Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Davacı Şirketin Sehven Ödediği 8.750 Avronun İadesi ve İtirazın İptali Davası Kararı.
Özet: Davacı bir şirket, isim benzerliği nedeniyle başka bir firmaya yapması gereken 8.750 Euroluk ödemeyi sehven davalı şirkete gönderdiğini, bu ödemeye karşılık herhangi bir fatura veya sözleşme bulunmadığını iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, bilirkişi raporu tarafların ticari kayıtlarını inceleyerek söz konusu ödemenin sehven yapıldığını ve davacı lehine bir alacak oluşturduğunu tespit etmiştir. Davalı ise ödemenin daha önceki ticari alacaklarına karşılık olduğunu savunarak itirazını haklı göstermeye çalışmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ..... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Ticaret Anonim Şirketi nakliye alanında faaliyet gösteren uluslararası bir firma olduğunu, davacı şirket, davalı ..... firması ile belirli bir süre işbirliği yapmış olup ticari geçmişleri bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunması sebebiyle; davalı şirkete ait ticari unvan ve hesap bilgileri, davacı şirketin ödeme sisteminde kayıtlı olduğunu, ödeme işlemi gerçekleştirilirken sehven davalı şirketin seçilmesine ve ödemenin hatalı bir şekilde davalı şirkete yapılmasına neden olduğunu, ödemenin yapıldığı tarihte, davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki veya sözleşme bulunmamasına rağmen, 24.05.2024 tarihinde, sehven, davalı şirketin hesabına 8.750,00 Euro ödeme yapıldığını, davalı tarafa sehven yapılan ödeme, normal şartlarda davacı şirketin iş yaptığı diğer firmalardan olan ..... Uluslararası İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi adlı bir firmaya yapılması gereken ödeme olduğunu, davacı şirketçe ödemeler sistem üzerinden gerçekleştirilirken tamamen isim benzerliğinden ötürü ...... adlı firma işaretlenmiş ve işbu ödeme sehven davalı firmaya yapıldığını, ödeme yapılması gereken asıl firma ....... firması olduğunu, bu hususta ....... firmasına ait cari hesap kayıtları incelendiğinde sehven ödeme yapıldığı tarihte ....... firması ile ticari faaliyetlerinin devam ettiği, cari hesaplara düzenli şekilde borç ve alacağa ilişkin veri girişi olduğunu, davacı şirket, yapılan bu yanlış ödemeyi 24.07.2024 tarihinde fark etmiş ve hemen ardından 25.07.2024 tarihinde davalı şirkete noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede de açıkça belirtilen işbu haksız zenginleşmenin iadesine yönelik talebe davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, davalı tarafın, davacıya ait bu bedeli iade etmeyerek hukuka aykırı şekilde zenginleşmeye devam etmesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Dairesi .... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirket bu takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durduğunu, davalı taraf, her ne kadar borca itiraz etmişse de, yapılan ödemenin kaynağına dair herhangi somut bir veri öne süremediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet davalı paranın sehven ödenmediği ve alacaklı oldukları iddiasında ısrar etmekteyse, taraflarınca yapılan ödemenin kaynağına ilişkin bir fatura ya da sözleşme sunmaları gerektiğini, davalı tarafça Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı icra dosyasına yapılan işbu haksız itiraz nedeniyle icra takibi durduğunu, davacının haklarını elde etmesi engellendiğini, davalı tarafın itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının kötüniyetli olarak borca itiraz ettiği açık olup bu nedenle borcun %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından gönderilen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesini talep ettiğini ancak davacı tarafın bu talebi haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalının davacı şirkete belli bir süre taşıma hizmeti verdiğini ve bu sebeple de taraflar arasında ticari alacaktan kaynaklı cari hesap bulunduğunu, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde görüleceğini, sehven gönderildiği iddia edilen bedelin gönderildiği tarihten önce davalının davacı taraftan cari alacağı bulunduğunu, tarafın talep edilen bedeli davalı şirkete sehven gönderdiği düşünülse dahi davalının davacı taraftan cari hesap alacağı bulunduğu için bu durumun müvekkil şirket açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunduğunu, davalı şirketi ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelendiğinde izah ettiiği durumun zaten ortaya çıkacağını, bu sebeplerle davacı taraf talepleri haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce res'en seçilen SMM bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı alacak Yönünden: Davacı şirket kayıtlarının ve davalı şirket defterlerinin incelenmesi neticesinde; 2024 yılı açılışında mevcut olan 300 EUR'luk cari alacakların karşılıklı faturalar ile kapatıldığı, 24.05.2024 tarihinde davacı tarafından davalıya yapılan 8.750,00 EUR tutarındaki ödemenin herhangi bir fatura, sözleşme veya hizmet karşılığı bulunmadığı, bu ödemenin sehven gerçekleştirildiği ve davacı şirket lehine alacak oluşturduğu tespit edilmiştir. Faiz Yönünden : Davacı tarafından sehven yapılan ödemenin iadesi amacıyla 25.07.2024 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı taraf usulünce temerrüde düşürülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca, temerrüt tarihi 25.07.2024 olup, bu tarihten 23.09.2024 (takip tarihi)'ne kadar 8.750,00 EUR asıl alacak üzerinden 44,20 oranı esas alınarak 61,13 EUR faiz hesaplanmıştır.'