Asliye Ticaret Mahkemesinin, kaçak elektrik kullanımından doğan borcun itirazın iptali talebiyle açılan davada görev ve yetkiye ilişkin emsal kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik şirketi tarafından, davalının belirli bir adreste kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi tüketimi yaptığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali istemiyle açılan davayı incelemektedir; davalı borçlu, iddia edilen adreste ikamet etmediğini, borcu kabul etmediğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerken, mahkeme, tarafların tacir olup olmadığı, uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi ve hukuki niteliği çerçevesinde, davanın asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girip girmediğini Türk Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirmektedir.

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:█████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)" davasının yapılan incelemesi sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçluların kullanımında bulunan ... hizmet numaralı, "..." adresinde bulunan tüketim noktasında 07.08.2019 tarihinde müvekkili şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirildiğini, kontrol neticesinde ilgili kullanım yeri ile ilgili kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi tüketimi yapıldığının tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, davalı borçlu adına tanzim edilen faturalar neticesinde davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 38.886,30-TL'nin tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emrinin gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının kaçak elektrik kullandığı sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik aboneliğinde, elektriğin kullanıldığı yer mesken ise abonelik sözleşmesi ile her türlü dava “Tüketici Mahkemesinde” görülmekte olduğunu, elektrik aboneliğinin ticari işletmede kullanılmak üzere tesis edildiyse de her türlü ihtilafa bakmakta “Asliye Ticaret Mahkemeleri” görevli olduğunu, müvekkilinin sözkonusu adreste hiç bir zaman bulunmadığını, davacı yan davasını süresi içinde açmış bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu icra takibine dayanak olan borca ilişkin adreste hiçbir zaman oturmadığını, İstanbul ilinde hiç yaşamadığını ve adına İstanbul ilinde herhangi bir taşınmazın mevcut olmadığını belirterek dava görevsiz mahkemede ikame edilmiş olması nedeniyle usul yönünden reddine, davanın itirazın iptali mahiyetinde olması nedeni ile bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile davanın usul yönünden reddine, davasının esastan reddine, davacının kötü niyetli olması nedeni ile %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir..... Asliye Hukuk Mahkemesi █████/2025 tarihli, ... sayılı ilamıyla görevsizlik kararı vermiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
:İşbu dava konusu uyuşmazlık; kaçak elektrik kullanım bedeline dair başlatılan ilamsız icra takibinde davalı takip borçlusu tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”Kaçak elektrik kullanım bedeline dair açılan itirazın iptali davalarına yönelik olarak en güncel tarihli emsal kararlardan birisi olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı, █████/2025 tarihli ilamının; "Dava,İtirazın İptali talebine ilişkindir. .... Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın ticari ilişkiden kaynaklı olduğu, incelenen faturada abone numarasının ticarethane olarak gözüktüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Somut olayda; kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, uyuşmazlık konusunun, işyerinde kaçak ve abonesiz olarak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, dosya kapsamına göre davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ....Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2025 gününde oy birliği ile karar verildi." şeklinde olduğu görülmüştür.Dosyamız arasında yer alan ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2026 tarihli müzekkere cevabının; "Dairemiz bilgisayar kayıtlarının sorgulanması neticesinde, ... T.C. kimlik numaralı ...'ın vergi mükellefiyet kaydına rastlanılmamıştır." şeklinde olduğu görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ve nisbi ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. Davalı ...'a dair yapılan araştırmada, tacir olmadığı anlaşılmakla, somut olayda nisbi ticari dava da bulunmamaktadır. Kaçak elektrik tespit tutanağında ticarethane yazmasının, yani elektriği kullanan yerin iş yeri niteliğinde olmasının, vergi mükellefi dahi olmayan davalının tacir olduğu anlamına gelmeyeceği açıktır. Bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli mahkemenin .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde, davaya ilişkin ilk olarak .... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde, yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, (işbu gerekçeli kararın tebliği ile ihtaratın yapılmış sayılmasına)Dair, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren Mahkememize verilecek bir dilekçe ile, iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır