandığı krediler yönünden blokeye muvafakat ettiğini onayladığını, krediye ilişkin alacaklar bakımından şube nezdindeki hesaplarından her hangi bir talimata gerek olmaksızın faiz ve masrafların takas ve mahsup yoluyla tahsili konusunda bankanın yetkilendirilmesine onay verdiğini, somut olayda emekli maaşına her hangi bir bloke konulmadığını, kredi taksitlerini zamanında ödememesi nedeniyle "muvafakatname - taahhütname virman takas- mahsup talimatı" ile imzalanan sözleşme hükümleri gereği bankanın takas - mahsup hakkını kullanıldığını davanın haksız olduğunu savunarak reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme ile davacının emekli maaşı ödemeleri kapsamında hesabındaki paralar üzerinde önceye dayanan genel kredi sözleşmesi ile haciz işlemi sonucunu doğurduğu açık olan bloke işlemi yapılamayacağı, haczedilemezlikten önceden feragatin ve kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakatin geçersiz olacağı, emekli maaşı ödemesinden oluşan hesap üzerinde davalı alacaklı bankanın hapis hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının emekli maaşına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, taleple bağlı kalınarak davacının maaş hesabından kesilen 14.000,00 TL'sının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kredi borcunun maaş hesabını kapsayacak şekilde mevcut tüm banka nezdindeki alacaklardan ve hesaplardan takas mahsup yoluyla tahsil edilmesine ilişkin bankaya muvafakat ve yetki verilmesi durumunda verilen bu muvafakatin, sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ve haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği, davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açarak kesinti bedelini geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ifa edilen ödeme konusu bedellerin iadesinin istenemeyeceğini, davacının emekli maaşını kapsayacak şekilde banka nezdindeki tüm hesaplarından ve alacaklarından kullandığı kredi borcunun tahsil edilmesine ilişkin bankaya takas mahsup yetkisi vermiş olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davacının emekli maaşı dışında hesabına gelen veya halihazırda bulunan malvarlığı olmadığını, dijital ortamda yapılan onaydan ya da sonra sözleşmeleri açıklamak üzere herhangi bir mesaj, sözleşme nüshası veya çağrı gelmediğini, banka aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, tüketici kredisi sözleşmelerinde veya kefalet sözleşmelerindeki emekli maaşına bloke konulması uygulamasının ancak icra takibi başlatıldıktan ve muvafakat verdikten sonra geçerli olacağını, ayrıca emekli maaşının dörtte birinden fazlasına el konamayacağını, davalının davacının tüm geçim kaynağına el koyduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.Kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının usuli kazanılmış hak ilkesinin 28.6.1960 tarihli, 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.17.07.2025 tarihli 32958 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı ilamı uyarınca tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulması mümkündür.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, davacı tarafından onaylanan kredi sözleşmesi hükmü ile muvafakatname kapsamında kredilere ilişkin ödemelerin hesabından takas ve mahsup yoluyla tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediğinin, davalı bakanın onaylanan sözleşme ve muvafakatname doğrutusunda davacıya kredi kullandırdığının, kesintilerin davacının kredi borcuna istinaden yapıldığının, davacının serbest iradesi ile imzaladığı sözleşme ve muvafakatname ile bağlı olmadığını ileri süremeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.