Ticari Satıştan Kaynaklanan Ödenmeyen Fatura Bedeli ve Mal Teslimatı Uyuşmazlığına Yönelik İtirazın İptali Davası.
Özet: Bu ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, davalıya teslim edildiğini iddia ettiği mallara ilişkin USD cinsinden düzenlenmiş vadesi geçmiş e-faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise söz konusu malların kendisine teslim edilmediğini, dolayısıyla borcun oluşmadığını, ayrıca yabancı para biriminden yapılan talebin ve faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi dolayısıyla düzenlenen faturaya konu borcun davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu faturalar .... seri nolu 23.06.2023 tarihli ve 5.149,83-USD bedelli ,... seri nolu 05.07.2023 tarihli ve 495,81 USD bedelli ve ... seri numaralı 10.07.2023 tarihli ve 2.501,66-USD bedelli olarak kesilmiş olup kanuni yükümlülük kapsamında e-fatura olarak karşı tarafa tebliğ edildiği, taraflarınca alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibine girişilmiş olup borçluya ödeme emri 18.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu icra takibine 13.11.2024 tarihinde itiraz ettiği, davaya konu icra takibine itiraz eden borçlu faturalara ve fatura içeriklerine itiraz ettiği, icra takibine ilişkin faturalara e-fatura olup düzenlendikleri tarihte borçluya tebliğ edildiği, davaya konu icra takibine itiraz eden borçlu faturalara ve faturaya işletilen faize itiraz ettiği, fatura ve irsaliye davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, 8 günlük süre içinde itiraz edilmemiş olduğu, davalı fatura tarihini takip eden 30 günün sonunda temerrüde düştüğü, faturanın tebliğ edilmediği halde dahi irsaliyeler hem elektronik hem ıslak imzalı olarak fatura düzenleme tarihinde tebliğ edilmiş olduğundan bu tarihi takip eden 30 günün sonunda temerrüde düşmüş olup faiz işletilmesi mümkün olmadığı, borçlu/davalı, fatura bedelinin her aşamasından haberdar olduğu, davacı tarafın malları teslim ettiğini bildiği sözleşmedeki tutarı ödememiş olması ve bu sebeple alacak likit olmasına rağmen kötüniyetle ödemekten imtina ettiği, dahası taraflarınca açılan icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrine de haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiği, tüm bu açıklamalar doğrultusunda, haklı davalarının kabulüne; itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine takip miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının şartlarının oluştuğuna karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, İhtiyati Haciz Talebimizin teminatsız KABULÜNEkarar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi hukuka, usule ve yasaya aykırı olup, yasal dayanaktan yoksun haksız bir icra takibi olduğundan davanın reddinin gerektiği, müvekkili, aleyhine başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla; dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına dayanak olan faturalarda yazılı mallar müvekkili şirkete teslim edilmediği, söz konusu mallar teslim edilmediğinden müvekkili şirket borçlu olmadığı, söz konusu malların teslim edildiğini ispat külfeti davacı ... olup malların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı gibi tanık dinletme talebinde de bulunmadığı, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla; takip talepnamesi incelendiğinde görüleceği üzere faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı belli olmayan alacağa işlemiş faiz ile takip başlatıldığı, her ne kadar ilgili faturalar e-fatura ile müvekkili şirkete bildirilmiş ise bu durum ihtar mahiyetinde olmayıp müvekkili şirket söz konusu faturalar konusunda temerrüte düşmediği, faturaya dayanak olan mallar dahi teslim edilmediğinden ve davacı ... kendi edimlerini yerine getirmediği, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla; davacı ... takip başlatırken TL üzerinden kesilen faturaları müvekkili şirket ile aralarında kur farkına yönelik herhangi bir anlaşma veya uygulama olmamasına, bu haliyle açıkça yasak olmasına rağmen ve Türk Parasını Koruma kanunu'nda yapılan değişiklikle de yasaklanmasına rağmen fatura bedelini USD olarak talep ettiği, davacı ..., teslim etmediği mallara ilişkin düzenlenen faturadaki bedeli USD cinsinden bedel talebinde bulunmuş, doğrudan yabancı para cinsinden dava ikame edilmesi mümkün olmadığı, davacının talebinde zaten haksız olması ve faturada yazılı malların teslim edilmemesine rağmen davacının alacak iddiası haksız olması yanında zaten yabancı para cinsinden de talepte bulunması hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle davacının talebinin bu anlamda da hukuka aykırı olması nedeniyle itiraz ettiklerini, takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olan söz konusu davada takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığı esas olduğu, alacaklı takip talebinde alacağının senede veya belgeye bağlı olduğunu bildirmemiş ve icra dairesine borç ile ilişkili belge vermemiş ise borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine alacaklı takip talebinde göstermediği ve icra dairesine vermediği bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası ikame edemeyeceği, söz konusu durum yargıtay içtihatlarıyla da sabit olup davanın reddinin gerektiği, davacı yanca ikame edilen takipte faturalar TL üzeriden olup müvekkili ile davacı arasında kur farkına ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi aralarında böyle bir ticari teamülde bulunmadığı, ayrıca faturalarda temerrüte ilişkin herhangi bir ibarede bulunmadığı, fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetecek düzeyde bir belge olmamasına, faturada yer alan mallar müvekkil şirkete teslim edilmemesine rağmen herkes tarafından düzenlenebilecek faturalara ilişkin olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiği, işbu nedenle ihtiyati hacze de ayrıca itiraz ettiklerini, tüm be nedenlerle öncelikle kabul anlamına gelmemesi kaydıyla; itirazın iptaline konu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası takip dosyası takip hukuku açısında TL üzerinden başlatılması gerekirken USD üzerinden başlatılmasında dolayı itiraz ettikleri, takibe konu faturalarda yer alan mallar müvekkili şirkete teslim edilmediğinden ve davacı alacaklı olmadığından bu yönden de en açık ve en geniş şekilde itiraz eder davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.ARAŞTIRMA;1-Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.2-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; mahkemelerinin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilmiştir.3-Avcılar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2023 yılı çalışan bilgisi getirtilmiştir.4-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2023 karşılaştırmalı Alış-Satış analizleri getirtilmiştir.5-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2023 yılı 6. ve 7. ay alış satış analizleri getirtilmiştir.6-Küçükçekmece İcra Dairesi'nin █████/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ihtiyati haczin uygulanıp uygulanmadığı bilgisi sorulmuştur.7-Küçükmece İcra Dairesi'nin █████/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; borçlu adına kayıtlı banka hesapları ve araç üzerine ihtiyati haciz uygulanıp uygulanmadığı ve ihtiyati haciz işlemlerine ilişkin evraklar getirtilmiştir.8-Küçükmece İcra Dairesi'nin █████/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; dosya akıbeti sorulmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibine konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takibine itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan faturaya dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 1.130.575,01-TL asıl alacak, 58.727.95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam takip çıkışının 8.923,19-USD olduğu, davalı (borçlunun) borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı taraf, davalı ile aralarında ticari satım ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalıya ürün sattığını, bu nedenle faturalar düzenlediğini, ancak davalı tarafından bedelin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı taraf ise, davacıya borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, uyuşmazlığın çözümü için mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile, taraflara inceleme günü defterlerini ibraz etmeleri, ayrıca davacı tarafa gerekli bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçları ayrıntılı bir şekilde ihtar edilmiş, ancak davacı taraf gerekli bilirkişi ücretini yatırmadığı gibi, inceleme için belirlenen günde hazır olmamış, defterlerini sunmamış, bunları süresinde yapamamasına dair herhangi bir makul mazeret bildiriminde de bulunmamıştır. Buna göre, dosya kapsamında alacağının ispatı bakımından ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, uyuşmazlık noktasında çözümü uzmanlık gerektiren bilirkişi incelemesi incelemesi yaptırılmasının gerekli olduğu, ancak her bir masraf kalemi ve sebebi belirtilerek ve sonuçları ayrı ayrı ihtar edilerek verilen kesin süre içinde, genel ispat kuralı gereği ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından bilirkişi incelemesi için gereken ücretin yatırılmadığı gibi sonuçları belirtilerek verilen kesin süreye rağmen ticari defter kayıtlarının da sunulmadığı, bu nedenle davacının alacağını ispat edemediği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcının dava açılırken yatırılan 4.782,73-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 4.167,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır