Total kalça protezi ameliyatı sonrası siyatik sinir hasarı oluşan hastanın tıbbi malpraktis iddiasıyla açtığı maddi tazminat davasının kabulü.
Özet: Davacı, çocuklukta geçirdiği kaza sonrası kısalan bacağını uzatma amacıyla yapılan ameliyatın ardından siyatik sinirinde hasar oluştuğunu, var olan engelinin arttığını ve iş gücü kaybı yaşadığını iddia ederek davalı hastane ve doktordan maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi, tıbbi raporlarda operasyonda bir hata tespit edilmemesine ve sinir lezyonunun komplikasyon olarak değerlendirilmesine rağmen, aydınlatılmış onam formunun sunulamaması ve davacının iş göremezlik zararı tespiti nedeniyle maddi tazminat talebini kısmen kabul etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, çocukken attan düşerek geçirdiği kaza ve akabindeki tedavi süreci sonucunda kısa kalan bacağının uzatılması ve ağrılarının giderilmesi amacıyla davalı şirkete ait .. .. Hastanesinde davalı doktora muayene olduğunu, davalının yapacağı bir ameliyatla total kalça protezi takılarak bacağının uzatılacağını ayrıca ağrılarının da geçeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin ameliyata onay verdiğini, ancak ameliyatın söylenenden çok uzun sürdüğünü, müvekkilinin ameliyat sonrasında 2 seneye yakın yatağa bağlı kaldığını, uzatılan bacağının diğerinden daha uzun hale geldiğini, siyatik sinirinde lezyon oluştuğunu, bacağının tamamen hissizleştiğini ve kontrol edilemez hale geldiğini, davalı doktorun siyatik sinir hasarının geçici olup medikal tedavi ile geçeceğini söylediğini müvekkilinin medikal tedavi yanında fizik tedavi de görmesine rağmen iyileşemediğini, .. .. Hastanesinde 11.08.20 09... .08.2011 tarihleri arasında yapılan ENMG testlerinde siyatik sinirinin kronik ve totale yakın lezyona uğradığının tespit edildiğini, netice itibariyle müvekkilinin bir kaza sonucunda oluşan fiziksel engelinin giderileceği umuduyla ameliyat olmasına rağmen ameliyat sonrasında ortez ve koltuk değneğine bağlı hale geldiğini, psikolojisinin bozulduğunu, var olan engelinin daha da arttığını, iş gücü kaybının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren hesaplanacak en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.06.2021 tarihli dilekçesiyle talep sonucunu 474.238,68 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hastanın olası riskler konusunda aydınlatıldığını ve onam alındığını, sol bacakta ağrı, güçsüzlük ve basamama şikayetlerinin başlangıçtan itibaren olduğunu, davacının başka yerlerde de ameliyatlar olduğunu, hangi aşamada iyileşemez durumun oluştuğunun ortaya konulması gerektiğini, davacının kendi kusurunun olabileceğini, operasyonun başarısız olmadığını, opere eden davalı doktorun epikrizinde hastanın operasyon sonrası traksiyona bağlı siyatik sinirinin zedelendiğini tespit ettiğini, bu durumun operasyon sırasında meydana gelen bir durum olmayıp kişinin mevcut durumu nedeniyle gerilen bacağın yaptığı bir sonuç olduğunu ve tıbbi hata olmadığını, doktorun varsa hatasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., yasal süresi içinde davaya cevaplarını sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin Adli Tıp Kurumunun 2. İhtisas Dairesinden alınan rapor doğrultusunda davanın reddine dair verdiği,10.01.2028 tarihli ilk kararın davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2029 tarihli kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak ilam başlığında tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumundan ve Üniversiteden alınan raporlarında davacıya doğuştan kalça çıkığı zemininde koksaartroz tanısı ile .. Hastanesinde sol kalçaya total kalça protezi uygulandığı, takibi esnasında traksiyona bağlı siyatik sinir yaralanmasının tespit edildiği, buna yönelik medikal tedavi düzenlendiği, ilerleyen zamanlarda fizik tedavi uygulandığı dikkate alındığında, sinir lezyonunun bu tür ameliyatlardan sonra görülebilen, herhangi bir tıbbi kusura izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, kişiye konulan tanı, yapılan ameliyatların ve oluşan komplikasyonun yönetiminin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, kişinin tedavisinde görev alan sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur tespit edilmediği yönünde görüş bildirildiği, davacıdan alınmış aydınlatılmış onam formunun evrak arasında olmadığı, davalı şirkete ait Hastanenin müzekkere cevabında hasta ile ilgili evrakların 17.06.2009 tarihinde aşırı yağış sonucu arşive su basması nedeniyle zayi olduğunun bildirildiği, aktüerya raporunda davacının iş göremezlik zararının 474.238,68 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne 1.000,00 TL yönünden haksız fiil tarihi olan 06.08.2008 tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan 473.238,68 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 08.