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.3-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile taraflar arasında daha öncesinde ticari ilişki olduğunu, bu nedenle davalının hesap ve unvan bilgilerinin kayıtlı olduğunu, sehven davalıya 8.750,00-Euro para gönderildiğini, davalının ihtara rağmen parayı iade etmediği gibi başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacıdan alacaklı olduğunu, paranın bu kapsamda cari hesap borcu için gönderildiğini, ayrıca mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından ilk olarak icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş olup, davanın para alacağından kaynaklandığı bu sebeple davacı alacaklının yerleşim yeri icra daireleri ve Mahkemelerinin de yetkili olduğu, davacı tarafından Bakırköy İcra Dairesi'nde takip başlatılması ve dava açılmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının iptaline, Mahkememizin yetkisine yönelik ilk itirazının reddine karar verilerek esasa girilmiştir.Davalı tarafından arasında cari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından gönderilen paranın borcunun ödenmesine ilişkin olduğunu iddia etmiş olup bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davalının ticari defter ve kayıtları talimat yolu ile incelenmiş olup; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davaya konu para transferi öncesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ancak davacının 01.04.2024 ve 30.04.2024 tarihinde davalıya yaptığı ödemeler ile borcunu kapattığı, 30.04.2024 tarihi sonrasında davacı ve davalı arasında başkaca bir ticari ilişki olmadığı ve davalı tarafından davacıya kesilmiş bir faturanın olmadığı, davacı tarafından 24.05.2024 tarihinde yapılan ödemenin bir hizmet veya borç karşılığı olmadığının davalının ticari defter ve kayıtlarından tespit edildiği belirtilmiştir.Davacının ticari defter ve kayıtları da SMM bilirkişi tarafından incelenmiş olup; davacı ve davalı arasındaki cari ilişkinin davacı tarafından 30.04.2024 tarihinde yapılan ödeme ile sona erdiği, bu tarih sonrasında davalı tarafından davacıya kesilmiş bir fatura ve ilişkinin bulunmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.Bu bağlamda hem davacının hem davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; davacının davalıya olan borcunun 30.04.2024 tarihi itibariyle sona erdiği, davalının bu tarih sonrasında davacıya kestiği bir faturanın ve alacağın bulunmadığı, davacı tarafından davalıya 24.05.2024 tarihinde gönderilen 8.750,00-Euro'nun bir ticari alacağa dayanmadığı ve sebepsiz olduğu tespit edilmiştir.Bu bağlamda davacı tarafından 6098 sayılı Kanun hükümleri gereğince davalıya sehven gönderilen ve herhangi bir alacağa dayanmayan 8.750,00-Euro'nun sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan talep edilebileceği anlaşılmakla, 8.750,00-Euro asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından tazminat da talep edilmiş olup, icra takibine konu alacağın likit olduğu ve davalı tarafından kendi kayıtları ile teyit edilebileceği anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının %20'si oranında hesaplanan 66.576,12-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından paranın gönderilme tarihinden itibaren işlemiş faiz de talep edilmiştir.6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmede temerrüt tarihi sebepsiz olarak zenginleşilen tarih olarak belirlenmiştir. Bunun istisnası sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olması olup, davalının iyiniyetli olmadığını ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından bu yönde bir delil sunulmamıştır. Bu sebeple davacı ancak davalıya gönderdiği 25.07.2024 tarihli ihtarname tarihinden takip tarihine kadar faiz talep edebilecektir.Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez."İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Öte yandan TBK'nın 117. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmede borçlu, zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşen iyi niyetli ise temerrüt için bildirim şarttır. Somut olayda ise alacak sebepsiz zenginleşmeden kaynaklansa da, taraflar arasındaki ilişki ve davalının zenginleşmesi dayanak sözleşmeden kaynaklandığından, davalı iyi niyetli kabul edilmelidir. Dava tarihi öncesinde davalıların temerrüde düştüklerine dair herhangi bir ihtar da bulunmadığından, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir."Bu bağlamda davacı tarafından keşide ettirilen 25.07.2024 tarihli ihtarnamenin E-tebligat ile tebliğe çıkartıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunun gereğince 5 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı ve davalının 30.07.2024 tarihinde temerrüde düşeceği anlaşılmaktadır. Mahkememizce para alacağının Euro cinsinden olduğu gözetilerek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre kamu bankalarınca ilgili tarihte Euro cinsi alacaklar için 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduatlar için uygulanan faiz oranları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış olup, en yüksek faiz oranının %3,75 olduğu tespit edilmiştir.Buna göre; 8.750,00-Euro asıl alacak için 30.07.2024 temerrüt tarihinden 20.09.2024 takip tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işlemiş faiz hesabı şu şekilde olacaktır:Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı30.07.2024 20.09.2024 52 %3,75 46,75-EuroBu hesaplama kapsamında davacının işlemiş faize yönelik itirazınına kısmen kabulü ile 46,75-Euro işlemiş faiz ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 8.750,00-Euro asıl alacak, 46,75-Euro işlemiş faiz ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiz oranı ile yetki yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 66.576,12-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 22.006,10-TL harçtan peşin alınan 5.635,01-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 16.371,10-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 4.462,10-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafça yatırılan 5.635,01-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.062,61-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan 21.086,28-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 20.454,17-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 51.544,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.955,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....Hakim ....