Trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı tazminatı davası, davalı sigorta şirketinin sigortalısının %100 kusurlu olduğu olay nedeniyle ödenmesi talebiyle açılmıştır.
Özet: Trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tazmini amacıyla açılan davada, davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı aracın %100 kusurlu bulunması üzerine, davacı vekili tarafından başlangıçta belirsiz alacak olarak talep edilen tazminat, bilirkişi raporuyla 8.500 TL olarak tespit edilerek davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında bu bedelden sorumlu olduğu ve temerrüde düştüğü belirlendikten sonra davacı talebini bu miktara yükseltmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
DAVA
:Davacı vekili mahkememize sunduğu █████/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait--------- plaka nolu araca, davalı nezdinde trafik sigortalı olan aracın çarpması nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, kazanın oluşumunda trafik davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu ve bunun trafik kazası tutanağı ile sabit olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybının tahsili için davalı sigorta şirketine müracaat ettiklerini ancak reddedildiğini, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının muaccel olduğu tarihten itibaren bu yana yasal faiziyle birlikte ödemeye mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen iş bu davanın reddi gerektiğini, -------- plaka nolu aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu ve araç başına maddi teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının davaya gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini ayrıca davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ayrıca kazada tarafların kusur oranlarının da bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından maddi hasar bedeli ödenmiş olup, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, müvekkili şirketin ekspertiz raporu doğrultusunda davacıya 36.000,00 TL hasar bedeli ödediğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, yani değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, bütün bu nedenlerle, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
:-------- Noterler Birliği'nin █████/2024 tarihli yazı cevabı
-------- Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli yazı cevabı
-------- Şirketi'nin █████/2024 tarihli yazı cevabı
-Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı --------Ş.ye trafik sigortalı ------- plaka nolu kamyon sürücüsü --------- %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı tarafa ait ---------- plaka nolu otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, Davacı tarafa ait -------- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam değer kaybının 8.500,00-TL olup, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğundan, davalı ---------Ş. bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, Davalı sigorta şirketi nezdinde ---------- plakalı vasıtanın ZMMS poliçesinin mevcut olduğu, davalı şirketin poliçe teminatı kapsamında değer kaybından davacıya karşı sorumluluğunun oluşacağı, Davalı sigorta şirketinin 30.03.2024 tarihinde temerrüde düştüğü sonuç ve kanaatine varılmıştır.
-Davacı vekilinin █████/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile taleplerini 8.500,00 TL'ye arttırdıklarına ilişkin beyanda bulunduğu ve bakiye harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Dosyanın incelenmesinde --------- plakalı aracın "hususi" kullanım amacı ile kaza tarihinde davacı adına, -------- plakalı aracın ise davalının dava dışı sigortalısı adına ticari kullanım amacı ile kayıtlı olduğu davalı --------Ş tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile kaza tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu iş bu davada Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı vazedilmiştir.26.04.2016 tarih ve --------- sayılı --------- yayımlanarak yayım tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6704 sayılı kanun ile birlikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun dört maddesinde önemli değişikliğe gidilerek 3. madde ile KTK’nun 90. maddesinin “MADDE 90-Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.K.T.K. 95. maddesinin; “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir” şeklinde düzenlemelerin olduğu anlaşılmıştır.-------Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarının ise değer kayıplarının------ veya ------- Fen Heyeti tarafından incelenmesi ve aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) yöntemi ile belirlenmesi ilkesi benimsenmiştir.
Davacının değer kaybı zararına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, -------- sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur. Bu sebeplerle; değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı ---------Ş.ye trafik sigortalı --------- plaka nolu kamyon sürücüsü --------- %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ---------- plaka nolu otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu,--------- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam değer kaybının 8.500,00-TL olup, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğundan, davalı ---------Ş. bu bedelin tamamından sorumlu olacağı belirtilmiş olup davalı sigortalısına atfedilen kusur tespitinin olayın oluş şekli ve trafik kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ,Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde ------ E------- K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ve 92. maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiğinden dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemiş olması nedeniyle değer kaybı hesaplamasının yerinde olduğu anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile; dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinin KTK 99. maddesi gereğince davacının başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmaması nedeniyle █████/2024 tarihinden itibaren temerrüte düşmüş sayılacağından temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren davacının talebi ile bağlı olarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-Dava konusu 8.500,00 TL araç değer kaybının temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olarak) alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın ve 615,40 TL tamamlama harcının mahsubu bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 8.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 6.000,00 TL ile posta, tebligat ve dosya masrafı olan 73,50 TL olmak üzere toplam 6.073,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin ve tamamlama harcı toplamı 615,40 TL olmak üzere toplam 1.043,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!