İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 750.000 TLlik çekte sahte imza iddiasıyla faktoring şirketine karşı açılan menfi tespit davasında yargısal ihtisaslaşma ve görev değerlendirmesi kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının 750.000 TL bedelli bir çek üzerindeki borçluluğunun tespitine ilişkin açtığı menfi tespit davasını ele almaktadır; davacı, çekteki imzanın sahte olduğunu, alacaklı faktoring şirketi ile ticari ilişkinin bulunmadığını ve şirketin usulsüzlükler yaptığını ileri sürerken, mahkeme gerekçesinde ise Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı doğrultusunda finans davaları için belirlenen ihtisas mahkemelerinin görev alanına dikkat çekmekte ve faktoring işlemi içeren bu tür davalarda uzman bilirkişi incelemesinin gerekliliğini vurgulamaktadır.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2026
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Şubesine ait ... seri no'lu 750.000,00 TL'lık 15.07.2025 keşide tarihli çeke dayalı olarak müvekkili şirket aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı kambiyo takibine ilişkin olarak borçlu bulunmadığının tespiti gerektiğinden işbu davayı açtıklarını, haksız kambiyo takibi başlatıldığını ve müvekkili şirket hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketin imzasının sahte olup, çekin kendisi tarafından düzenlenmediğini, keşideci ile lehtar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, yetkili hamil olduğu iddiasındaki Faktoring Şirketi alacağını fatura ile tevsik etmediğini, kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranan Faktoring şirketinin alacak iddiasında bulunamayacağını, ciro zincirinde kopukluk ve muvazaa bulunduğunu, çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak olumsuz sonuçlandığını beyanla talep konusu çeke dayalı olarak icra takibine ilişkin olarak borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davaya konu edilen ... Şubesine ait ... seri no'lu 750.000,00 TL bedelli çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının █████/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "█████/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına),
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar █████/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ████████ Esas █████████ Karar Sayılı Kararında ".... Davalı şirket faktoring şirketi olup dava konusu çek de faktoring işlemine konu edilmiş olup, HMK'nın 266.maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazanmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu ile buna ilişkin yönetmelik ile BDDK genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp faktoring şirketlerinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracığıyla biirkişi inccelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde kara verilmesi doğru olmamıştır...." yönünde karar vermiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada; davalı şirketin bir faktoring şirketi olması, davacı vekilinin dava dilekçesinde 6361 sayılı yasadan kaynaklı iddialarda bulunduğu hususları göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın çözümünde 6361 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, yukarıda ifade edilen içtihat ile HSK █████/2021 tarihli ve 1232 sayılı Kararı gereğince davaya bakmala görevli olan İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesi gerektiğinden HMK'nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde açıklanan nedenlerle mahkememize tevzi olan işbu davanın esasının kapatılmasına, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davaya bakmakla görevli mahkemelerin İstanbul 6, 7, 8, 9 nolu Ticaret Mahkemelerine ait olduğu görülmekle dosyanın İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın mahiyeti gereği KESİN olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!