İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, deniz yoluyla taşınan sigortalı alüminyum sac yükünün gemi yangını sonucu hasarlanmasından kaynaklanan, sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayalı itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı tarafından Çine gönderilen alüminyum sac yükünün gemide çıkan yangın sonucu hasar görmesi üzerine sigortalısına ödeme yaparak kanuni halef sıfatıyla, taşıyıcı olduğunu iddia ettiği davalı şirketler aleyhine, hasarın taşıyanın gözetimindeyken meydana geldiği ve taşıyıcıların sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı ise taleplerin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının halefiyetini ispatlayamadığını, yükün CIF satış koşulları nedeniyle sigortalanabilir bir menfaati kalmadığından sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, kendi fiili taşıyıcı olmadığını ve sigortalının kendisini tüm sorumluluklardan ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacılık işi ile iştigal eden sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı sigortalı ... .. A.Ş. Firmasının Çin'de mukim ... ... (...) Co. Ltd.'ye satmış olduğu emtianın taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı yararına Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, alüminyum sac emtiasının 22.03.2022 tarihli ve ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Çin'e taşınmak üzere "..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, emtianın İstanbul Ambarlı Limanı'nda gemiye yüklendiğini, 16.04.2022 tarihinde gemi Malezya yakınlarında iken gemide yangın çıktığını, yangın sebebiyle sigortalının emtialarının bulunduğu ... numaralı konteynerin hasar aldığının tespit edildiğini ve Malezya'da gemiden indirildiini, hasarın fark edilmesinin akabinde hasarın ilgililere bildirildiğini, 1 numaralı davalının konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada TTK madde 1191 gereğince "fiili taşıyan" sıfatını haiz olduğunu, 2 numaralı davalının konu taşımaya ilişkin navlun faturası düzenlediğini, emtiaya gelen hasardan TTK madde 1138 uyarınca ''akdi taşıyan'' olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, 6102 Sayılı TTK 1472. ve TBK 183 maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, taşıyan sıfatına haiz davalının hem kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hem de hasarın eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, TTK madde 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğu bulunduğunu, borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar/borçlular tarafından yapılmış olan itirazın haksız olduğunu, takibin haksız şekilde durmasına neden olan davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ve bu doğrultuda son tutanak düzenlendiğini belirterek .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına borçlular/davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1 nolu davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK madde 1188 uyarınca davacının taleplerinin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, dava konusu olayda hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın yük hasarı iddiasıyla dava dışı sigortalı firmaya sigorta tazminatı ödediğinin iddia edildiğini, davacının halefiyetini ispatlayacak tazminat makbuzu, ibraname, temlikname ve sigorta poliçesi ile aktif husumetini ve halefiyetini ispatlamak zorunda olduğunu, dava konusu sigorta sözleşmesinin ... düzenlemesine tabi olduğunu, bu kuralların 11. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin kurulabilmesi için sigortalı şirketin sigortalanabilir bir menfaate sahip olması gerektiğini ancak dava konusu malların CIF satış şartına göre satıldığını, konteynerin gemiye yüklenmesi ile hasar ve yarar alıcı şirkete geçtiğini, bu durumda sigorta sözleşmesinin tabi olduğu kurallar uyarınca sigortalı şirketin sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığını, TTK madde 1408 uyarınca sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçersiz sigorta sözleşmesine göre yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğunu, müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu konşimentoda taşımanın "..." isimli gemi ile gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin bu geminin donatanı ve işletmecisi olmadığını, fiili taşımayı gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin fiili taşıyan olmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın sigortalısının müvekkiline hitaben düzenlediği █████/2022 tarihli feragat beyanında ... sayılı konşimento konusu yükü terk ettiğini ve yükle ilgili tüm haklardan feragat ettiğini beyan edildiğini, sigortalı şirketin aynı yazı ile dava konusu yükün taşınması ve teslimi ile ilgili olarak müvekkilinin tüm yükümlülüklerden ibra ettiğini ve tüm haklarından feragat ettiğini de beyan edildiğini, sigortalı şirket tarafından yapılan bu feragat ve ibra beyanı sonrasında davacının kanuni veya akdi bir şekilde halef olarak müvekkili şirketten tazminat talep edemeyeceğini, dava konusu talebin yüklerin yangın nedeniyle hasar görmesinden kaynaklandığını, müvekkili şirketin fiili taşıyan olduğunu kabul etmemekle birlikte meydana gelen yangında müvekkili şirkete izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, bu durumda müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmayan yangın kaynaklı zararlardan sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, “...” gemisinin denize, yola ve yüke elverişli bir gemi olduğunu, olay anında geminin geçerli