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulüyle 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.09.2017 tarihli raporunda; sinir lezyonunun bu tür ameliyatlardan sonra görülebilen herhangi bir tıbbi kusura izafe edilemeyen "komplikasyon" olduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.04.2016 havale tarihli raporda da; yapılan tedavinin tıp literatürünce kabul edilmiş standart tedavi yöntemi olduğu,gelişen siyatik sinir felcinin de bu tür ameliyatlarda görülen olağan bir komplikasyon olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi aydınlatma yükümlülüğünün bir gereği olduğu, dosya kapsamına bakıldığında davalı hastane tarafından aydınlatılma formlarının aşırı yağış nedeni ile arşivi su basması nedeni ile zayi olduğunun bildirildiği, ameliyat süreci ve sonrası hakkında davacının aydınlatıldığına dair başkaca yazılı veya sözlü bildirimde bulunulduğuna dair belgenin bulunmadığı, bu itibarla davalıların kusurlu oldukları nazara alınarak İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, davacının kendisinin aydınlatılmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığını, iddianın genişletilmesine davanın hiçbir aşamasında muvafakat etmediklerini, bilirkişi raporlarının hiçbirisinde müvekkiline kusur veya özen eksikliği atfında bulunulmadığını, davacının doğuştan kalça çıkığının olduğunu bu nedenle en başından itibaren zaten %100 çalışma gücünün bulunmadığını, bunun yanında attan düşme nedeniyle ayrıca maluliyetinin oluştuğunu dolayısıyla davacının belirlenen maluliyet oranı ameliyat nedeniyle gelişmiş gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesap raporu yönünden itirazlarının değerlendirilmediğini, yaşam süresinin TRH-2010 tablosuna göre hesaplanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırı davranması nedeniyle meydana geldiği iddia edilen bedensel zarar ile manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
1.Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden ve üç kişilik heyetten alınan bilirkişi raporlarıyla davacıda meydana gelen siyatik sinir felcinin yapılan total kalça protezi ameliyatının bir komplikasyonu olduğunun, anlaşıldığı ancak davacının ameliyatın komplikasyonları konusunda aydınlatıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, HMK'nın 187.maddesine göre ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.
Öte yandan HMK'nın 25.maddesinde taraflarca getirilme ilkesine yer verilmiştir. Buna göre kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda bulunamaz.
Kural olarak dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra taraflar iddia ve savunmalarını serbestçe değiştiremez veya genişletemezler (HMK m.141/1).
Somut olayda davacı, ameliyatın komplikasyonları konusunda aydınlatılmadığına ilişkin iddiasını Kanunun kendisine tanıdığı süre içinde yani dilekçeler aşamasında ileri sürmediği gibi, bu yönde karşı tarafın muvafakati yahut kendisinin ıslahı da bulunmamaktadır.
Mahkemece anılan usul hükümleri gereği, iddia ve savunma çerçevesinde belirlenen uyuşmazlık konuları üzerinde tahkikat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken usul hukukunun imkan tanıdığı süre veya yollarla uyuşmazlık çıkarılmadığı halde aydınlatılmış onamın bulunup bulunmadığı noktasında davalıya ispat külfeti yüklenerek, davalının aydınlatılmış onamın alındığını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup temyize gelen davalı ... yararına kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin yukarıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yararına BOZULMASINA,
3. Sair temyiz sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!