Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, feshedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonrası taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin geçerliliği ve ifası hakkında tapu tescili veya tazminat talepli davadaki karar.
Özet: Davacı, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle tapu devri yapılamayan ve müteakip satış vaadi sözleşmeleriyle edindiği dairenin tescili ya da rayiç bedelinin ödenmesi talebiyle dava açmış; yerel mahkemenin arsa sahibi hakkında husumet yokluğu kararı ve davacının eşinden olan alacağını miras payına indirgeyerek tazminata hükmettiği kararları, vekalet çelişkisi, faiz talebinin değerlendirilmemesi ve davacının sözleşmeden doğan hakkının miras payı yerine gözetilmesi gerektiği gibi usuli ve esasa ilişkin gerekçelerle Yargıtay tarafından defalarca bozulmuş olup, dosya halen satış vaadi sözleşmelerinin geçerliliği ve ifa imkansızlığı çerçevesinde yeniden incelenmektedir.

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı, davalı ... ile Muharrem'in .. ili .. ilçesinde bulunan 2788 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak aralarında .. ...Noterliğinin 08.01.19 99... yevmiye numaralı işlemiyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davalı yüklenici Muharrem'in buna dayanarak ..Noterliğinin 24.01.2002 tarihli işlemiyle .. parsel üzerine inşa edilen binadan 9 numaralı daireyi 1.000.000.000,00 TL bedel karşılığında davalı ..'e satmayı vaat ettiğini, ..'in de söz konusu taşınmazı ..Noterliğinin 27.08.2003 tarihli işlemiyle 1.000.000.000,00 TL bedel karşılığında müvekkiline satmayı vaat ettiğini, sözleşmeye göre binanın ifraz çalışması yapılıp müstakil tapusu çıkınca tapuda ferağının verileceğini ancak davalıların haklı sebep olmaksızın tapuyu vermekten kaçındıklarını, binanın çatısı, merdiven sahanlığı, bina giriş kapısı, otomatikler ile korkuluklarının yapılmadığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tesciline olmazsa ödenen 1.000,00 TL’nin bugünkü değerinin tespit edilerek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.02.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu bilirkişi tarafından dairenin değeri olarak belirlenen 130.000,00 TL’ye yükseltmiştirII. CEVAPDavalı ..., sahip olduğu taşınmazını davalı ... ve ortaklarına kat karşılığı inşaat yapmaları için verdiğini, ancak zamanında inşaatın tamamlanarak teslim edilmediğini, dava açarak sözleşmeyi iptal ettirdiğini, zararının olduğunu, kendisinin ve binada oturan kişilerin yükleniciden haklarını alması gerektiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar davaya cevaplarını sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 06.06.2013 tarihli ilk kararının Yargıtay (kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ilamıyla usuli gerekçeyle bozulmasından sonra Mahkemece bozmaya uyularak verilen 27.09.2018 tarihli kararıyla " 1-Davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davacı ... yönünden kabulü ile, taraflar arasındaki .. Noterliğinin █████/2002 tarihinde düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin feshine, dava konusu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle rayiç değeri olan 130.000 TL'nin davacının eşi ..'un veraset ilamındaki payı oranındaki kısmın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİDairenin 07.10.2021 tarihli ilamıyla Av. ... .'in hem davacının hem davalı ..mirasçılarının vekilliğini yapmasının, davacının, eşi olan davalı muris ..'ten .. Noterliğinin 27.08.2003 tarih, ... yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı taşınmazla ilgili olarak talep hakkı bulunduğu halde bu husus gözardı edilerek davacının miras payı esas alınmak suretiyle karar verilmesinin, faiz talebi ve davalı Mehmet mirasçıları hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre sair temyiz sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; arsa sahibi davalı ... ile müteahhit davalı ...arasında .. Noterliğinin █████/1999 tarih ve .. yevmiye nolu satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, █████/2002 yılında müteahhit davalı ...ile davacının eşi .. arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi tanzim edildiği, davacı ...'un, eşi olan davalı muris ..'dan taşınmazı .. Noterliğinin 27.08.2003 tarih, ... yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı, sonrasında arsa sahibi olan davalı ... ile müteahhit davalı ...arasındaki .. Noterliğinin █████/1999 tarih ve .. yevmiye nolu satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkemece 24.03.2009 tarihinde feshine karar verildiği, dayanağını dava tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu'nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin, Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 706 ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerden olduğu, böyle bir sözleşmenin, “borç doğuran” bir sözleşme olarak geçerli olduğu, davacının sübjektif imkânsızlık nedeniyle tasarrufi işlemin, yani ifanın yerine getirilememesi sonunda meydana gelen zararın tazminini, BK.’nun 96. maddesi gereğince satıcıdan isteyebileceği, ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen vaad borçlusu tarafın, ifa edemediği bu edim yerine karşı tarafa yani vaad alacaklısına tazminat ödeme yükümlülüğünün söz konusu olacağı, bu kapsamda davacı ...'un, eşi olan davalı muris ..'dan .. Noterliğinin 27.08.2003 tarih, ... yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı taşınmazla ilgili olarak davalı muris ..'dan talep hakkının bulunduğu, dolayısıyla arsa sahibi davalı ... ile müteahhit davalı ...’a husumet yönetilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle rayiç değeri olan 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. yasal mirasçlarından alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... ve .. hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı .. mirasçıları yönünden davanın kabulüyle 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. yasal mirasçlarından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, müvekkilinin, bahse konu taşınmazdaki dava sırasında vefat eden eşi davalı ..'in haklarını .. .. Noterliğinin █████/2003 tarihinde devir almış olması nedeniyle ..'in davalı ...’e parasını ödeyerek satın aldığı taşınmazdan kaynaklı zararlarının tazmini gerektiğini, her halükarda müvekkilinin ..'in mirasçısı sıfatı ile müteahhit ..den talep hakkı bulunduğunu bu nedenle davalı ... hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Mahkemece bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, ileri sürülen temyiz sebeplerine, davacının eşi olan davalı ..'in dava tarihinde hayatta olması sebebiyle iş bu davada onun mirasçısı olarak talepte bulunduğunun kabul edilemeyeceğinin ve davacı ile eşi arasındaki 27.08.2003 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin alacağın temliki niteliğinde olmaması nedeniyle davacının ancak kendi akidinden talepte bulunabileceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemesi Kanun'un kanun yollarına ilişkin hükümlerine göre temyiz olunan kararın ONANMASINA,HUMK'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.