klas sertifikası da bulunduğunu, iddia edilen yük hasarından müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte her halde müvekkilinin sorumluluğu sınırlı olduğunu, TTK. madde 1186 uyarınca müvekkilinin iddia edilen yük hasarından sorumluluğunun her halde sınırlı olduğunu, dava konusu konşimentoda sınırlı sorumluluğun hesaplanması bakımından 1 konteyner/paket uygulanacağı düzenlemesi bulunduğunu, bu düzenleme uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun her halde 1 paket için 666,67 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olduğunu, dava konusu konteynerin içindeki yüklerin durumunun müvekkili şirket tarafından bilinmediğini, davacı tarafından talep edilen miktarın fahiş olduğunu, icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, davacı tarafından talep edilen faizin fahiş olduğunu belirterek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın her halde esasta reddine karar verilmesi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2 nolu davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin tarafı olduğu sigorta sözleşmesinde satıcı ... ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin "sigortalı" olarak yer aldığını, dava dışı sigortalı satıcının sigortalanabilir menfaatinin eşyanın gemiye yüklendiği anda ortadan kalktığını, satıcı şirketin taşıma esnasında riziko meydana gelse dahi satıcı eşya üzerindeki zarara katlanmakla yükümlü olmadığını, dava dışı sigortalının yüke dayalı tazminat taleplerinden feragat ettiğini, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 17.06.2022 tarihinde ödeme yaptığını, bundan dolayı halefiyetin yahut iradi temlikin geçerli olduğu sonucuna hiçbir koşulda varılamayacağını, halefiyete/alacağın temlikine konu edilecek ve üçüncü kişi konumundaki müvekkili şirkete karşı bir tazminat alacağının var olduğu kabul edilse dahi söz konusu feragat belgesinin imzalanması neticesinde bu alacağın ortadan kalktığını, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya ödemesini 17.06.2022 tarihinde yaptığını, dava dışı sigortalının davacı sigorta şirketine teslim ettiği ibranamenin ise 14.06.2022 tarihinde imzalandığını, aktif husumet eksikliği gerekçesiyle işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı sigortalının uğradığı gerçek zararı aşan kısmın sigortacının halefiyetine konu olamayacağını, müvekkili şirketin uyuşmazlığa konu taşıma bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 916 vd. hükümleri çerçevesinde "taşıma işleri komisyoncusu" olarak hareket ettiğini, müvekkili şirket "taşımayı" üstlenmediğinden ötürü TTK madde 1138 kapsamında "taşıyan" sıfatını elde etmediğini, taşıma ediminin yerine getirilmesi noktasında yükümlülük altına girmediğini ve taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla kurduğu sözleşmede öngörülen yükümlülükleri tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, işbu davanın 22.03.2022 tarihli ve ... sayılı deniz yük senedine (sea waybill) istinaden yöneltildiğini, senedin imza hanesinin ...A.Ş. tarafından ... ... ... ... adına ve hesabına imzalandığını, ... sayılı konşimento üzerinde yükleten/taşıtan (shipper) olarak ... Otomotıv San. ve Tic. A.Ş., taşıyan (carrier) olarak ise ... ... ... ... yer aldığını, müvekkili şirketin münhasıran taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket etmesinden dolayı müvekkili şirketin unvanına söz konusu konşimentonun hiçbir hanesinde yer verilmediğini, işbu davanın TTK madde 1188 f.1'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra ikame edildiğini, işbu davanın açıldığı tarih olan 04.04.2024 itibariyle söz konusu bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirket tarafından 22.03.2023 tarihinde borca itiraz edildiğini, itirazın iptali davasının açılabilmesi için İcra ve İflas Kanunu m. 67 f. 1'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğunu, zarara maruz kalan eşyanın müvekkili şirketin zilyetliğinde bulunmadığını, zararın ortaya çıkmasında müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, zararın yangın neticesinde meydana geldiğini, sorumluluğa hükmedilse dahi bu sorumluluğun deniz yük senedinde öngörülen sorumluluk sınırına tabi olacağını belirterek davanın aktif husumet itirazları doğrultusunda usulden reddine, davanın pasif husumet itirazları doğrultusunda usulden reddine, davanın hak düşürücü süre itirazları doğrultusunda usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılara rücu edilmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın; tarafların husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği, deniz taşımasında meydana gelip gelmediği, yükün hasarlanmasında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davaya konu geminin denize, yola ve yüke elverişli olup olmadığı, taşıyanın sınırlı sorumluluk hükümlerini ileri sürüp süremeyeceği, süresinde hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı ve gerçek zarar miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, herhangi bir vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettiği, 1 ve 2 nolu davalılar vekillerinin de █████/2026 tarihli dilekçeleri ile davacının davadan feragati nedeniyle masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Bu nedenlerle; HMK 307, 309 ve 311. maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 5.152,72 TL den karar harcı olan 732,00 TL nin mahsubu ile fazla alınan 4.420,72 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların beyanları dikkate alınarak vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!